YAZARLAR

■ Sahipsiz kapı anahtarsız açılır.

■ Hiçbir zaman çıktığın kapıyı hızla çarpma, geri dönmek isteyebilirsin.

***

Eskiden sıkça tekrar edilen bir söz vardı;

Postacı kapıyı iki kez çalar.

Kuşkusuz, postacıların bu duruşu eskidendi, şimdi, geçtik ikiden bir bile çalmıyor, yani hiç çalmıyor. Bu tutum ya devr-i demokrasinin ya da iletişim çağının gereği olsa gerek. Postacı artık çalmıyor, zile de basmıyor. Ne kadar önemli ve değerli olursa olsun sitenin, apartmanın ya da evin önüne bırakıp gidiyor. Rüzgâr uçururmuş, üstüne yağmur ve kar yağarmış, hiçbir kıymeti harbiyesi yok.

Kentin ana merkezi Nalçacı’da bizzat

gözlemlediğim için yazıyor yurttaşların zarara görmemesi için ilgilileri uyarıyorum.

“ Postacı Kapıyı İki Defa Çalar zaman içinde bir kavram hatta slogan haline gelmiş, sık sık telaffuz edilmeye başlanmıştır.

Aslında Amerikalı gazeteci ve romancı James M. Cain’in 1934 yılında yazmış olduğu suç romanının adıdır;

Postacı Kapıyı İki Defa Çalar

Özgün adı The Postman Always Rings Twice olan roman Türkçe ’ye ilk kez Semih Yazıcıoğlu’nun çevirisiyle Nebioğlu Yayınevi tarafından 1949 yılında aktarılmıştır. Roman ABD’ de filme alınmış ve büyük ilgi görmüş, yankı uyandırmıştır.

***

Postacıların artık kapıyı çalmadığına vurgu yaparak konuyu kapıya kadar getirdik.

“Kapı” dilimizde, çoğu kez sözcük olmayı aşar deyime kavrama dönüşür örneğin; ■ kapı dışarı etmek, ■ kapı kapı dolaşmak, ■ kapı komşusu ■ kapısında büyümek, ■ kapısını aşındırmak, ■ kapı yoldaşı, ■ yanlış kapıyı çalmak, ■ çat kapı, ■ kapıyı açmak gibi.

Toplumsal yaşamınızda, folklor, edebiyat, sanat ve düşün yaşamımızda da kapının ayrı yeri ve önceliği vardır;

■ Acemi katır kapı önünde yük indirir.

■ Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır

■ Allah gümüş kapıyı kapar altın kapıyı açar.
Sinirlendiğimiz kimi durumlarda da kapı imdadımıza yetişir; Başka kapıya!

Allah bir kapıyı kapatırsa ötekini açar.

Allah gümüş kapıyı kaparsa altın kapıyı açar
Altın anahtar, her kapıyı açar. (Para güçlü bir araçtır. Paranın halledemeyeceği, ortadan kaldıramayacağı engel ya da mesele yok gibidir. Çünkü insanlar çıkarlarına, nefislerine düşkündürler. Bu düşkünlük onları zayıf bırakır. Para da bu zayıf insanları kolayca elde eder. Dolayısıyla karşılığını para ile ödediğinizde, insanlar pek çok engeli önünüzden kaldırır.

Postacılar eskiden muhatabın duyup duymadığına göre, bir, iki, üç hatta dört kez çalardı. Şimdi hiç çalmıyor; bu bir. İkincisi postacıların çağa uymasıdır. Eskiden yoktu, şimdi bayan postacılar da var. Bisikletli postacıları görmek de olanaklıdır.

Şu ya da bu, en önemlisi postacıların kapıları artık çalmadan gitmesidir.

BİR DAMLA:

Yıllar yılı mektup gelmez sıladan
Ayrıldım anamdan hallerim acı
Hasretlik yüklemiş Yüce Yaradan
Bir baktım kapımda durdu postacı.

Sevinç ile koşup yanına vardım
Hoş geldin eyleyip halini sordum
Adıma yazılmış telgraf gördüm
Uzatıp elime verdi postacı.

> Yeni Meram >Yazarlar > POSTACILAR KAPIYI HİÇ ÇALMIYOR
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.