YAZARLAR

Üç Mayıs günü Mevlana ailesi temsili olarak Larende’den Konya’ya gelmek üzeredeydiler. Önce davullar çaldı Mevlana meydanında.

Sonra bir Tellal geldi meydanın orta yerine.

Ve bir Ferman okudu.

Ardından Uluğ Keykubad geldi. Hanım Sultan geldi, Vezir geldi.

Sonra develerin üstünde Baha Veled ve Mevlana geldiler meydana. İndiler develerden ve başladılar karşılıklı konuşmaya…

Tellal dahil neler mi konuştular?

Aslında hiç konuşmadılar!

Konuşur gibi yaptılar. Ağızlarını konuşmanın şekline göre kıpırdattılar sadece.

Olur mu?

Neden olmasın, çünkü Büyükşehrimizin ilgili ve bilgili ekibi harikalar yaratıyor!…

Peki neydi konuşan?

Önceden bütün replikler okunmuş, kayıtlar yapılmış, sadece tuşa basıyorsunuz…

Konuş bakalım Sultan Alaaddin diyorsunuz, konuşuyor koca Sultan!…

Sen konuş Vezir, Sultanım diye başlıyor Vezir, daha sonra Hanım Sultanda konuşsun diyorsunuz, konuşuyorlar!

Bu önceden kayıt sonrasında sanatçılara da sıraları geldikçe ağızlarını oynatmaktan gayrı bir şey kalmıyor!

Bunun adı ne?

Play-back!…

Şimdi diyeceksiniz ki, Mevlana zamanında play-back mi vardı?

Yoktu tabi de, bu zamanda madem icat edilmiş, arkadaşlar kullanmasınlar mı?

Mesarif fazla oluyor galiba Tahir bey?

Böyle bir gün, konser yapıyoruz diye getirilen bir çok sanatçıya ödenilen ve neredeyse hiç iz bırakmayan gecelerden konserlerden çok daha ucuza hem mal olurdu, hem iz bırakırdı.

Konya ve Konyalının hafife alındığı kulağınıza gelmiyor mu?

Sanatçılar geldiler de, Mevlana repliklerini gümbür gümbür söyleyemediler mi açık havada, mikrofonlara…

Belli ki, ekip arkadaşlarınızda acayip bir güvensizlik var!..Yılların sanatçıları sürçi lisan ederler diye pek korktular galiba!…? Sonunda dahice play-back formülünü keşfettiler!…

Sayın Başkan!… Play-back’li gösteri bu şehrin adına, şanına, havasına, atmosferine yakışıyor mu Allah aşkına?

Mevlana demek şudur diyenlerin dediklerini kitap yapmadan önce, Play-back denen şu komediyi bir sonlandırsanız!….

İnanın Tahir bey, etrafınızda iş bilen, sanat ve kültürden anlayan adam sayısı konusunda mağdur edilenlerin başında geliyorsunuz.

Play-back’e can kurtaran simidi gibi yapışan bir ekiple nereye kadar?

Program kurtaran, vaziyeti idare eden playback tam o anda arızalansa, ne olurdu acaba, o güvensiz ekibin hali?.

Mevlana meydanında “ her şey sus-pus” diye başlık atardık belki de…İtimat et, yine de üzerine alan, alınan olmazdı!…

Senin bu play-back zihniyetli ekibin şehirde ne kadar kabiliyetli ve yetenekli adam varsa hepsini sana unutturdular.

Türkiye’de söz sahibi olan, ünleri yurt dışına taşan Konyalı sanatçıları görmemeye devam ediyorlar.

İnsanlar Konyalı sevenlerine ulaşmak istiyorlar, Play-back’çilere takılıyorlar!..

Konyalı öz evlatlarının önünü kesen bu anlayışı ve müsebbiplerini Konya içinde bir dolaşsanız, bir sorsanız, bir sordursanız herkesten dinleyebilirsiniz Tahir Bey.!…

Amma yapmıyorsunuz!…

Konya’nın öz evlatları, sanatçıları, sanatkarları bu play-back’çileri aşıp sana ulaşamıyor sayın Başkan.. Konya’nın çocukları, Konya’ya bu türden insanlar yüzünden hizmet edemiyorlar.

Her programda da, fiyasko üzerine fiyasko!…

Sen görmüyorsun!….

Görenleri dinlemiyorsun!…

Gör artık diyenlere karşı kırılıyorsun…

Doğruyu yazanlara , söyleyenlere karşı soğuk davranıyor, tavır koyuyorsun.

Sen bizi hiç anlamıyorsun, Tahir Bey…

Sen bilirsin amma, durum bu…

O kadar teknik imkan varken, teknoloji ilerlemişken ve o kadar yerli-yabancı ziyaretçi gelmişken…

Yine Play-back’le karşılattın Mevlana’yı!….

*/*/*/*/*

Bu arada meydanda basın için ayrılan yerde görüntü almak isteyen basın mensuplarıyla, görevliler arasında tartışmalar program boyunca sürdü.

Meydan görevlileri gerçekten harikaydılar!…Protokol, alanı iyi göremiyor diyerek başladılar basını ikaza…

Yana çekilin, eğilin, başınızı eğin, ayakta durmayın, çökün gibi ikazlar karşısında, arkadaşın biri, burayı biz seçmedik dedi, siz seçtiniz. Basının duracağı yer konusunda ki, seçiminiz baştan yanlıştı.

Sen nasıl işini yapıyorsan, bende işimi yapıyorum!

Buna rağmen itirazlar, ikazlar devam etti.

Mevlana ailesinin karşılandığı bir programda, Mevlana soyundan bir isme her nedense konuşma yine verilmemişti. Hoş yıllardan beri de verilmiyor. Mesela, Esin Çelebi Hanımefendi, bisikletçilere madalya takmakla birlikte, Mevlana soyundan gelen birisi olarak, iki kelime konuşsa kıyamet mi kopardı?

> Yeni Meram >Yazarlar > Play-back’le çıktı geldi Mevlana!…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.