YAZARLAR

Sonunda bir maçta şans bize yardım etti ve beraberliğe sevineceğimiz bir maçtan üç puanla ayrıldık.

Maçın sonunda tribünlerde oluşan sevinç dalgası görülmeye değerdi, seyirci olarak Balıkesir maçından beri galibiyete hasret kalmıştık ve bunun coşkusunu da doyasıya yaşadık.

Olayı değerlendirmek açısından Aykut hocanın ayağı uğurlu geldi diyebiliriz ancak maçın analizini yapıp eksiklerimizi de görmekte yarar var.

Maça Konyaspor Djalma, Uğur ve Tolga’yı ilk 11’e alarak başladı, geri kalanlar klasik kadro tercihleriydi. Anlaşılan Aykut Kocaman takımı fazla tanımadığı için radikal değişimlere gitmemişti.

Takım her zamanki oyununu oynuyor, bir tülü ileri gidemiyor, sürekli yan ve geri pas yaparak topu ayağında tutmaya çalışıyordu.

Bunun doğal sonucu olarak da oyun hakimiyeti sürekli rakip takımdaydı. İlk tehlikeli atağımızı 30. Dakikadan sonra Hasan Kabze’nin rövaşatasıyla yaratabildik, o da şanssızlığımıza defansa çarparak kornere gitti, girse haftanın golü olabilirdi.

Daha önce de yazdığım gibi bizim orta sahamız ne yazık ki iş yapmıyor, dikine oynayamıyor, rakibi bozamıyor, forvete ise hiç destek olamıyor. Bunun doğal sunucu olarak da rakip takım oyunu hep kontrolünde tutuyor ve her maç rakipten bir orta saha maçın yıldızı oluyor, Başakşehir maçında Doka’nın yaptığını bu maçta da Troisi yaptı; adamın ayağından top alamadık.

Madem yeni hoca geldi artık sürekli top kaybı yapan Mehmet Güven ve suya sabuna dokunmadan oynayan Uğur gibi adamlardan vazgeçelim.

Rakibe baskı kurup bozacak, hep dikine gidecek hızlı oyuncular kullanalım. Hleb ancak yanında bu gibi 2-3 adam olursa verimli olabilir.

İlk yarının sonuna doğru Djalma’nın sakatlanması oyunun akışını değiştirdi. Onun yerine giren Ömer Ali kariyerinin en iyi oyunlarından birini oynadı.

O kanatta oynayan Tolga da çok iyi bir maç çıkarınca takım biraz kendine geldi. İkinci yarı oyun kontrolü Karabük’ten bize geçmeye başladı ancak sonuç alınamadı çünkü ileri elemanlar; Kabze ve Torje çok etkisizdi.

Sakat olan Marica ve Rangelov geldiği zaman bu Torje olayına bir çözüm bulunmalı, en kestirme yol ise birkaç hafta dinlendirmek herhalde.

Belki o zaman kaptırana kadar top sürmekten vazgeçer, yanındakilerle oynamayı öğrenir. Maçın sonlarına doğru o ana kadar çok iyi oynayan Selim’in harakirisi gerçekleşti: Defanstan topla çıkarken seyircinin gazına gelip üç kişinin arasına daldı ve kaptırdı. Geri koşarken de arkadan yaptığı faulle ikinci sarıdan atıldı. Burada hakeme de bir çift söz etmek gerekiyor, bize cömertçe çıkardığı sarıları rakibe birçok kez uyardıktan sonra ancak lütfedip çıkarabildi.

On kişi kaldıktan sonra aman bari maç berabere bitsin diye dua ederken “piyango” dediğimiz gol geldi; demek ki pozisyon bulabilmek için önce ceza sahasına girmek gerekiyor. Top bir yerlere çarparak tekrar Ömer Ali’nin önüne gelince o da işi bitirdi.

Dilerim bu maç Konyaspor’un kötü gidişinin bittiği maç olur.

Trabzon deplasmanından da iyi bir sonuç alırsak önümüz açılır.

Devre arası alınacağı söylenen 3-4 isim de herhalde bizi düze çıkarır.

> Yeni Meram >Yazarlar > PİYANGO
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.