YAZARLAR

■ Alışkanlık, anahtarı kaybolmuş bir kelepçedir.

***

12 Haziran seçimlerinde siyaset tarihine geçecek bir konu da piskevit gerginliğidir.

Kasetli suçlamalarıyla başlayan giderek dozunu artıran ve hakarete dek uzanan polemikler heyecansız seçimin hareket noktasını oluşturmuş, siyasal kirlilik diz boyu çamurlaşmıştır. Sancılı ortama son günlerde tatsız-tuzsuz piskevit kavgası eklenmiştir.

MHP Lideri Bahçeli piskeviti ilk telaffuz ettiğinde kimi siyasal aktörler ve yazarlar

“Bak ne diyor” diye alay konusu yaptı; Youtube’da piskevit rekoru kırıldı.
– Büsküvit demeyi bilmiyor da yerine piskevit diyor!

Özcesi, piskevit- büsküvit tartışmasında kaybeden Sayın Bahçeli değildi, büsküvit sözcüğü yerine yanlışlıkla kullanmamıştı.

Adana ve çevresinde bisküvi arasına lokum konulmasıyla biçimlenen gıdaya piskevit deniliyor, kimi mevlit ve törenlerde ikram ediliyordu.

Sayın Bahçeli’nin de Osmaniyeli olduğu dikkate alındığında, polemikten galip çıkan kendisi oldu. Alay konusu yapanlar ise, deyim yerinde ise “mosmor” kesildiler.

Devlet Bahçeli “Püskevit” dedi ortalık toz-duman oldu. Sanal dünyada hatta sosyal paylaşım sitelerinde sayfalar bile açıldı. Bizde bu denli yaklaşımlar ilk kez olmuyor; daha önce de oldu, gelecekte de olacak;

Öküz altında buzağı aramak!

Piskevit ve kaset siyasetlerini biraz da “öküz altında buzağı aramak” biçiminde okumak olanaklıdır.

Rakiplerini küçük düşürmek, aşağılamak, siyasal prim yapmak için öylesine çok bahaneler üretiliyor ki;12 Haziran seçimlerine “bahane üretmek” seçimi de diyebiliriz.

Neyse, “çılgın projeler ortaya atılınca spontan ortamdan birazcık uzaklaştık, seçim çalışmalarına renk ve heyecan geldi. İstanbul ve Ankara’nın çılgın projeleri üzerine çeşitli görüş ve fikirler yürütülüyor. İstanbul’un, Ankara’nın var da Konya’nın çılgın projesi yok mu? Denizden vazgeçtik, Göksu ne zaman Konya Ovası’nda akmaya başlayacak?

***

Bir öykü;

Zengin bir toprak ağası, sahip olduğu pek çok koyun, sığır, at, manda ve keçi gibi hayvanları, çevredeki köylülerine, doğan yavruları almak koşuluyla ortaklığa verirmiş.

Ağa, köylülere verdiği hayvanların sayım ve kayıtlarını yaptığı bir gün, inek sandığı irice bir öküzün altında buzağısını görememiş. Hayvanı boynuzundan tutarak bağırmaya başlamış;

– Hani bunun buzağısı?

İlk anda şaşkınlık ve telaştan olsa gerek, köylüler de şaşırıp, başlamışlar buzağıyı aramaya. Bir aralık köylülerden biri durumun farkına varmış;
– Ağam, O hayvan inek değil, öküzdür. Öküzün altında buzağı aranır mı? Erkek hayvanın hiç yanında buzağısı olur mu?

Seçim sürecinde öylesine gariplikler sahneleniyor ki, öküzün altında buzağı arayanlar da çoğalıyor.

Öküz ile buzağıyı bir kenara bırakarak, gündeme getirilecek ve tartışılacak, o denli dünya, yurt ve yerel sorunlar var ki… Bunları masaya yatırarak konuşmak doğru olanıdır. Bunun dışındakiler ise havanda su dövmektir. Durup durup son dakikalarda kasetleri internete vermek, piskevit polemiği, şark kurnazlığıdır, ilkel yaklaşımlardır, dahası abesle iştigaldir. Üstelik piskevit, hakaret içeren bir sözcük de değildir. Siyasal kirliliğe neden oluşturmamıştır. Sadece zaman yitirilmiştir, o kadar.

■ Boş boğazı ateşe atmışlar da odun yaş diye bağırmış.

BİR DAMLA:

Sohbet kabalığa kaçmadan hoş olmalı.
Yapmacıklığa kaçmadan nükteli, terbiyesizliğe kaçmadan serbest, kibre kaçmadan öğretici, yanlışlığa kaçmadan alışılmışın dışında olmalıdır.

> Yeni Meram >Yazarlar > PİSKEVİT SİYASETİ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.