YAZARLAR

■ Ziyaret edin ve armağanlar verin. Çünkü

ziyaret sevgiyi perçinler, armağan kalptaki

kötü duyguları söker atar. (Hz Muhammed)

***

Kutlu doğum Haftasını heyecanla ve çoşkuyla kutluyoruz. Anlamlı etkinlikler biri birini izlerken birlik, beraberlik, barış ve kardeşlik iletileri bir kez da yankılanıyor.

Kutlu Doğum Haftasında Peygamber sevgisini diler getirmek kişiye ayrı bir mutluluk, zindelik ve güç veriyor.

■ İlk Türk hükümdarlarından Sultan Mahmud Gaznevi’nin (930) Muhammed adında bir hizmetçisi vardı. Sultan her defasında hizmetçisine Muhammed adıyla hitap ederdi. Bir defasında babasının adıyla çağırdı. Buna üzülen hizmetçi yakındı;

– Sultanım! Bir kusur mu işledim acaba çok sevdiğiniz Muhammed ismimle değil de babamın adıyla çağırdınız beni?

Sultan, şöyle açıkladı durumu:

   – Seni Muhammed isminle çağırdığım sıralarda hep abdestli oluyordum. Bu kez abdestim yoktu. O yüce ismi abdestsiz ağzıma almaya gönlüm razı olmadığından babanın ismiyle çağırdım.

■ Sultanın hocası Ebul Hasan Harkani  Camideki kürsüsünde konuşuyor;

– Ey müminler! Günlük yaşamınızı sakın Peygamberimizden ayrı yaşamayın. Bütün gün Efendimizle birlikte olun!

– Nasıl O’nunla birlikte oldunuz?

   – Günlük yaşamımızda herhangi günaha bulaşmadan tamamlar da evinize günah işlemeden dönerseniz, şükürler olsun bugün Peygamberimizle birlikte idim, diyebilirsiniz. Çünkü Peygamberimiz

günlük yaşamını günahsız tamamlıyor, günahsız tamamlayanlarla birlikte olacağını haber veriyor.

   ■ Peygamber aşığı  yoksul adam, rüyasında Peygamberimizi görür ve sıkıntı içindeki halini arz eder. Efendimiz der ki;

– Sabah erkenden kalkıp Hekim Ali Paşa’ya git, benden selam söyle, sana bin altın versin. Rüyana inanmazsa, perşembe akşamları okuduğu Yasin-i Şerif’ini geçen perşembe okumadı, onu da anımsat. Yasin armağanını beklediğimi de söyle!

   Yoksul adam sabah namazından sonra Hekim Ali Paşa’nın kapısını çalar ve  rüyasını aynen anlatır;

– Paşam! Bu gece rüyamda Efendimizi gördüm, Ali Paşa’ya benden selam söyle, sana bin altın versin; inanmazsa her perşembe okuduğu Yasin’i geçen perşembe okumadı, onu da beklediğimi anımsat, dedi.

Ali Paşa heyecanlanır;

-Bir daha anlatır mısın?

Adam, ‘Efendimizin selamı var” diyerek bir daha anlatır. Ama Paşa’nın eli cebine bir türlü gitmez de ‘Bir daha anlatır mısın?’ diye yineler.‘Efendimizin selamı var…’ diyerek bir daha anlatır. Paşa bir daha, bir daha diye yineleyince yoksul adamın sabrı taşar;

– Vermeyeceksen verme, neden ‘Bir daha anlatır mısın?’ deyip  duruyorsun?.

   Paşa selama mest olmuştur;

   – Evlâdım tekrarladığın her selam benim için o kadar kıymetli ki, her bir selama bin altın paha biçiyorum. Onun selamının her birine bin altın feda olsun, yedi defa selamı var, dedin yedi bin altın kazandın. Yedi bin altını var gönül hoşluğuyla harca!

Ali Paşa, Peygamber’i rüyasında görecek kadar Peygamber âşığı yoksulun avucunun içine altınları bir bir sayar, sonra da ekler;

   – Görüşecek olursan selamlarını ve emirlerini beklediğimi de söyle. Ne emrederse başım gözüm üstüne, yerine getirmeye hazır bekliyorum.

 

Bir damla;

“Kadir Mevlâ’m “Resul” dedi
Budur gerçek usul dedi
Yoktur artık resul dedi
Gözüm nuru Peygamberim.

Sürüyorum devranımı
Temizledim her yanımı
Sende buldum imanımı
Gözüm nuru Peygamberim.”

.

 

Etiketler: ,
> Yeni Meram >Yazarlar > Peygamber Sevgisi ve Kutlu Doğum
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.