YAZARLAR

***

“ŞEREF limansız bir adadır, terk eden bir daha dönemez.”

***

BAĞIMLILIK

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’dan:

“İstesek 3 ayda yerli uçak yaparız ama uçamayız”

Gerçi cevabını da vermiş sayın bakan da…

Bir de bizim ağzımızdan:

“Çünkü başkalarına bağımlıyız!”

***

TİPİK ADAMLAR

2-3 ay öncesine kadar O’nu kimse tanımıyordu.

Tunceli’nin sıradan bir milletvekiliydi.

Sonra öylesine bir çıkış yaptı ki…

Partisi CHP’ye de korkunç bir iftira etti.

Sahi bu Hüseyin Aygün, 1991’li yıllarda Tunceli’deki faili meçhul cinayetlere lafı getirip ne demişti:

“1994 ne ise 1935’de de odur.”

Oysa 1935 demek CHP demek, Atatürk demekti.

Böylece Aygün bey kendi partisi CHP’yi ve dolayısı ile de imalı yoldan Atatürk’ü cinayetlerin baş sorumluları ilan etti.

Gerçek tarihçiler şöyle diyorlar:

“1935’te böyle olaylar yaşanmamıştır. 1937’de ise Tunceli’de isyancı altı aşiret reisine karşı yürütülen operasyonlarda ölenler olmuştur. Ölenler, güvenlik güçleriyle çatışmaya girenlerdir ve failleri de bellidir. Bu operasyonlar, Fransız şerefsizinin para ve lojistik desteğiyle devlete karşı ayaklananlara resmen ve açık olarak isyanları bastırma operasyonlarıdır. Dünyanın gözü önünde gerçekleştirilmiştir.”

Fakat bu Hüseyin Aygün adlı CHP milletvekili, operasyonların kirli adamlar tarafından gizlice yapıldığını ve insanların böyle öldürüldüğünü iddia ediyor. Aygün, belli ki şunları bilmiyor:

O dönemde o yörenin insanları, aşiret reisleri tarafından köle gibi kullanılıyorlardı. Devletin, gelişmekte çok geri kalan Tunceli ve çevresine okul yapılmasını istemiyorlardı.

Yollar yapılmasını istemiyorlardı.

Sağlık Ocakları yapılmasını istemiyorlardı.

Fransızlardan paraları ve silahları aldılar, devlet güçlerine saldırdılar.

Yıkık dökük karakollara savaş açtılar.

O yörenin bilinçsiz, sefil, perişan insanları, hem ağızlarından salyalar akıtan aşiret reislerinin ve hem de Allah’ın lanetlileri Fransızların dediklerini belki de korkularından gerçekleştirdiler.

İlk saldırıları da yine kendileri yaptılar.

Tıpkı bugünün Pe-Ke-Ke’sine yapıldığı gibi…

Devlet içinde devlet gibi davrandılar.

Derebeylik döneminin bittiğini anlamadılar.

Tabiidir, sonuçlarına katlanmak zorundaydılar.

O halde sormak gerekir sayın milletvekilimize:

“Gericiliğin sözcülüğünü yapmak sana mı kaldı?”

***

MOLLALAR
Haber, ulusal bir gazetede yayınlanmıştı:

“Meleler, yani mollalara maaş bağlanmasının altındaki amaç başkaymış.” Bu meleler, “Biz maaş istemiyoruz, itibarımızın iadesini istiyoruz” demişler.
Mollalar bir anlamda medrese öğretmenleridir.
Atatürk devrimleriyle medrese, tekke ve zaviyeler kapatılmıştı. Çünkü buralarda bilimsel olmayan din dersleri veriliyor, eğitim amacından saptırılıyordu. Ancak görülüyor ki, yasak olmasına rağmen bazı medreseler başka isimler altında faaliyetlerini sürdürüyorlar ve iktidarın sağladığı ortamdan yararlanıp bunu tekrar resmiyete çevirmeye çalışıyorlar.
Ülkemizin yeni panoraması işte böyle.

***

YAHUDİLER

5 Yahudi’den öğütler: 1-Yahudi Musa insanlara, “Aklınız var. Neden köleliği kabul ediyorsunuz, aklınızı kullanın” demiş. 2-Yahudi İsa, “Aklınız var, ama kalbiniz de var. Duygularınıza da önem verin” demiş. 3-Yahudi Marks, “Aklınız var, yüreğinizin sesini de dinliyorsunuz, ama karnınız açsa neye yarar” demiş. 4-Yahudi Freud, “Aklınız var, yüreğinizin sesini de dinliyorsunuz, karnınız da tok, ama seks hayatınız sakatsa neye yarar” demiş. 5-Yahudi Einstein ise, “Bu yukarıda söylenenlerin hepsi *izafidir” demiş.

> Yeni Meram >Yazarlar > Pe-Ke-Ke gibi
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.