YAZARLAR

***

“EN mükemmel adalet vicdandır.”

***

MACERA

Üç beş günde bir değişen Türkiye gündeminin bugün için en başlarında; “Dindarlık”, “Suriye”, “İran”, “Rusya”, “Irak’taki Sünni, Şii, Alevi çatışmaları, Atatürk’ün gençliğe hitabesi” sorunları geliyor. Ayrıca, dün yine şehit haberi geldi. Geçmişte sadece bir şehit verildiğinde yer yerinden oynardı, şimdi gazetelerde tek sütuna yer bulabiliyor.

Kısaca değinelim: Rusya Suriye’den yana… İran Suriye’den yana… Çin Suriye’den yana… Yine Rusya İran’dan yana…

Biz ne yapıyoruz?. Suriye’yi karşımıza alıyoruz. Böylece İran’ı da, Rusya’yı da almış oluyoruz.

Durduk yerde kendimizi riske atıyoruz.

ABD’nin kışkırtmalarıyla ateşle oynuyoruz.

Bize ne Suriye’deki çatışmalardan, rejimden.

Irak’ta 1.5 milyon Müslüman katledilirken neredeydik?

Geçen yüzyıldan hatta yüzyıllardan kalma beyinlerle macera aramaya gerek var mı?

Bütün bunlar yaşanırken ve biz, “Komşularımızla sıfır sorun” derken, Fransız palyaçosu Sarkozy, Ermeni soykırımı iddiaları için dün yine sert çıktı, “Ey Türkiye! Tarihinle yüzleş” dedi.

Uyarı MHP’nin yanısıra CHP’den geldi:

“Ülkemiz *postmodern yönetiliyor.”

Söyler misiniz, ülkemiz nereye giriyor?

***

GÜTMEK

BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, Uludere olayındaki istihbarat tartışmasına tepki göstererek Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, “Üç paşayı güdemiyorsun, halkı kandırarak güdeceğini zannediyorsun” dedi.

“Gütmek” sözlükte şöyle yorumlanmaktadır:

“Bir hayvanı veya sürüyü önüne katmak.”

Sonunda bizim dediğimiz çıkıyor.

Bunlara yüz verirsen astarını da isterler.

Bunlarla anlaşmaya oturursan içine ederler!

Yani şimdi “Paşalarımız” ne olmuş oluyor?

Vallahi Billahi söylemeye dilimiz varmıyor.

Öğrenci, “Parasız eğitim istiyoruz” diye bağırınca içeri tıkılıyor ve aylarca yatıyor, Kışanak * hakkında merak ediyoruz ne gibi bir işlem yapılıyor?

Tam, “Büyük olasıdır ki, önce savcılık suç kabul edip soruşturma açacak, sonra elde var ‘0’ olacak” diyorduk ki, soruşturma açılıverdi.

Görüyor, duyuyor musunuz “Paşalarım”

Hani, Başbakanımızın ünlü bir sözü vardı:

“Neredeeeen, nereye geldik.”

El-hak doğrudur, nereye geldik baksanıza!

***

HABER: “…Cadde üzerindeki kaldırımlarda bulunan parke taşlarının çoğu yerinden çıkarken, kimisinin de kırıldığı ya da yerinden söküldüğü görüldü. 2 aylık bir sürede kaldırım taşlarının nasıl dökülmeye başlandığına anlam veremeyen bölge esnafı ise belediyelere, hem vatandaşın parasını boşa harcadığı için hem de kaliteli hizmet üretmedikleri için tepki gösterdiler.”

Neden tepki gösteriyorlar ki?

Yüzde 69 küsurla kendileri seçtiler.

Neyse… Başbakanımız Erdoğan’ın bir dahaki gelişine kadar sabretsinler!

***

BURASI “GONYA”

İhtiyar bir dilenci, yolda yürüyen gencin önüne geçmiş yardım dileniyormuş. Genç, “Ben öğrenciyim” deyince dilenmekten vazgeçmiş, “Hadi Allah senin de işini rasgetirsin” demiş.

Üniversitede okumak kolay değil. Çoğunluğu yoksul ve ailesini zar zor geçindirirken evladına da para göndermek zorunda. Öğrenci olmanın bir avantajı ulaşım araçlarından indirimli yararlanmak. Bu, tüm Türkiye’de böyle ama Konya’da değil. Çünkü, Konya’da toplam 60 bine yakın öğrenci artık “El-Kart”tan yararlanamıyor.

“Öğrenciler! Burası Gonya ey hemşeriler!”

Bekleyin, belki eski sisteme geçilebilir.

Tabii, satacak gayrimenkulleri kalmış ise…

> Yeni Meram >Yazarlar > Paşalar güdülürken!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.