YAZARLAR

Bulunduğum sokağın en efe kedisiymiş.

Zaman zaman bahçe duvarında başka kedilerle bilek güreşi, güç gösterisi yaparken görürdüm onu.

Ama o beni hiç tanımadı, hiç bilmiyor sanırdım.

Kuaför Tutku’nun sahibi Neriman Hanım’la tanışınca Paşa’yı daha yakından tanıdım.

Kuaför Neriman Hanım iş yerinin arkasındaki bahçeyi kediler için mutlu bir yuva haline getirmiş.

Kartondan, plastikten, kolilerden, içlerine minderler koyarak yuva yapmış. Üşüyen, korkan, sığınacak bir yuva arayan sokak kedileri için. Paşa da bunlardan biri. Ama onun bir özelliği var ki… Evcilleşmemiş türlerini hiç aratmıyor.

Karşısındakine çok mesafeli, dikkatli bakıyor. Kolay kolay yaklaşmıyor. Ancak çok üşürse ve hastalanırsa Neriman Hanım’dan yardım istiyor.

Soğuk bir günün akşamı Paşa, kuaför dükkânını tıklatır, kendini içeri atar. Gözler yaş içinde, akıntı var. Burun akıyor, tüyler berbat durumda. Neriman Hanım beni aradı ve:

—Paşa sanırım çok hasta, çünkü o özgürlüğünü asla bir lokma ekmeğe satmaz, içeride bitkin bir durumda yatıyor, dedi.

Her zaman olduğu gibi, sahipsiz tüm hayvanlara sahip çıkan Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma Daire Başkanlığı’nın yardımı ile Paşa’yı 10 gün Veterinerlik Fakültesi’nde tedavi ettirdik. Tedavi sonrası aldığımız sokağa, aldığımız noktaya bıraktırdım.

Bir hafta sonra Paşa’yı çeşmenin başında gördüm:

—Paşa, bak yeni iyi oldun, uzaklaşma bu sefer de çiğnenirsin, dedim.

Kuyruğunu kaldırdı, sırtını kamburlaştırdı, bacağıma sürtündü.

Çeşmeden su alan bir bey:

—Bayan şimdi bu anladı mı dediklerinizi, dedi.

—Evet anlar, hem de insanlardan da iyi anlar, dedim.

Dışarıda tüm hızıyla bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. Gecenin 22.00’si. Apartmanda acı acı bir kedi miyavlaması ve kapımı tırmıklayan bir ses.

Kapıyı açtım… Paşa.

Hiç istifini bozmadı. İçeriye girdi, halının üzerine attı kendini ve iki saate yakın, sıkı bir uyku çekti. Uyandı, evimde her an hazır olan kedi mamasını yedi, suyunu içti.

Bana inanılmaz bir bakış atarak, kapıya yöneldi. Tırnakladı, başını çevirip, miyavladı. Kapıyı açtım. Karanlıkta Paşa kayboldu.

Benim evimi onca apartman içinde nasıl buldu, benim daireyi nasıl anladı, hala çözebilmiş değilim.

Çünkü onun gezdiği alan, hep dükkânların çevresiydi. Evlerin bulunduğu sokağa girmezdi.

İşte onları bunun için seviyorum.

İşte onları yaratan Tanrı’ya bunun için koşulsuz bağlıyım.

İnsanlarda olmayan tüm güzel duyguları bu canlara verdiği için.

> Yeni Meram >Yazarlar > PAŞA
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.