YAZARLAR

Osman Bey ve Orhan Bey’in dışında anneleri Rus, Venedikli, Cenevizli, Sırp, fethedilen, esir edilen, tutsak edilen, esir alınan, Türk olup olmamasına bakılmadan eğer güzel ise hemen hareme alınıp çocuk yapılan kadınlar ve oğulları.

Padişahım çok yaşa!

Bu kadınların saray içinde verdikleri oğullarının taht kavgası sonucu; aklını yitiren, boğdurulan, sindirilen, ruh sağlığı, beden sağlığı bozulan hatta babaları tarafından boğdurulan zavallı onlarca, yüzlerce padişah oğulları.

Padişahım çok yaşa!

“Taht için kardeş ve oğul katli vaciptir, öldürülebilir” fetvasını şeyhülislama çıkarttırabilen, kardeşlerini, oğullarını öldürten, cihan sultanları.

Padişahım çok yaşa!

Sorgusuz, sualsiz, yargılamadan, sarayın devlete yararlı ama kanları soyları için, kalpleri ırkları için atan saray gözdelerinin iftiraları ile suçsuz yere boğdurulan, sadrazamlar, devlet için çalışan paşalar.

Padişahım çok yaşa!

Saraylar, köşkler, yalılar, içinde halktan gizli eğlenceler, içkili, dansözlü, ziyafetler, Lale Devri, Av Devri, Safahat Devri derken unutulan, yok sayılan, hatırlanmayan Anadolu insanı.

Padişahım çok yaşa!

Avrupa Reform-Rönesans ile uygarlığa adım atarken, halkını unutup Avrupalıların baskısı ile sözde ıslahat, tanzimat fermanlarını imzalayıp; imparatorluk sınırları içinde yaşayan, azınlıklara sağlanan ama Anadolu halkımın haberi bile olmayan yenilik ve ayrıcalık gerçeğini saklayan.

Padişahım çok yaşa!

Matbaayı din adamlarının baskısı ve korkusu 274 yıl sonra ülkesine sokabilen.

Padişahım çok yaşa!

Kadınlara, ekilecek ve ürün alınacak tarla gözüyle bakıp, sosyal hayatın tüm oluşumlarından dışlayıp kafes arkasına saklayan.

Padişahım çok yaşa!

27 Temmuz1839 İngiltere, Fransa, Rusya, Avusturya nota veriyor. “Mısır meselesini bize danışmadan çözemezsin” diyor. Avrupa’nın güdümüne giriliyor, sonra Avrupa’dan korkup, Rus donanması çağrılıyor.

Padişahım çok yaşa!

Tıpkı Mısır, Libya, Suriye, Irak ve çok yakında İran’da sergilenecek ayaklanmaları 1800-1900 yıllarında Milliyetçilik duygularını kaşıyarak imparatorluk sınırlarında yaşayanları ayaklandıran, Avrupa devletlerinden korkup yeniliği bile onların korkusu ile yapmaya karar veren, her dediklerini kendi hanedanına zarar gelmemesi koşulu ile kabul eden.

Padişahım çok yaşa!

Birinci Dünya Savaşı’na Alman hayranlığı ile girip, ülkesinin yok edilmesini daha da çabuklaştıran.

Padişahım çok yaşa!

Mondros Ateşkes antlaşması ile ordularımızın dağıtılmasını, boğazların İtilaf Devletleri gemilerine açılmasını, harp gemilerinin teslim edilip limanlarda göz hapsinde tutulmasını, tersanelerden, demiryollarından ve ticaret gemilerinden kayıtsız şartsız İtilaf Devletleri’nin yararlanmasını, telsiz, telgraf kablolarının ve haberleşmenin İtilaf Devletleri’nin eline geçmesini, İtilaf Devletleri kendilerini tehlikede görürlerse tüm yurdu işgal edecekler maddesini de kabul eden.

Padişahım çok yaşa!

Sevr Antlaşması ile tüm yurdu Ermeni, Yunan, Fransız, İngiliz, İtalyan sömürgecilerine teslim eden sonra da en son hanedanın temsilcisinin kendine yakıştığı biçimde Türk düşmanı İngiliz gemisine sığınıp kaçması ile o çok övünülen saltanatını, arabaların arkasına kazınan tuğrasını Mustafa Kemal’in kurtarıp yeniden Türk Milleti’ne verdiği bize kazandırdığı İstanbul’u terk eden.

Padişahım çok yaşa!

> Yeni Meram >Yazarlar > PADİŞAHIM ÇOK YAŞA!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.