YAZARLAR

Uluslar kesinlikle geçmişleriyle yüzleşmelidir. Dünü bu günle oranlamalı, geleceğe ilişkin projelerde bu ana eksen üzerinde kurgulanmalıdır. Devlet de devamlılık esas olduğuna göre, konuyu siyasete alet etmek doğru değildir. Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı’dan kalan borçları kuruşu kuruşuna ödeyerek duş dünyada saygınlık kazanmış, güven unsurunu da pekiştirmiştir. Devlet hiçbir zaman kabile değildir. Böyle olmadığını Cumhuriyet Hükümetleri somut adımlarla kanıtlamış, temelini de sağlam kurmuştur. Dersim olaylarında partiler çekilmeli, siyasal polemikler durdurulmalı, konu tarihçilere havale edilmelidir. Dosyalara ve diğer kanıtlara ulaştıktan sonra elde edilecek veriler ışığında yapılacak bilimsel tartışmalar bizi yalın gerçeğe ulaştıracaktır. Bir kez daha vurgulamak gerekirse kişiler arasında birbirinden özür dilemenin hukuksal boyutu yok,  insancıl açıdan manevi bir değeri var.

Ayrıca özür bir yalvarma değildir. Her hata karşısında özür dilenebilmeli; özür sonunda  bunun kullanmasına da izin verilmemelidir.

Uluslararası boyutta  “özür dileme” özür dilemenin boyutunu tamamen değişmektedir.

Örneğin, sözde Ermeni Soykırımına ilişkin özür dileme çabalarının kökeninde “tazminat” ile birlikte uluslararası prestij kazanma da var.

Cumhuriyet tarihimizde hukuksal anlamda bir sonuç doğurması olası iki özür dilendi, Bunlar Özal ve Erdoğan’dan geldi. Özal, Cezayir’in bağımsızlığında BM’deki oylamada Türkiye çekimser oy kullandı, Erdoğan ise vatandaşlık hukukundan yararlanamayan Roman vatandaşlardan özür diledi.

Genelde siyasal deyim olarak kullanılan “devlet adına özür”, uluslararası alanda bağlayıcı ve olayların kabul edilmesi anlamına geliyor.  Kimi bilim adamaları uluslararası hukukta “devlet adına özür” kavramını değerlendirirken “Özür dilenmesinin geçmişte yaşanan eylemin kabul edilmesi anlamına geleceğine kanıt oluşturacağına vurgu yaparak “cumhurbaşkanı, başbakan ve dışişleri bakanlarının açıklamalarının devlet için bağlayıcılığını belirtiliyorlar.

Cumhurbaşkanı, başbakan ve dışişleri bakanlarının açıklamaları devleti bağlayıcıdır.      Bilim adamlarının öngörüleri özetle şöyle;

■ Devlet adına tek taraflı bağlanma iradesi de gösterebilirler. Özellikle Dersim olayı özelinde bakıldığında Dersimliler, bu olayın mağdurları, ileride hukuki bir şekilde haklarını aramaya çalışırlarsa Türkiye Cumhuriyeti adına dava açacaklar, Türkiye Cumhuriyeti hukuki bir kişiliktir. Kişilerden bağımsız olarak 1923’ten beri süren aynı hukuki kişiliktir. Bağlayıcı bir kişi çıkıp ‘özür diliyorum’ derse, bu iş kabul edilmiş olur.

Bilim adamları çözümün Roma Statüsününde olduğunu işaret edip görüşleri de eklediler..

■ Arjantin’de, cuntanın geçmişte yaptığı suçları yargılamak için ceza hükümlerinin geçmişe yürütüldüğünün örneğini verdi.

■  Kanada Başbakanı Stephen Harper,

  1. yüzyıldan 1970’lere dek 150 bin üzeri yerli çocuğun, Kanada toplumuna asimile edilmeleri amacıyla uygulanan program çerçevesinde devletçe kurulan Hıristiyan okullarına gönderilmesi nedeniyle yerli Kanadalılardan “resmen özür” diledi.

■ Eski Peru Devlet Başkanı Alan Garcia  “sömürge döneminden beri siyahlara reva görülen baskılar nedeniyle Peru devleti adına resmen özür” diledi.

■ Avustralya’nın 26.Başbakanı Kevin Rudd  aborjinlerden katliam ve asimilasyondan dolayı devlet adına özür diledi.

■ ABD ve çoğu ülkelerin yasalar çıkararak yerli kabilelerden resmen özür dilediğini anımsatan bilim adamları şöyle diyor;

“Bir komite kurar, ihlalleri tanır ve verilen hasarın tazminini öngören bir yasa çıkarılır. Tazminat ve ihlalleri saptamak için komiteler oluşturulur.”

Türk Ceza Yasasının “İnsanlığa Karşı Suçlar” başlığını taşıyan 77. maddesi “Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez” hükmünü taşıyor. Türkiye Cumhuriyeti, devletin kendilerine karşı insanlık suçu işlediği vatandaşlarından özür dilemesine/ dileyeceğine ilk kez tanık oldu /olacağız. Önemi olan durumun insan haklarına ilişkin içtihatları nasıl monte edilecek…

> Yeni Meram >Yazarlar > ÖZÜR DİLEME POLEMİĞİ (2)
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.