YAZARLAR

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’nun bir Televizyon programında Dersim olayları nedeniyle söyledikleri kimi polemiklere neden oluşturdu. En çok tepki de CHP içinden geldi, “Özrü bireyseldir, CHP’yi

bağlamaz” denildi. Programı bende dikkatle izledim; Tanrıkulu net konuştu;

“Özür diliyorum. Genel Başkan Yardımcısı olarak bu özür aynı zamanda partim adınadır.”

Söz konusu Konuşma CHP’yi bir kez daha karıştırdı, itiraz sesleri yükseldi. Çoğunluk

“bireysel” dedi,  yönetimde öyle kabul etti.

Özürlük, sonsuzluk demek değildir. Siyasal Partilerin kendilerine özgü bir disiplin anlayışı vardır ve doğaldır. Üyesi iseniz, Partinizin disiplinine uyacaksınız, Aksi tutumda iseniz istifa müessesini çalıştıracaksınız.

Geçmişten bir anı;

Genel Başkan İsmet İnönü Parti Meclisi salonunda elindeki gazeteye bakarak diyor ki;
Bana Turan’ı çağırın!”

Gazetede yayınlanan bildirinin içeriğinde

“ Nato’dan çıkma” isteği dile getiriliyor. Altındaki imzalardan biri Turan Güneş’e ait.    Bu bağlamda İnönü -Turhan Güneş arasındaki

Diyalog şöyle gelişiyor;
“Bu imza senin mi?”
   “ Evet benim.”
  “CHP’nin NATO’dan çıkalım diye bir görüşü var mı?”
“Yok.”
   “ O zaman böyle bir bildiriyi sen nasıl imzalarsın?”
“Ben üniversite öğretim üyesiyim istediğim yere imza atarım.”
  “Öğretim üyesi olabilirsiniz, aynı zamanda CHP Parti Meclisi üyesisiniz. Parti Meclisi üyesi olarak parti görüşü aleyhine bildiriye imza atamazsın. Parti Meclisi’nden istifa eder, sonra istediğin yere imza atarsın.”

***
Özür dileme sadece Sezgin Tanrıkulu’dan gelmedi. Cumhurbaşkanı R. Tayip Erdoğan Başbakan iken bu konuda özür beyan etti.

Erdoğan, Ankara’daki AKP il başkanları toplantısında Dersim olayları nedeniyle ilgili   “özür dilememize mani bir şey yok. Ama iradeyi kullanan CHP’dir”  diye başladığı konuşmasına devlet adına özür dilediğini kesin ifadelerle not düştü;

“Eğer devlet adına özür dilemek gerekse, böyle bir şey literatürde varsa, ben özür dilerim ve diliyorum.”

Sayın Erdoğan, özür beyanında bulunurken Demokrat Partinin kurucusu ve ilk genel başkanı Celal Bayar’ın adını Dersim katliamı belgeleri eşliğinde ilk kez telaffuz ederek doğru bir yaklaşımda bulundu. Bu dönemde
1 İnönü, 2 Bayar hükümeti var. Erdoğan’ın örneklerini verdiği katliam ve sürgün belgeleri 1936, 1937, 1938 ve 1939 yıllarına ilişkindi. 1936 ve 1937 yıllarında 7. İnönü Hükümeti görevdedir. 1 Mart 1935 – 1 Kasım 1937 yılları arasında bu hükümetin Başvekili İsmet İnönü’dür. İzmir Milletvekili Mahmut Celal Bayar da 7. İnönü Hükümeti’nde İktisat Vekili.  Bayar, 6. İnönü Hükümeti’nin de aynı görevi üslenmişti. Dersim katliamı ve sürgününe ilişkin okuduğu belgelerin bir bölümü de 1938 ve 1939 yıllarına ilişkin. Bu dönemdeki ilk hükümetleri kuran isim ise Celal Bayar’dır.

  1. Bayar Hükümeti 1 Kasım 1937-11 Kasım 1938 döneminde görev yaptı.Atatürk’ün ölümünden bir gün sonra çekilen 1. Bayar Hükümeti’nin ardından 2. Cumhurbaşkanı seçilen İsmet İnönü yeni hükümeti kurma görevini de Celal Bayar’a verdi. 2. Bayar Hükümeti 11 Kasım 1938 – 25 Ocak 1939 tarihleri arasında görev aldı; 25 Ocak 1939’dan 9 Temmuz 1942’ye kadar daRefik Saydam’ın kurduğu iki hükümet görev yaptı. Dersim olayları tek parti döneminde gelişmiştir ancak

o dönemdeki hükümetleri kuran ve içinde yer alanlar arasında 1946’da Demokrat Parti’yi kuran kadrodan da, başta Celal Bayar olmak üzere, önemli isimler var. Olayı nesnel değerlendirmek için geniş açıdan bakmak, kimi verileri yansız irdelemek gerekir.

İki kişi arasında yapılan özürleşme, bireysel bir yaklaşım, kültür hatta etik anlamda önemli, ancak, devletler arsındaki özür ve devletin özrü bir dizi hukuksal sonuçlar doğurur. Konuyu geniş açıdan irdelemeyi sürdüreceğiz.

> Yeni Meram >Yazarlar > ÖZÜR DİLEME POLEMİĞİ (1)
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.