YAZARLAR

Geçtiğimiz hafta Perşembe günüydü. Telefonum çaldı, ahizeme Konya Garnizon Komutanlığı’ndan yapacağımız ziyaret talebine olumlu yanıt geliyor ve bizi garnizona davet ediyorlardı. Yanımda can dostum Konya Barosu avukatlarının duayeni Ahmet Boyacıoğlu ile davete icabet etmek üzereydik. Tekrar çalan telefondan bu kez de Konya Jandarma Bölge Komutanlığı’na yapmak istediğimiz ziyaretin olumlu yanıtı geliyordu.

Ofisimden ayrılarak Konya Garnizon Komutanlığı nizamiyesine geldiğimizde gülen yüzlerin sevecen bakışları karşıladı bizleri. Arabamıza aldığımız rehberle komutanlık karargahına geldiğimizde bu kez komutanlık sekreteryası keza gülen yüzlerle karşıladı bizleri. Görünen birimlerdeki çalışma düzeni bir azametin, bir bükülmez bileğin, duvardaki, Atatürk silueti ne ruhun şad olsun Atam deyip, düşmana korku, dosta güven veriyordu.

Karargahın küçük tamir ve tadilatı yapılmakta olmasına rağmen çevrenin temizliği, disiplin ve düzeni Türk Askeri ve komutanının yaşam biçiminin temelindeki “Temizlik imandan gelir” vecibesini kanıtlıyordu.

Dahili denetim ve tetkikten dönen Garnizon Komutanı Hava Pilot Tümgeneral Yılmaz Özkaya Paşamız, makam odası kapısında bizleri karşıladı. Gözlerindeki ışıltı apoletlerindeki çapraz kılıç ve ay yıldızdan daha keskin, en yüce komutan Ulu Önder Atatürk’ün mavi radyum gibi olan gözlerindeki ışıkla bütünleşiyordu.

Sohbetimiz kendilerine takdim ettiğim “Konya-Karaman Şehitlikleri ve Şehitleri” isimli esere odaklandı. Bu eserde kurulduğundan bu yana şehit olmuş otuzun üzerindeki pilot şehitlerimizin vatanları uğruna verilen canlarının, hep bu vatan hep bu ulus ve insanımız için olduğunu dillendirirken dahili düşmanlarımız ve uzantısındaki dış güçlerin akıttığı kanlar karşısında Türk Silahlı Kuvvetleri gücü olmasaydı, bu cennet vatan bir Afganistan, bir Irak, bir Filistin, bir Suriye, bir Libya ve daha öteki perişan ülkelerin konumuna gelir olmamız, kaçınılmaz olurdu.Onun içindir ki kahraman ordumuzu ve Mehmetçiğimizi yürek dolusu sevgi ile kucaklamak geldi içimizden

Saatlerimiz ilerledikçe Jandarma Bölge Komutanlığı’ndaki randevuya gecikmemiz oluyordu ki komutanlık sekreteryasının Bölge Komutanlığı’na bizim ziyaretin elde olmayan nedenlerle gecikmesini bildirip bizim adımıza özür dilenmesi bir medeniliğin, bir yüce insani değerin icabı oluyordu ki, memnun ve mutlu ayrıldık buradan.

Jandarma Bölge Komutanlığı’na geldiğimizde mesai saati bitmek üzere olmasına karşın çok mümtaz bölge komutanımız da bizleri keza kapıda karşılayıp onure ederken, kendisine sunduğum “Konya-Karaman Şehitlikleri ve Şehitleri” isimli eserimi hemen elimden alıp 1995-1996’da Şırnak’ta gözü önünde şehit olan Konyalı erin kimliğini gösteren sayfayı buldu. Muhterem paşamızın gözleri buğulandı, sesi titredi, “İşte bu çocuk benim kucağımda şehit oldu. Şehit olurken kendi canını müsademe içindeki arkadaşlarını korumak için, ses verirken başından aldığı kurşunla şehit oldu” dedi.

Jandarma Tuğgeneral Namık Boran Paşamız 1998’e değin olan şehitlerimizi kapsayan bu eserin yeniden bastırılması ve o günden bu yana şehit olan kınalı kuzuların ailelerine bir ölmez eserin kazandırılması çalışmalarına yürekten katkı yapılacağını ifade ederken, geçmişte şehit yetim ve eşlerine 1998’in parası ile 80 milyar getiri sağlayan yenisiyle bu kez de misli misline yardımlar yapılmasına da vesile olacak eserin basımına katkıda bulunacaklara minnet borcumuz olur döküldü dudaklarımızdan.

Peygamber Ocağı bu askeri birliklerimize yaptığımız ziyaret sırasında Güneydoğu’da Mehmetçiğimizin zararsız hale gelen militanlar ve ondan evvelki haftalarda keza yine Mehmetçiğe teslim olan yedi adet teröristin kan dökülmeden teslim olmaları yine yüreklerimizi sevince boğmuştur.

Parlamento çatısı altında terör belasının görünmeyen yüzünden temsilcileri olan şu malum milletvekillerinin de keşke kan dökülmesine karşı sızlayan yürekleri olsa da bu malum beladan kurtulunmasına katkıları olsa ne ala olurdu.

Değerli arkadaşım Ahmet Boyacıoğlu ile ziyaretimizi tamamlayıp dönüşe geçerken Mehmed’in ve komutanının yüreğimizdeki yerinin damarlarımızdaki kanla Atatürk ruhunun özleştiğine olan inancımızla mutlu ve bahtiyar olduk.

Değerli komutanlarımıza ve emir ve komutası altındaki Mehmetçiğimize yüce tanrıdan yenilmez yürek ve bükülmez bilekle nice yıllara dileğimizle tebrikler sunarız…

> Yeni Meram >Yazarlar > ÖZKAYA VE BORAN PAŞALARIMIZLA ŞEHİTLERİMİZİ YAD ETTİK
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.