YAZARLAR

Tuna’dan Tanrı dağına, Selenge Irmağından Orhun vadisine kadar; Türk’ün olduğu her yere selam olsun!

Bize dönersek vatan toprağının her yerindeki yoldaşa, soydaşa, vatanı girdaba düştüğünde bu uğurda canını dişine takan kahraman Türk vatandaşlarına…

Hepinize, sana, bana, ötekine, berikine. Seçimlerden bu yana kırılan kalplere, sevinen gönüllere herkese selam olsun! Bunu incinen yüreğimden, bugüne kadar sustuğum gönlümden yazıyorum, diyeceğim var ki kimi zaman korktum, kimi zamanda korkmadan yürüdüm.

Bilirim ki Türk yılmaz, korkmaz, özellikle vatanı ve milleti söz konusu ise hiç gözünü kırpmaz, şahlanır da şahlanır. 31 Mart ile başka bir kabuğa doğru ötelendiğimiz fikrindeyim. Bir kısımda tutulan nefesler salıverilirken, bir kısımda da tutmak üzere aldı nefesini.

Tehlikeli çok tehlikeli, kim ne derse desin, bazen bu biz miyiz diyorum. Türkiye cumhuriyeti artık sistemini kin ve nefret üzerine mi oturttu diyorum. Geçmişle bugüne bakıyorum, kimler geçmişte neresinden darbe aldıysa onu telafi ediyor, aynı zamanda bir hırsa kapılıyor. Bunu aklıselim olan herkes düşünebilir. Bu yeteneğe sahibiz. Bunun için basını, gündemi takip edin desem de yine de dikkatli olmanızı tavsiye ederim.

Neden mi? Büyük bir sosyolojik kırılma yaşayan ülkemiz kendini artık bir aşırılığa vurdu. Buna utanmadan kendimi de dahil edebilirim. İktidar seçmeni de, muhalefet seçmeni de bundan payını alır. Çok aşırıyız, oldukça fazla. Bize zarar veren anahtar kelime burada işte, AŞIRILIK.

Bu noktaya nasıl geldiğimiz herkesçe farklı pencereden tartışılır, ama bir şey var ki o hepimize lazım.

ÖZ BENLİĞİMİZ!

Birkaç gündür sosyal medya aracılığı ile kendimce güzel haberlere rast geliyorum, belki de öyle görmek istediğim içindir.

Kim bilir bende belki oradan yaralandım, kinlendim hatta öfkelendim.

Bunun için uzağa gitmeye gerek yok ki!

Yıl 2009, gündem Kürt sorunu, süreç Çözüm süreci…

Anlayana çok mana yükler, yükledi de. Bu kaybettirdi bize, tüketti nefeslerimizi.

Her şeyin bir bedeli olan Türkiye o günlerde nasıl bir bedel ödeyecekti değil mi? Kendilerini Kürt vatandaşlarının temsilcisi zanneden terör destekçisi bir güruh, onca askerin şehit olmasına sebep olduğunu unuturcasına masada bizlerden taleplerini nasıl sıraladı, herkes hatırlar bunları, nitekim tarih çok uzak değil.

Kaldırılan andımız, ana dilde eğitim isteği, devletin kurumlarından sökülen T.C ibareleri, silinen Ne mutlu Türk’ümler ve daha neler neler… Bu süreci canlı canlı yaşayan biri olarak unutmak ne mümkündür ya da hatırlamamak.

O günden bugüne içimize sinmeyen ne olduysa oldukça sustuk. Vardır bir hayır dedik, sonucunu görmek istedik. Sonuç; geçmişini unutan, her fırsatta Türkiye Cumhuriyetinin yegane kurucusu olan Mustafa Kemal ATATÜRK’e hakareti sevap sayan kitlelerin oluşmasına sebebiyet verdi. Acı ama gerçek, ülkemizin gerçeği.

Öz benliğimiz olan, devletimizin geçmişi olan, silindikçe bizde izler bırakan gerçeklerimize dair bugünlerde bir öze dönüş havasındayız. Meğer ne çok özlemişiz, öz işte öz, benim benliğim, senin benliğin. Seni sen yapan, bana beni hatırlatan benliğimiz.

Seçim sonuçlarına göre el değiştiren belediyelere bakıldığında buna katkısı olan, gözüme çarpanları söyleyeceğim. Kocaman teşekkürüm var başkanlarımıza, kocaman. Geçmişinde vurulan, canı yanan yüreğimden.

Bilecik Belediyesi, Çankırı Belediyesi, Adana Belediyesi, Artvin Belediyesi T.C ibarelerine yeniden kavuştu. Bu sırayı takip eden Kütahya Belediye Başkanı MHP’li Alim Hoca depoya kaldırılan ATATÜRK anıtının yeniden belediye önüne koyulması için talimatını verdi. Sakarya Hendekte Belediye Başkanı seçilen Turgut Babaoğlu’nun ilk vazifesi de Atatürk büstünü temizletmek oldu. İzmir Tire’de de başkanın ilk işi belli bir süre önce adına Tire Stadyumu denilen yeri eski kimliği olan Mustafa Kemal ATATÜRK’le değiştirmek oldu.

Daha nicesi, ayrıca Suriyeliler konusunda halkın hassasiyetine kulak veren Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcanı’da es geçmeyeceğim. Arkasının gelmesi en büyük arzum, belki bozulan bir şeyleri partisine, davasına bakmadan yorumlarsak ne demek istediğim daha etkin olacaktır. Ortada iyi olan ne varsa partisine bakmadan alkışlamanız dileğiyle…

> Yeni Meram >Yazarlar > ÖZ’E DÖNÜŞ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.