YAZARLAR

İnsanlığın tarihinde kabilelerden, kavimlerden, aşiretlerden, ırk ve soylardan teşekkül eden devletlerin cümlesinin dayandığı güce ordular diyoruz. Dünyada hiçbir devlet yoktur ki ordusu olmadan ayakta kalsın.

O halde ordusu olmayan bir devletin varlığı her halükarda başkalarına yem olmaya mahkumdur. Onun içindir ki, Yüce önder Atatürk Osmanlı’nın enkazı üzerine yepyeni bir devlet kurarken öncelikle yoklukların içinden düzenli bir ordu kurarak yoluna devam etmiştir. İslam’ın özünde kutsal olan asker ocağının kutsallığı ilahi dinlerin hepsinde görülmüştür.
İslam’ın özüne baktığımızda Yüce Rabbimiz yeryüzünün halifesi olarak yarattığı insana toplu yaşama ve savunma hakkını da vermiştir. Savunma hakkı ancak ve ancak asker ile ve ordu ile mümkün olurken bu gücün içinde mücadele verir ölenlere Şehit, kalanlara Gazi unvanı verilerek ebedi hayatta ödüllendirilmenin kapıları açılmıştır.
Bir devlet ki ordusuna verdiği değer kadar güçlüdür. Gücünün derecesi kadar devletler topluluğu içinde saygın ve güçlüdür. Başımızı ellerimiz arasına alıp düşündüğümüzde Hiroşima’ya atılan Atom bombasının gücü Amerika’nın dünya devi olmasını sağlarken o silaha tamamen ya da kısmen sahip olanlar Nükleer Kulübün Beş asıl üyesi olma hakkını kendilerine vererek Birleşmiş Milletler’de veto hakkına sahip devletler olarak tüm dünya devletlerine hükmetmektedirler.
Bu somut gerçek diğer devletlerin sevseler de sevmeseler de boyun eğdikleri bir gerçek olarak ortadadır.
Biz Türk Ulusu, Milleti olarak Ordularımıza hak etikleri değeri verebiliyor muyuz? Maalesef yeterince veremiyoruz. Zira ulu önder Atatürk’ün ordularımıza verdiği değer ne yazık ki duygularımızda evrilip çevrilerek küçültülmektedir. Bir Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının bizzat atadığı bir Genelkurmay Başkanı maalesef şimdilerde hapiste çile çekmektedir.
Kuvvetler ayrılığının savunma gücünün kanatları kırılmış, komutanları mağdur ve muzdarip. Başımızın tacı yegane varlığı Türk Silahlı Kuvvetleri mutlak surette ve yeterince Onure edilerek itibarı iadeye ihtiyacı vardır.
Geçtiğimiz günlerde Deniz Kuvvetlerimizdeki istifalar için Sayın Başbakanın televizyon ekranlarında dile getirdiği üzüntü bu ülke ve insanının %90 ın duygu ve düşüncesi olduğuna inanılmaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerinin dünyada insanlığın Tarihinde Kurulmuş olan beş büyük İmparatorluktan Beş tanesinin Türklere ait olması ancak ve ancak
Türklüğün kahraman ordularına verdiği üstün değer sayesinde oluşurken, Kutsal İstiklal Savaşı’nda dökülen kanların her karışında şehit kanlarından makber oluşarak bu Vatan ve milletin varlığının tescil gördüğü gerçeği ortadadır.
Kahraman Ordularımızın Konya kanadında şimdilerde göreve gelmiş Garnizon Komutanımız Hava Tüm General Ali Çetinkaya, Hava Savunma Okul Komutanımız Tuğg. Ali Avcı ve Jandarma Bölge Komutanımız Tuğg. Güray Alpar’ın şahsında Türk Silahlı Kuvvetleri’mize uygar dünyanın imkanları ile donanımlı gelecekler diler, en derin sevgi ve saygılar sunarız.

NEYZEN HAFIZ AHMET KİRTİŞİN EŞİ DE
RAHMANİ RAHİME KAVUŞTU

Konyamızın maneviyat tarihine damgasını vurmuş Mevlana Dergahının neyzenlerinden ve bedesten içi esnaflarından Merhum Ahmet Kirtiş in eşi Fikriye Kde geçtiğimiz hafta içinde Rahman ve Rahime kavuştu
Merhumenin geride kalan kızları Emine ile torunları Tongikök Günküle Almula ile Berkay’a başsağlığı dilerken maneviyat hayatımıza iz bırakan Merhumeye Yüce Allahtan rahmetler niyaz ederiz.

> Yeni Meram >Yazarlar > Ordular mı devleti devlet mi orduları yaratırlar ?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.