YAZARLAR

ONSUZ BİR KASIM DAHA!-Erol Sunat-Yeni Meram Gazetesi

Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 80. yılındayız. Her köşesi işgale uğramış, bölüşülerek ve paylaşılarak paramparça bir hale getirilmiş, ümidi söndürülmüş, gücünü kudretini kaybetmiş bir vatan toprağını yepyeni bir diriliş hareketiyle ayağa kaldıran, istiklal rüzgarları estiren, hürriyet meşalesini tutuşturan bir kahramandı Mustafa Kemal.
Onun Türk Milletine bıraktığı ve emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti için yapılan cansiperane fedakarlıkları, ölümü hiçe sayan mücadeleleri, hassasiyetleri ne yazık ki unutmuş bir haldeyiz.
Tarihin en fazla yer verdiği konuların başında;
Kahramanlıklar,
Kelle koltukta savaşmalar,
Vatan toprağı için yapılan göz yaşartıcı akıl almaz mücadeleler gelir.
Tarih vefa konusunda taviz vermez.
Kimisine ibret alınsın diye, kimisine örnek alınsın diye yer verirken, gösterdiği vefanın dozu ayarlıdır.
Vefa duygusuna en fazla değer veren milletlerin başında gelen Türk Milleti, Mustafa Kemal gibi bir değere,
Bir kahramana,
Milletini ,
Toprağını ,
Vatanını,
Atıldığı ateşin içinden çekip çıkaran lidere olan vefasını gösterme noktasında,
Çok daha hassas olmak, unutmamak zorundadır.
Çünkü o ve silah arkadaşlarının,
Türk Milletiyle birlikte elde ettikleri başarılar,
Kazandıkları zaferler,
Basite indirgenecek,
Küçümsenecek,
Yok hükmünde sayılacak,
Hafife alınacak,
Yüzeyden geçilecek zaferler değildir.
Onun aziz hatırası, Türk milletinin gönlünde taht kuran sevgisi, unutulmaması, halen yakmış olduğu hürriyet meşalesinin, ümidini kaybetmiş, çıkmaz sokaklara dalmış, çıkış yolu bulamamış milletlere hürriyet ümidi olması, nasıl bir lidere sahip olduğumuzun güçlü bir göstergesidir.
Onun bu dünyadan ayrılışının üzerinden tam 80 yıl geçti. Anadolu coğrafyası üzerinde kurulan, serpilen, filizlenen Türkiye Cumhuriyeti, Selçuklu ve Osmanlı sonrasında, kurulan üçüncü devletti.
1938 yılında doğanlardan sağ olanlar bugün 80 yaşındalar.
Bu şu demek,
Onu dünya gözüyle görenler toprak oldular. O toprak olanları görenler, dinleyenler, onlardan ona dair, ona ait hatıraları nakledenler, yazanlar, röportaj yapanların anlattıkları, yazdıkları taptaze duruyor.
Rahmetli Mustafa Kemal,” Beni görmek behemehal yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim görüşlerimi anlayın yeter!” demişti.
Onu görenler, onu tanıyanlar, onunla aynı cephelerde çarpışanlar, işgal altındaki vatan topraklarını onunla birlikte kurtaranlar, Türkiye Cumhuriyetini onunla birlikte kuranlar, onun sohbetlerinden ve fikirlerinden birinci elden istifade edenler, onun yerine hiç kimseyi koyamadılar. Dahası, hiç kimseyi onunla karşılaştırmaya gerek bile duymamışlardı.
O hep tek ve vazgeçilmez liderimiz olarak kaldı.
Onun çapında, onun dehasına sahip, onun ufuk zenginliğine sahip, bir başka devlet adamı yetişmedi.
Bizler bunca yıldır, her 10 Kasımda;
Her sözünü anladığımızı söyledik!
İzinden yürüyoruz dedik!
O Türk Milletine, inanmış ve güvenmişti!
Türk milleti zekidir, çalışkandır, derken yaptığı tespit, milletinin bu vasıflarını bilen, keşfeden ve ortaya çıkaran emsalsiz bir liderdi.
Karizma denen ve ona her haliyle yakışan o kavram, ondan sonra gelenlerin hiç birine onun kadar yakışmadı.
Onun sahip olduğu karizmanın ne ışıltısı ne de pırıltısına henüz erişen olmadı.
Türk Milletine kazandırmış olduğu haklar, hemen her alanda getirmiş olduğu yenilikler yaşadığı dönemin dünya şartlarının çok ama çok üzerindedir.
Bu baş döndürücü ve inanılmaz hakların verilmesi medeni geçinen, medeniyetin temsilcisi olarak kendinden başkasını kabul etmeyen Batı’yı şaşkınlığa uğratmıştı.
Mustafa Kemal ve silah arkadaşları işgal altındaki vatan topraklarını kurtardıklarında, vatanın her köşesi yanmış yıkılmış, viraneye dönmüştü. Köyler, kasabalar, ilçeler ve vilayetler enkaz halindeydi.
Cumhuriyetin onuncu yılında, onuncu yıl marşına da ilham olan dizelerde anlatılanlar, bir ve beraber olan, el ele veren Türk insanının liderleri Mustafa Kemal’le birlikte küllerin arasından, savaş yıkıntılarının arasından nasıl bir Cumhuriyet filizine hayat verdiklerinin bir nişanesiydi.
Türkiye Cumhuriyeti, güçlü, kararlı, vakarlı, azimli, cesaretiyle ve güven veren duruşuyla etrafındaki ateş çemberine rağmen 95 yıldır ayakta…
Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyet olmasaydı, bugün 2023’de ilk yüzyılımıza ulaşma hayali kuramaz, 2071‘de bin yıla erişme hedefini ve hayalini telaffuz dahi edemezdik.
Mustafa Kemal, Süleymanşah oğlu Ertuğrul’un Söğüt’le taçlandırdığı dirilişini, Ankara’da tekrar gerçekleştiren kahramanın adıdır.
Dilerim, 2023 yılına doğru senaristlerimiz, yönetmenlerimiz ve yapımcılarımız, “ Diriliş Mustafa Kemal”, “ Diriliş Atatürk” diye dünya çapında diziler yaparlar.

> Yeni Meram >Yazarlar > ONSUZ BİR KASIM DAHA!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.