YAZARLAR

Omurga siyasetin en geçerli argümanı artık. Kocaman kocaman laf edenler, omurga üzerinden muhataplarına veryansın ediyorlar.

Mesela ne diyor arkadaşlar!…

Biz o omurgasızlara benzemeyiz!…Biz hep omurgalı bir duruş sergiledik ve sergilemeye devam edeceğiz.

Sonra omurga üzerine bir kelam daha…

‘Doğru duruş ve sağlıklı bir omurgaya sahip olmak için modifiye pilates yapın!’

Neymiş, sağlıklı bir omurga için modifiye pilates yapılması gerekiyormuş!

Pilates ne?

Karın ve sırt bölgelerini eşit oranda güçlendirip, vücudun üst kısmında sağlam bir iskelet oluşturmak.

Yorgunluk ve strese neden olan, vücut dengesinin bozuk olduğu oturuş şekilleri, duruş bozukluklarını en etkili şekilde önlemenin yolu.

Bu anlamı siyasete monte ettiğinizde omurga diye dehşet bir kavram ortaya çıkıyor.

Çevirip çevirip okunacak, konuşulacak, atıp-tutulacak, temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp insanların önüne getirilecek ve tadından yenmeyecek bir kavram.

Siyasetçilerin ne kadarı pilates yapıyor? Konyalı siyasetçilerden pilates yapan var mı? İnanın bilmiyoruz.

Önemli olan pilates değil, işin omurga ile ilgili olan kısmı, ‘omurga varsa gerisi teferruattır’, diyen diyene çünkü!…

Şimdi moda, omurgalı siyaset!…

Rahmetli Özal, elinde seçim kazandıran kalemiyle“ onu da açık ve seçik olarak ifade edeyim” diye başlardı. Tansu Hanım, “ Taşın altına el koyma” sözünü aldı meşhur etti.

Sonra o sözü aldık, taşın altına el koyma yetmedi kolunu, ayağını, gövdesini koymaya kalkanlar oldu.

Duygusal takılanlar, taşın altına yüreklerini koymaktan dem vurdular.

Sonra Omurga kavramı icat oldu!…Siyasete bir girdi, siyasetçiler bayıldı bu kelimeye…

Ankara bayıldı, taşrada ve yerelde dillerden düşmüyor.

Ne kadar farkındasınız bilmem amma, tekerleme gibi bir söz dizisi daha kazandık; Omurga, omurgalı, omurgasız!…

Onurlu duruş sergilemek, sözde durmak, bir başka moda kavram olan sözde değil, özde hikayesine uygunluk, başı dik, alnı açık olabilmek ve sonra bir araya gelebilmek, bir arada olabilmek, birlikte hareket edebilmek omurgalı duruşa verilebilecek örmekler.

Samimiyetsiz olmak, içten davranmamak, içten pazarlıklı olmak, iki yüzlü davranmak, arkadan vur mak yani saf değiştirmek, “u” dönüşleri yapabilme kabiliyetleri olmakta omurgasız siyasetçilere atfen söyleniyor.

Kendini omurgalı tarafa dahil eden siyasetçiler muhataplarına ne diyorlar?

Omurgasız!…

Sevgili okurlar, bildiğiniz üzere yaşadığımız dünya’da omurgasız canlılarda var. Şimdi biz size onlardan bazılarını sayalım, omurgasız diyen arkadaşların bilerek yada bilmeyerek kime ne dedikleri daha net anlaşılsın!…

Omurgasız canlılardan bazıları şunlar; Çekirge, Örümcek, Kelebek, Sinek, Solucan, Ahtapot, Yengeç, Istakoz, Midye ve Denizanası.

Şimdi kim kime ne demek istedi, ne demek istemiş olabilir diye isterseniz bir daha düşünün!…

*/*/*/*/*

Madem omurgadan yola çıktık, tali yollara sapmadan anayoldan, bildiğimiz yoldan devam edelim.

Ve yeri gelmişken soralım; Birlikte Konya’yız denilmekle bizler bu omurga işinin hangi cenahındayız yani kanadındayız?

Hızlı Tren’le komşu kapısı gibi olan Ankara’da verilen Konya iftarında, omurgalı duruş sergilendiği ileri sürülmüş.

Bu pilav daha çok su kaldırır derler ya. Bu omurga kavramı da öyle. Yarın ‘omurgalı omurgasızlar’ diye de bir kavram çıkarsa şaşırmayın emi!…

Herkesin kendine göre anlattığı, kendine göre yorumladığı iftar programı sonrasında…

Mevzu derin olmasına rağmen, sadece suyun üstünde ne gördüyse onu yazanlara selam olsun!

Hep birlikte gitmeyenler, davet edilmeyenler faslı bir yana, iftar’dan, tek bir güzel sonuç çıkmış!

Bu sonuç bir Konya klasiği!…

Gidenlerin, orada bulunanların eksiksiz olarak tam kadro yer aldığı, kare!…

İşte o kare, Konya’nın en mutlu karesi…

Konya o türden karelere giremezse, “Ağlar ağlar kareleri bağlarım oy..oy..” türküsünü öyle bir söylemeye başlar ki, dağlar dayanmaz!…

Allah, Konya’yı böyle karelerden mahrum bırakmasın!…

Birkaç nesil sonrasına da miras kalacak bu kareler yarın kimbilir kimlere anlatılacak?

Bak yavrum diyecek anlatan, deden şuradaki, yanında da şunlar şunlar vardı, bu resmi evimize gelenler içinde göstermediği kimse yoktu, rahmetlinin!…

Bu kare, bir sonraki Ramazan’a kadar, mesut ve bahtiyar yaşatan bir kare!…

Varsın Konya’ya bir şey yapılmasın…

Varsın Konya, ancak tam kadro olmasa bile iftarlarda, düğünlerde-derneklerde , cenazelerde bir araya gelebilsin!…

Varsın Konya teşviklerden nasibini alamasın!…

Varsın Konya, birlik ve beraberlik türkülerinin arasına, “ Birlikte Konya’yız” diye yeni bir türkü daha ilave etmiş olsun.

Varsın son ayların meşhur kavramı omurgalı duruşu en azından karelerde gösterdiğini iddia etsin!

İşin özü bu…

Omurgalı bir duruş sergilemenin yolu Konya için karelere girmekten geçiyor. Yoksa kim omurgalı, kim omurgasız kimin umuru? Herkesin tuzu kuru!…

Omurgalı duruş mu? Allah için, kürsülerde, mesajlarda, açıklamalarda güzel gitmiyor mu?

> Yeni Meram >Yazarlar > Omurgalı duruş!…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.