YAZARLAR

Eğitimi ‘Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır’ diyen Mustafa Kemal Atatürk, öğretmenlere emanet etmişti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş insan kaynaklarına gereksinimini bildiği için kırsal kesimin çocuklarının eğitilerek, köylere uygarlığı ulaştırmalarını sağlamak amacıyla Köy Enstitülerini kurmuştu.

Öğretmenleri anlatırken; Dünyanın her tarafında öğretmenler insan cemiyetinin en fedakar ve saygıdeğer unsurlarıdır, derdi.

Bu unsurlar siyasal İslam’a hizmet eden siyasilerce çok büyük bir ustalıkla 1950’den başlanarak günümüze kadar törpülendi.

Önce Köy Enstitüleri sonra da Öğretmen okulları kapatıldı.

Geleceğiniz olan çocuklarınız; Çocuk psikolojisi, Çocuk pedagojisi, Çocuk Edebiyatı, Sosyoloji, Eğitim Metodu ve Uygulama, Çocuk Sağlığı gibi pek çok dersi görmemiş, uygulama için köylerde kalmamış, şehir okullarında derslere girememiş eğitimin sadece ders anlatmak olduğu anlatılarak diploma verilmiş Ziraat, Veteriner, İşletme, Turizm, İktisat fakültelerini bitirmiş ama iş bulamadığı için fark derslerini vermiş kişilere teslim edildi.

Senelerce bu gidişe dur demeyen ve sadece takım tutar gibi aşk ile şevk ile parti liderlerine tapanlar gelecek nesilleri koyu bir karanlığa teslim ettiler.

Bu da yetmedi.

Özal döneminin özelleştirme rüzgarı eğitimi vurdu.

Bir ülkeyi teslim almanın iki yolu vardır.

Birincisi öz dilini yok edeceksin, yabancı dillerin tutsağı edeceksin.

İkinci yolu da eğitimini çağdaşlıktan uzaklaştırıp, sömürgelerde uygulanan bir metotla ulusal eğitimden, millet olmaktan sıyırıp ümmet olmasını sağlayacaksın ki ayaklarının altından vatan toprağı kayıp giderken bile uyuşturulmuş bir beyinle her şeyi toz pembe görsün.

Örnek çok yakınınızda. Görmek istemeyenler, ortaçağın kör karanlığında çocuklarını boğmak isteyenler çok yakınlarındaki Arapları ve düştükleri içler acısı durumlarına artık bakmalılar.

Eğer petrolleri olmasın, ABD’ye kul köle olmasınlar Suudiler de, İran’da çoktan, Iraklıların, Suriyelilerin, Mısırlıların durumuna düşerlerdi. Ortadoğu’da, Afganistan’da, ABD’nin yarattığı Talibanlar, El- Kaideler, Şimdilerde sözde ABD’nin istemediği ve İran’ı bölmek için ortaya çıkarıp Rusya ve Çin’e tehdit olarak oluşturduğu Işidler millet olmayı öğrenememiş, ümmet olmakla övünen ama başları beladan kurtulamayan, ilimden, bilimden, çağdaşlıktan, laiklikten uzaklaşmış adam gibi adam olamayan millet denemeyen ancak ahali diye nitelenen ulusların güçlülerce nasıl ezildiklerini anlatan en gerçekçi oluşumdur.

Atatürk; Eğitim bir milleti özgür, bağımsız, hür, onurlu yapar ya da köleleştirir, esaret içinde bırakır der. Esaretten kurtulmanın en güzel yolunu da şu sözlerle anlatır:

Ben sizlere doğmalar, asla değiştirilemeyen ayetler bırakmadım. Gösterdiğim ve takip etmenizi istediğim ilim, fen, bilim ve çağdaşlık yoludur.

Atatürk’ü ve miras bıraktığı akıl yolunu silmenin en güzel yolunu bulan bizim siyasiler, her zaman olduğu gibi kadının cinselliğini küçücük çocuklarda yaşama geçirdiler. Çocuklarınızı Arap kültürü ile Araplaştırarak millet olma, ulus olma bilincini yok etmenin kolay yolunu seçip, eğitimi özelleştirdiler.

Bunun için de eğitimi devletleştirmekten yavaş yavaş uzaklaştırıp paralı eğitim yolunu açarak her tarikatın, her inancın, her etnik gurubun, kendine militan yetiştirerek ülkeyi soymasına, ülke kaynaklarını sömürmesine olanak sağlansın istediler.

Bu gidişin zengini sevindireceğini olanın yine halkın çocuklarına olacağını görmediniz.

İlk okulun önemini ve tek öğretmenle beş yıl yetişen bir öğrencinin Cumhuriyetin ilk yıllarındaki başarılarını görmediniz. Hala göremediğiniz için de sanki kör kadermiş gibi 4artı 4 artı 4 adı verilen eğitimi–öğretimi felç eden bu sisteme sesiniz çıkmıyor.

Özel okullar ve özel dershaneler bunun için açıldı.

Dershaneler seçtikleri ve avladıkları zeki çocukları bedava burs vererek tarikatlara genç militanlar hazırladılar. Devletin Anayasa’sına uyarak en ufak bir taviz vermeden sadece eğitim ve öğretimle uğraşıp, çağdaş eğitime kapısını açmış tüm dershane ve özel okulları bu eleştirinin dışında tutuyor ve tenzih ediyorum. Zaten onlar kamuoyunda çok iyi takip ediliyor ve bu kadar baskıcı bir ortamda işlerini yapabilmeleri takdirle izleniyor.

Garibanın çocuğu dershane parası bulamadı. Özel üniversiteler sadece zengine, zenginin çocuğuna hizmet için açıldı.

Zenginin; özel okula ben neden bu kadar para veriyorum? Diye asla düşünmemesi bu yolu hızlandırdı. Anayasamız her çocuğun eğitim ve öğrenim görme hakkını devlet sağlamak zorundadır, der. Zengin sadece kendini düşündü.

Özel servisler, özel giysiler, babaların özel arabasıyla okul önünde fiyaka yapmalar ve öğretmene kafa tutmalar, aşağılamalar başladı.

Gariban ve çoğunlukta olan halk ise bunun hesabını sormak yerine camiden çıkmayan, Cuma selamlığını atlamayan, din dersi veren, inancını sergileyen siyasilerden o kadar memnun kaldı ki…. kendi çocuğunun hakkının yenmesini, görmezden geldi.

Özel okul az geldi siyasilere, devlet okullarını karıştırmaya başladılar.

Kıyafet serbestisi getirerek gerçek amaçları olan minicik çocukları kapatmayı amaçladılar. Gözler alışsın diye de öğretmeni ve öğrencisi ile ilk okuldan itibaren bu çalışmayı başlattılar.

Böylece minicik kız çocuklara henüz beş yaşında iken kadın olmayı öğrenip, minicik yürekleri ile yanında oturan erkek çocuklarının erkek olduğunu hissettiler.

Lise öğrencileri ise oje, ruj, rımel kullanarak okula gelmeye başladılar.

Saçlar salık, boyalı, fönlü.

Biraz zaman geçsin hele bir minicik başların örtünmeleri iyice yerleşsin, o çok modern olarak şık giysilerle gelenlere kısıtlamalar başlayacak ve çok kısa bir süre sonra kız-erkek ayrı okullarda okuyacaklar.

Şimdilik göz yumuyorlar.

Eğitim, cinsellik üzerinde kurgulanıyor.

Sıra tüm okulların özelleşmesine gelecek.

Böylece Kürtçe eğitimin yasaya gerek kalmadan önü açılıp, Anayasamızın sözde dokunulmayan ilk üç maddesine dokunmadan otomatik olarak herkes açtığı özel okulda istediği dilde öğretim yapacak.

Öğretmenler sözleşmeli olacak.

Ümmetçiliği benimsemeyenler birer birer temizlenecek.

Nasılsa dışarıda bulunan tüm yenilikleri, icatları, buluşları kullanmaya meraklıyız.

Bizim yerimize çağdaş eğitim yapan uluslar bulurlar bizde onların buldukları elektriği, cep telefonunu, tabletleri, bilgisayarları, çok modern, saray gibi uçakları, gemileri, tomografi, emar, her türlü sağlıkla ilgili gelişmeleri, ilaçları kullanarak ümmetçiliğe devam eder Araplaşarak, kimliğimizi unutarak bizlere bu hizmetleri sunup çocuklarımızı bu karmaşık eğitim sistemine sokanlara dua ederek mutlu mesut yaşarız.

> Yeni Meram >Yazarlar > OKULLAR AÇILIRKEN UYUTULANLARA SESLENİYORUM
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.