YAZARLAR

İnsan faktörünün inancının, ahlakının, adaletinin tek dayanağı hiç şüphesiz Eğitimdir. Eğitimin verildiği yer Okullar, Okulları verimli kılan unsurda Öğretmendir. Öğretmenlik başka deyimle Peygamberlik mesleğidir. İnsanlığın tenviri, aydınlanması çağın gereklerine göre donanımlı hale gelmesinin mimarları da keza öğretmenlerdir.

Türklüğün tarihinde adına eğitim dediğimiz olgu ne yazık ki çağın gereklerine asla ayak uydurmadığı içindir ki, bir ülke ve Ulus olarak geri kalmışlıktan asla kurtulamadık. Ne yazık ki çok partili hayata girdiğimizden bu yana Türk Öğretmeni çirkin siyasetin ağır baskısından hiçbir zaman da kurtulmamıştır.

1940 lı yılların başında ülke genelinde başlatılan eğitim seferberliği içinde açılan Köy Enstitüleri Türk Eğitim tarihinde bir güneş gibi doğmuş ve fakat, rüştünü tamamlamadan siyasetin hışmına uğramış ve kapatılmışlardır. Mel’un siyaset Köyün bağrından çıkan, arı duru köy çocuğunu, aydın mı aydın, medenimi medeni, yapıcı ve yaratıcı bir yürekle donatılmış meziyetlerden oluşan Köy Öğretmenleri’ne kendi köyleri çok görülmüş onların akıllı ve uyaklığının siyasetin ayağına çelme olacağı korku karambolu ağır bastığı içindir ki bindiğimiz eşeğin bizden akıllı olmasını istemeyiz teranesi keza Köy Enstitülerinin kapatılmasına neden olmuştur.

Zira bu öğretmenler köyün kendi evladı, kendi kanı, kendi canıydı. Onun gözü ne kasabada ve nede şehirde değildi. O ahırda,ağılda,hayvanlarının çobanı, tarlada, bahçede, toprağının çiftçisi, yerinde köyün muhtarı, yerinde köyün sağlıkçısı, köyün medarı iftiharı aydın yüzüydü..

Günümüz Türkiye sin de Köydeki öğretmeni aradığımızda kent merkezine yakınsa, günü birlik kent merkezine aksam gider, sabah gelir, Öğrencilerinden başka köyde kimseyi tanımaz, duygularında, düşüncelerinde şehre ne zaman kapak atacağım, ne zaman şehir merkezinde bir evim ya da bir araban olacak, Ona bakar.

İşte bu ortamda eğitilen köy çocuklarından istisnalar hariç, hiçbir çocuk Lise ve Üniversite eğitimi alamaz. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında şehirdeki rahat hayat içinden eğitime fırsat bulamayanların yerine köy çocukları genelde yüksek tahsil yapıp, öğretmen, doktor, mühendis, hakim, savcı olurlar ve mesleklerinin hakkını da teslim ettikleri içindir ki ülkemiz daha adil daha demokratik daha inançlı ve ahlaklı insanlar ülkesi oluyordu.

İşte bu mutlu insanlar bizim öğretmenimiz Köy Enstitüsü kökenli, etkin adil ve akıllı idi bizler onun tezgahının ürünleriyiz der hayır dualarını dudaklarından dizi, dizi, dökerdi. Günümüz Türkiye’ sinde bırakın dua etmeyi öğretmenine direnip hakaret edenlerin sayıları utanılacak boyuttadır. Bütün bu duygulara rağmen asil necip Tüm Öğretmenlerimizin Öğretmenler haftasını yürek dolusu sevgi ile kutlarız..

KADIN HAKLARI’NDA

UTANILACAK SIRALAMA !

Onu bir eş, onu bir hayat arkadaşı, onu bir kader yoldaşı ve onu kendi kanından, canından gelen evlatlarına süt veren ana, o müstesna değerleri karnında taşıyıp şekil almasının mimarı, ANA GİBİ YAR OLMAZ vecizesinin mihenk taşı kadının dünya kadın hakları sıralamasında 127. sırasında ülkemizin olmasından utanmayan yüzlerde insan derisi olduğunu düşünmek kesinlikle hatadır.

Sevgili Peygamberimiz “Cennet anaların ayağının altındadır” derken kadına verdiği değeri ulviyeti ile o kutsal hadislerinde dile getirmiştir. Müslüman’ım diyen her aklıselime kadına uzanan yolu gösterirken, kadına şiddet için uzanan elin cehennemin zümerası’nda yanacağını işaret buyurmuştur. Ulu önder Atatürk de Atatürk İlke ve İnkilapları ile Türk kadın haklarını Cumhuriyetimiz umde ve ilkeleri içine koymuş ve onun korunmasını Atatürk gençliğine emanet etmiştir.

Kendisi karısından üç adım önde giden, yazın sıcağında tiril, tiril gömleği ile serinleyip keyif çatarken, eşini kalın giysiler içinde yanıp kavrulmasından, sözde inancı gereği keyif, alan kara cahil adam bilmelidir ki, karım dediği kadın çocuklarının anasıdır. Cennet analaraın ayağının altındadır

> Yeni Meram >Yazarlar > ÖĞRETMENLERİN KÖY ENSTİTÜ KÖKENLİLERİ ARANIYOR..
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.