YAZARLAR

Ulu Önder Atatürk, “Muallimler, yeni nesil sizin eseriniz olacak!” vecizesini söylerken, eğitim ve öğrenimin müfredat programının çağın icaplarına uygun hazırlanıp uygulanması ile cumhuriyete, Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı nesil ve kuşakları yetiştirilmekteydi.

Onun içindir ki eğitimde fırsat eşitliği sağlanırken ister şehirli, ister kırsaldan her isteyen tahsil yapma imkanına sahip olduklarından, kırsaldan da kentten de okumuş makam ve mevki sahipleri çıkabiliyordu. Bir örnekleme yapacak olursak Bizim Akören’den yüzlerce eğitimcinin yanında Hava Pilot General, Yargıtay ile Danıştay başkanları, maliyeci, albaylar, iktisatçılar, bankacılar ve daha n nice üst düzey idareciler çıkmıştır.

Akören bölgesi halkının genlerinde kültür ve eğitimi ön plan da olup, Akören’in tarihinde bir Başöğretmen Mustafa Çetin, tezgahında işlenen gençlerin hemen hemen hepsini bu cemiyet ve ülkeye yararlı insanlar yapmış, verdiği feyiz ve eğitimle adam gibi adamlar yetiştirmiştir. Bu gün ise ilçenin en başarılı öğrencileri dahi iki yıllık meslek yüksek okullarına girememektedir…

Ekmeğimizden, aşımızdan önce gelmesi gerekli olan eğitim, çağın verdiği imkanlara rağmen her geçen gün kötüye giderken öğretmenlerin eseri çocuklarımız bir perişanlığın girdabında boğulmaktadır.

Türk eğitim sistemi Türk gençliği için umut olmaktan çıkıp işkenceye dönüşmüş. Fizibilitesiz, ve plansız eğitim on binlerce genci diplomalı işsiz konumuna getirmiş, görev başında olanlar da verimli olamadıklarından yeni nesil bir perişanlığın görünen yüzü olmaktadır.

Geçtiğimiz hafta kutlanan öğretmenler Günü haber ajanslarına buruk kutlama olarak geçmiş, gözbebeğimiz olması gereken öğretmenler sosyal haklarının yetersiz olmasından verimli olamamanın başlıca nedenlerini gözler önüne sermişlerdir.

Öğretmenlerin mağduriyetleri istihdam edilen bölge ve tesislerde can güvenliklerinin olmaması gibi hayati önem arz eden eksiklikleri de birlikte getirdiğinden işte şu Van Depremi’nde hayatlarını kaybedenlerin hazin sonları, ulus olarak yüreklerimize kor olarak düşmüştür.

Öğretmenlerin kırsalın kalkınmasında önder olmaları adeta yıllar yılı öncesi kaybedilmiş, öğretmen horlanan dışlanan bir mesleğin mensubu olup çıkmıştır.

Vazifeyi asliyesi bir peygamber mesleği olan öğretmenliği cazip hale getirecek politikalar üretilmesinde Milli Eğitim Bakanlığı’nın donanımlı hale getirilmesinde, TBMM ve iktidar-muhalefet partilerinin ittifak edip mesleğin onur ve haysiyetinin yüceltilmesi için daha yüce bilgi donanımlı öğretmenlerin Türk çocuğunun yetişmesinde yegane unsur olması sağlaması gerekir.

Öğretmenlik onurunun işsizler ordusu içinden çekilip ihtiyacın en ciddi ve ileri fizibilite tekniği ile tespit edilip ne yetersizliğine ve nede fazlalığına meydan verilmemelidir.

Eli öpülesi öğretmenlerimizin, bizler gibi ileri yaşlarda olanlara feyiz vermiş olanların sayıları yok denecek konuma gelmiş olup her yıl Öğretmenler Günü’nde gönüllerini alıp ellerini öptüğüm öğretmenlerimden Mehmet Gökcen’in telefonda “Senin sesini bekledim evladım” açıklaması gözümden yaşlar getirdi.

Ebedi hayata gidenleri rahmetle anarken bir eğitim aşığı ve öğretmen dostu olmamı bilerek görüştüğüm yüzlerce ve gıyaben tanıyıp sayıp sevdiğim binlerce öğretmen dostumu yürek dolusu sevgi ile kutlar, her birine yaşama sevinci dolu gelecekler temenni ederim…

> Yeni Meram >Yazarlar > ÖĞRETEMEYEN ÖĞRETMENLER ÇÖZÜM BEKLİYOR !!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.