YAZARLAR

***

“PARA konuşunca doğruluk susar.”

***

GEÇEN ay ulusal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u çeşitli etkinliklerle andık. Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ile Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli’yi bu nedenle özellikle kutladık.

*

AKİF’İN ÖZGEÇMİŞİ…

1873’te İstanbul’da doğdu, 1936’da İstanbul’da yaşamını yitirdi. 4 yaşında Fatih’te Emir Buhari Mahalle Mektebi’nde başladığı eğitimini Fatih Merkez Rüştiyesi’nde sürdürdü. Ardından Mülkiye Mektebi’nin idadi bölümünü bitirdi. Babasından Arapça öğrendi. Fatih Camii’nde İran edebiyat ı okutan Esad Dede’nin derslerini izledi. Farsça ve Fransızca da öğrendi. Babasının ölümü ve evlerinin yanması üzerine Mülkiye’nin yüksek kısmından ayrılmak zorunda kaldı. Halkalı Mülkiye Baytar Mektebi’ni birincilikle bitirdi. Ziraat ve Ticaret Nezareti’nde veteriner olarak çalışmaya başladı. Rumeli, Arnavutluk ve Arabistan’da dolaştı. İstiklal Marşı’mızı yazdı ve “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” dedi.

İşte bazı şiirlerinden bir demet:

*

AHİRET YOLU

Sokakta sade bir ‘Amin!’ sadasıdır gidiyor,
mahalle halkı birikmiş, imam dua ediyor.
Basık bir ev; kapının iç yanında bir tabut,
başında çınlayan avazı dinliyor, mebhût.
Denildi: ‘Fatiha!’; Amin’i kestiler bu sefer,
Göğüsler inledi, derken, açık duran eller,
hazin alınları bir kerre okşayıp indi,
deminki zemzemeler bir zaman için dindi,
duyuldu sonra imamın nidâ-yı mağmûmu,
diyordu: “Söyleyin Allah için şu merhumu,
nasıl bilirsiniz ey müslümanlar?”

– “İyi biliriz!”
-Yarın huzur-i ilahide toplanıp hepiniz,
bu yolda hüsn-i şehâdet edersiniz ya?
– Evet!.. İmam efendi, helallik iste merhamet et.
– Helal edin hadi öyleyse şimdi hakkınızı.
Çeker durur onu sâhil-cüdâ açıklarına,
bakar mı bir taşın üstünde durmuş ağlayana?
Nasıl duyar ki uzaklarda inleyen kadını?
Nasıl görür ki yetimin huruş eden yaşını?
Değilmiş öyle geniş nâlenin hudûdu meğer,
sokak bitip dönülürken kesildi matemler!
Ağır ağır gidiyorken cenaze kafilesi,
nihayet oldu Musalla, birinci merhalesi.
Musalla; ahıdır, berceste, matem-zâr-ı dünyanın,
Musalla; minber-i tebliği dünyada ukbânın,
Musalla; ders-i ibrettir durur pîşinde irfanın.
Namaz kılındı, dua bitti. Kârban yoluna,
düzüldü taht-ı mematın girip birer koluna.
Yarım saat henüz olmuştu yolcular durdu,
demek ki, komşusu dünyanın ahiret yurdu.
Cenaze indi omuzdan yavaş yavaş, sonra,
sokuldu servilerin ortasında bir çukura.
Atıldı üstüne üç beş kürek kemikli çamur,
kabardı toprağın altında bir an, bir ur!
Evet, çıban, ki yatan duymuyorsa dehşetini,
dönün de arkadakinden sorun fecâ’atini.
Sükûn içinde uyurken şu bir yığın toprak,
ilel’ebed o küçük ruh çırpınıp duracak!..


> Yeni Meram >Yazarlar > O, Mehmet Akif’ti
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.