YAZARLAR

Nitelikli ara eleman sıkıntısı gündemden düşecek bir konu değil. Bu sıkıntıyı oluşturan şartların sebeplerini geriye doğru bakarak aramak gerekiyor. Geçmişte yapılan yanlışlar, sevgisizlik, dayak, küfür, hakkını aramaya kalkana kapıyı göstermeler, sanatı öğretmeme manevraları, anlatılacak konuları küfürle ve hakaretlere anlatma geleceğin nitelikli ara elemanlarını yıldırdı, soğuttu, bıktırdı, kaçırdı.

Mektepliler, bu saatten sonra eğilmez, usta sözü dinlemez, alet edevat eline yakışmaz gibi yaklaşımlarla küçümsenen, horlanan, sanatını pekiştirmeye geldiği yerde, azarlanan, şunu al, bunu al diye ayak işlerine koşturulan gençler oldular.

Anadolu’da bir konuda kabahat aranırken, ok’ ta da var, yay’da da var tabiri kullanılır.

Sanayilerimizde düne kadar ustaların gösterdiği meslek inceliği dışında, eğitim diye bir şey yoktu. Sanayilerden Çıraklık okullarına gelen öğrenciler haftada bir gün, ustaların bütün muhalefetlerine karşı okula gelmişler, okul kurallarına uydukları takdirde kalfalık belgesi alabileceklerini öğrenmişlerdi.

Alaylı ve mektepli iki grup çırak yetişti sanayilerimizden.

Mektepliler, işlerinin kitabi yönden bütün bilgisine sahip olsalar da, ellerine takım, tornavida yakışmıyor deniyordu.. Aynı yaşlarda oldukları arkadaşları iş tulumlu, yağın-pasın içinde verilen işi var güçleriyle başarmaya çalışırken, onlar takım elbiseli, kravatlı, ellerinde kitapları ile yapılanları seyrediyorlar, işin bir ucundan nasıl tutulacağını bilmiyorlar diye anlatılıyorlardı.

Mekteplilerden zeki olanları, ustaların ve kalfaların kendilerine koydukları tavıra karşı, Üniversite okuyup Mühendis oldular. Olamayanlar sanayide çalışmaktan vazgeçtiler.

Dünün ustaları, bu çocuklara sevgiyle yaklaşabilirlerdi. Mektepli benim işime yaramaz demeyebilir, bir çok gencin yanlarında ciddi anlamda staj yapmasına imkan verebilirlerdi. Dükkana uğrama, uğramış gibi görün, getir evraklarını imzalayayım yaklaşımlarında bulunmayabilirlerdi.

Ustalara, yanlarında staj yapan çocuklardan kaç tanesiyle okul bittiğinde çalışmak istersiniz diye hiç sordunuz mu?

Ya güldürme adamı dediler, ya tövbeler olsun olmaz dediler, ya da dükkanın kapısından içeri koymam diye direttiler!…

“Nitelikli ara elemanı” yok türküsü çağıranlar, bu sorunu bugün kucaklarında bulmadılar.

Dün bu çocuklara işletmelerinde, atölyelerinde, dükkanlarında yer verebilselerdi, Meslek Lisesi mezunu gençlere sevgiyle ve ilgiyle sanatlarının ve gönüllerinin kapılarını açabilselerdi, bugün bunları konuşmuyor olacaktık.

Okul-işyeri bağlantıları hep görüntüden ibaret kaldı. İşyerlerine gönderilen öğrenciler, sadece bir sefer gittiler o işyerlerine, ben geldim, hadi eyvallah demek için!…

Öğrenciler pratik yapma imkanı bulamıyorlar, doğru. Ustalarımız kendilerince bu çok bilmişleri tezgaha bile yaklaştırmadılar.

Öncelikle bu önyargı değişmeli. Bu önyargı değişmediği müddetçe nitelikli ara elemanı diye daha çok bağırırsınız.

Ustalarımız ve işyeri sahiplerimiz mektepli gençleri yıllarca nazlana nazlana kabul ettiler. Sonunda fazla naz aşık usandırdı.

Şu anda zaman, eski defterleri açma zamanı değil. Nitelikli ara elemanı el birliği ile nasıl yetiştirilir zamanı.

Bu insanları ya siz yetiştireceksiniz, ya da siz!…

İthal ara elemanı getireceksiniz durmayın, getirin!…

İyi ara elemanına iyi ücretler verme niyetiniz dilinizin ucunda ve çaresizlikten söylemek zorunda kaldığınız sözler.

Vakit geçiyor, aldığınız ve almayı hayal ettiğiniz işler başka şehirlere kolayca kayma durumunda. Siz ise hala odunumun parası derdindesiniz!…

Yanı başınızda ki bu gençleri istihdam ederek yetiştireceksiniz, başka çarenizde, seçeneğinizde yok. Kaçacak, göçecek yönünüz kalmadı.

Dün yapmanız gerekenleri yapmadığınız için ceremeyi hem kendiniz, hem de şehir çekiyor.

Meslek Liseleri elimizde iyi bir hazine. Sızlanmayı bırakıp, bu genç çocuklara meslek aşkı ve sevgisiyle yaklaşılması, yetişmelerinin sağlanması gerekiyor. Teknik Üniversite neden istediğimiz, böyle bir okula hergün çok daha fazla ihtiyacımızın olduğu ortaya çıkıyor. Bu Üniversiteye bağlı Yüksek okullarda pekala nitelikli ara elemanlarının yetişmesine imkan sağlanabilirdi.

Bu olmadığına göre, Sanayimiz, Sanayi Odamız, ilgili kurumlarımız, kuruluşlarımız ve Üniversitemiz vakit geçirmeden nitelikli ara elemanı yetiştirme konusunda adımlar atmalı hem de hiç vakit geçirmeden.

Zaman nutuk atma zamanı değil. Zaman, olmayacak, gelmeyecek yerlere adam sipariş etme zamanı değil. Odaların Başkanları kürsülerden konuşmayı bırakacaklar.

Kopan Okul-işyeri bağlantısını bir daha kopmamak üzere sıkıca bağlama teşebbüsüne hemen başlayacaklar. Ben babamdan böyle gördüm, ustamdan böyle duydum diyen ustalardan başlamak kaydıyla sanatlarını ve mesleklerinin inceliklerini nitelikli ara elemanı namzetlerine gösterilmesini sağlayacaklar.

Çocuklara harçlık ve yevmiye dahil nasıl destek olunursa olacaklar, gerekirse fonlar ve yardımlaşma sandıkları kuracaklar. Bakanlıklar arası koordinasyon ve işbirliği sağlanması yönünde girişimlerde bulunacaklar.

Laf ile ekmek-peynir gemisi yürüseydi şimdiye kadar çoktan yürürdü.

Şimdi bazı arkadaşlar şu zamana kadar şunlar şunlar yapıldı diyebilir. Yapıldı amma nitelikli ara eleman derdine çare olamadı!…

Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükçü’ye ve Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk’e bu konuda çok iş düşüyor. Her ikiside yeterli donanıma ve enerjiye sahip iki yönetici.

Hayırlı uğurlu olsun fasıllarının bir an önce bitirilip, genç ve enerjik Başkanların yüzlerini bir an önce tam kapasite ile Konya’nın meselelerine döndürmeleri gerekiyor!…

> Yeni Meram >Yazarlar > Nitelikli ara elemanı türküsü!…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.