YAZARLAR

■ En verimli yağmur, alın teridir.


***

Merhum dostum şair Mustafa Necati Karaer dizelerinde dile getiriyor;

Ben yağmurlu havaları severim

Onun için bakışlarım ıslaktır.

Yağmur, şiirse güzeldir. Şiirsel her türlü oluşumlar güzeldir, yağmur daha da güzel.

Taşkınlara, göçüklere, ölümlere yol açmıyorsa yağmur umuttur, şenliktir, bettir ve berekettir. Yağmur sudur, su ise yaşamdır.

Yağmur kuruyan bütün göl, gölet, baraj ve akarsulara yaşam verir. Yağmur yağdı mı, topraktan da “yaşam şarkıları” yükselir. Bu bağlamda yağmur, biraz da yaşamın bir başka tercümesidir; doğanın sevinç gözyaşlarıdır.

Yağmur aynı zamanda eşitlik göstergesidir,

■ Yağmur adil olanın da olmayanın da üstüne eşit miktarda yağar.
■ Yağmur yağar her gün adaletlinin de adaletsizin de üzerine; ama daha çok adaletlinin üzerine. Çünkü almıştır adaletsiz onun şemsiyesini.

Hububat ambarı ve pancar deposu Konya için yağmurun ayrı bir önemi ve özelliği vardır. Yağmurdan uzak kurak yıllarda bozkır acıyla inler, tarlalarda umutsuzluk boy verir, hüzün egemen olur. Dudaklar suskundur, yürekler buruktur. Vuslatlar başka baharlara ertelenir. Yanık bozkırdan yanık türküler yükselir, yarınlar sabır taşına yatırılır.

İlkbahar yağışları ise, kartpostal bir görünüm renkliliğinde, hüzünleri dağıtır, şenlik olur, düğünler birbirini izler. Konya Ovası’ndan ülke haritasına pembemsi görüntüler yansır.

Hz. Mevlana’nın yaşadığı dönemde bahar yağmurları kutsal olarak nitelendirilir, bolluk ve bereketin habercisi olarak kabul edilir. Bu nedenle Nisan yağmurlarının yöremiz için ayrı bir anlamı ve değeri vardır;

■ Bahar yağmuru nasıl tabiatı canlandırıyorsa senin de dimağını ve bedenini o şekilde canlandırır. Güz yağmurundan kaçabildiğince kaç, çünkü güz yağmuru yaprakları döktüğü gibi seni de hasta eder. Ama bahar yağmuru nasıl tabiatı canlandırıyorsa senin de beynini ve bedenini o şekilde canlandırır.

Mevlana Müzesi Müdür Vekili Dr. Naci Bakırcı, Mevlana Müzesindeki, Nisan tasının onlarca yıldır Anadolu’da nisan yağmurların toplanması geleneğinin günümüze değin taşınmasına vurgu yaparak tasın, Anadolu insanının Nisan yağmurlarına verdiği önemi göstermesi bakımından da dikkat çekici olduğunu dile getirmektedir.
Çiftçilerin tohum olarak kullandıkları buğday ve arpaların nisan tasının içerisine bereket olsun diye konulduğuna dikkati çeken Bakırcı, ekim için tohumların buradan alınıp diğer tohumlarla ekildiği bilgisine ilk kez ulaşıldığını da ifade ediyor.

Yeniden başa dönersek;

Hububat ambarı ve pancar deposu Konya için yağmurun ayrı bir önemi ve özelliği vardır. Yağmurdan uzak kurak yıllarda bozkır acıyla inler, tarlalarda umutsuzluk boy verir, hüzün egemen olur. Dudaklar suskundur, yürekler buruktur. Vuslatlar başka baharlara ertelenir. Yanık bozkırdan yanık türküler yükselir, yarınlar sabır taşına yatırılır.

İlkbahar yağışları ise, kartpostal bir görünüm renkliliğinde, hüzünleri dağıtır, şenlik olur, düğünler biri birini izler. Konya Ovası’ndan ülke haritasına pembemsi görüntüler yansır.

■ Abanın kadri yağmurda bilinir.

BİR DAMLA

YAĞMURLU ŞİİRLER

■ Boşluğa bulut, buluta yağmur

Yağmura toprak ne güzel uymuş.

Gündüze güneş, güneşe tarla

Tarlaya başak ne güzel uymuş.

Başağa buğday, buğdaya insan

İnsana emek ne güzel uymuş.

Emeğe eylem, eyleme yürek

Yüreğe sevgi ne güzel uymuş.

■ Yağmur yağdı mı ben yoğum

Yağmur içime yağıyor

Umuttur, yelken açıp giden

Ha deseniz ağlarım artık

Yağmur yağdı mı ağlarım ben.

> Yeni Meram >Yazarlar > NİSAN YAĞMURLARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.