YAZARLAR

İçi boş, benzi sararmış, ona āşıktır māye,
Derd-i hicrān ile inler eder âh leylâye.
Arzeder hıçkırarak aşkını hep mevlâye,
Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!

Bu cihānın ötesinden geliyor nağmeleri,
Kanatır sîneyi, kalbi, deler elbet ciğeri.
Erişir mi buna kudret, buna insan hüneri,
Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!

Bu ne aşkın, bu ne derdin, bu ne mestin sesidir,
Bu ne tizin, bu ne evcin, bu ne pestin sesidir.
Bu ezelden geliyor, bezm-i elestin sesidir,
Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlânâye!


Eğrisiyle doğrusuyla Hz. Mevlana için düzenlenen etkinlikler noktalandı.

Tartışmalara konu oluşturan Şeb’i Arus, dileriz ki gelecek yıl sadece Konya’da yapılır, İstanbul aldatmacasına son verilir.

“Değilse, İstanbul’un fethini bu kez da biz İstanbul’a taşırız.” ben söylemiyor, yazmıyorum. Onlarca Konyalını esnafın, basın mensuplarının, akil insanların,

Hz. Mevlana’nın içtenlikle dostlarının ve de konuşamayan kimi siyasal aktörlerin, sivil toplum örgütler ilgililerinin adına da söylüyor ve yazıyorum. Söylediklerimizi ve yazdıklarımızı sanırız, Mısır’daki Sağır Sultan bile duydu.

Hz. Mevlâna’nın ölümlü dünyadan ölümsüzlük âlemine göçtüğü, bu ayda onun insanlığa en büyük emanet ve vasiyeti Mesnevi’den edeble ilgili kimi sözleridir.

Söze edeble başlamak, yaşamı edeble süslemek, edebli ve imanlı biri olarak ebediyete göçmek bir Müslüman’ın herhalde en büyük arzusu olmalıdır;

Akıldan iman nedir diye sordum, akıl kalbimin kulağına: İman edebtir, diye fısıldadı.

Edeb ve terbiyeden kaçanlar mertleri de mertliği de utandırırlar.

Mevlana’nın yedi öğüdü

Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol, hoşgörülülükte deniz gibi ol, tevazu ve alçakgönüllülükte toprak gibi ol, hiddet ve asabiyette ölü gibi ol, başkalarının

kusurunu örtmekte gece gibi ol, şefkat ve

merhamette güneş gibi ol, cömertlik ve

yardım etmede akarsu gibi ol!

Mevlana’dan anekdotlar;

Toplantıya katılan Mevlana’ya sorarlar;
Başköşe neresidir?
Bulunduğu yerden kalkıp kapı dibini yeğleyen Mevlana soruyu yanıtlar;

Aşk adamı için baş köşe sevgisinin kucağıdır.

■ Üç şey vardır, hakkında dudağını kıpırdatma;

Gittiğin yol, paran bir de mezhebin.

Çünkü bu üçünün de düşmanı çoktur.

■ Küle döndüysen, yeniden güle dönmeyi bekle.
Ve geçmişte kaç kere küle dönüştüğünü değil,
kaç kere yeniden küllerin arasından doğrulup
yeni bir gül olduğunu anıksa!

■ Güzel sesli bir hafız Kur’an okuyordu. Sesten duygulanan Hz. Mevlana göz

yaşlarıyla dinliyordu. Bu sırada elini ağzına kapayarak esneyen adam,göz yaşlarına bir anlam veremeyerek sordu:

-Efendi Hazretleri niçin ağlıyorsunuz, ağlanacak bir şey mi var ortada?

Hz. Mevlana esneyen adama anlayacağı dilden yanıt verdi:

-Güzel sesli hafızlardan gelen Kur’an sesi cennet kapısının açılışı gibi geliyor.

Esneyen adam başını sallayarak bana da

öyle geliyor deyince Mevlana düzeltiyor:

– Senin duyduğun ses, cennet kapısının açılış değil kapanış sesi olmalıdır. Çünkü dedi, açılış sesi gözyaşı döktürür, kapanış sesi uyku hali getirir.

BİR DAMLA:

■ Bir yanda korku bir yanda ümit varsa iki kanatlı olursun, tek kanatla uçulmaz zaten. Sopayla kilime vuranın gayesi kilimi dövmek değil, kilimin tozunu almaktır. Allah sana sıkıntı vermekle tozunu, kirini alır. Niye kederlenirsin?

> Yeni Meram >Yazarlar > NELER SÖYLÜYOR HZ. MEVLANA’YA
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.