YAZARLAR

Değişmeyen üslup böyledir:

Bayramın nasıl geçtiğini değerlendirir tartışırız. Değişen tek şey, şimdilik terör “ateş kes modunda” olduğu için “analar ağladı” listesine sınır ve gezi parkı olayları dışında fazla ekleme bir olmadı. Bir de negatif olaylar sayfasına enflasyonun yükselmeye başladığı kaydını düşmek gerek. Ötesi hep bildik, acılar, gözyaşları. Trafik canavarı hız kesmedi, kimi ocaklar söndü. Bayram gündemine bu kez, Ergenekon davasında verilen ağır cezalar yer aldı, yine hüzün, yine burukluk, acılar.

Mezarlıklar ziyaretçilerle doldu taştı, bir çocuk bahçesine dönüştü. Hemşeriler yine memleketlerine koşup geldi; yeni giysilerle, bildik bayram ziyaretleri birbirini izledi

Bayram sonrası değerlendirmelerine bu kez ayrı bir açıdan yaklaşmak istiyorum.

Her Bayramın, kendine özgü bir anlamı, derinliği ve güzelliği vardır. Örneğin dinsel bağlamda inanç, iman, tefekkür, yol göstericilik ders vermek, öğretmek, eğitmek, saygı, sevgi, yaşam biçimi, affetmek, barış, gelenek, görenek, manevi değerler vb. yüklüdür.

Ulusal özgürlük, kahramanlık, destan tarih, çoşku, birlik, beraberlik hamuruyla yoğrulmuştur..

Bir de doğa bayramlarımız girer devreye, Ağaç, Bahar Bayramları gibi, üstelik bayram boyutuna ulaşan öyle çok haftamız var ki.. Bayramı ve haftası çok olmak da büyük ulus, büyük devlet olmanın bir başka göstergesidir.

Her bayram geldiğinde ya da bayram ertesinde hep sormuş ve sorgulamışımdır;

Bayram nedir?

En nesnel, belki de günün koşullarına uygun yanıtı Can Yücel’in dizlerinde buldum;

■ “Nefes almak bayramdır mesela; günün birinde soluksuzkalınca anlar insan…

Görmenin nasıl bir bayram olduğunu karanlık öğretir;sevmeninkini yalnızlık…

Sızlamayan her organ, hele de burun direği bayramdır.

Bayramdır, elden ayaktan düşmemek, zihinden önce bedenikaybetmemek, kurda kuşa yem olmayıp “Çok şükür bugünü de gördük” diyebilmek…

Sevdiklerinle geçen her gün bayramdır.

Yoğun bakımda sancılı geceyi ya da kangren olmuş birilişkiyi bitirmek de öyle…

En acıktığın anda dumanı tüten bir somunun köşesinibölmek, korktuğunda güvendiğine sarılabilmek, daradüştüğünde dost kapısını çalabilmek bayramdır.

Bir sürpriz paketinden çıkan hediye, tatlı bir şekerlemedeüstüne serilen battaniye, saçlarını müşfik bir sevgiyleokşayan anne bayramdır.

“Ona güvenmiştim, yanılmamışım” sözü bayramdır. Hiç aldatmamış, aldanmamış olmak bayram…

Yeni eve asılan basma perdeler, alın teriyle kazanılmışilk rızkın konduğu çerçeveler, yüklü bir borcun sontaksiti ödenirken sıkılan eller bayramdır.Evde yalnızlığı noktalayan insan nefesi, akşam kapıda karşılayan yavuklu busesi, sevdalı elin tende gezmesi,nice adak ardından çınlayan çocuk sesi bayramdır.

Alnı açık yaşlanmak bayramdır; ulu bir çınar gibi ayakta ölebilmek bayram.”

Bayram nedir sorusuna hala yanıt arıyorum ve diyorum ki, bayram, bir bardak suda alınan lezzettir; göz göze gelişteki ilk bakıştır.

Günah işlemediğimiz günler de bizim bayramımızdır!

■ Âfak bütün hande cihan başka cihandır

Bayram ne kadar hoş, ne şetâretli zamandır!

BİR DAMLA:

Bayram Yemeği

Korkarım felekte bir gün
Bir bayram yemeğinde.
Anam, babam gibi kardeşlerim de,
En güzel dalgınlığında ömrün.
Beni gurbette sanıp
Keşke gelseydi bu bayram
Diyecekler.
Ve birdenbire yürekler,
Aynı acıyla yanıp
Hepsinin gözleri yaşaracak.
Öldüğümü hatırlayarak.

> Yeni Meram >Yazarlar > NEFES ALMAK BAYRAMDIR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.