YAZARLAR

“Kişisel görüş ve şahsi düşüncelerim” başlığı ile 18 01 2013’te Konya mahalli gazetelerinden birine; madende göçük altında kalan 3 işçimiz nedeniyle ve Soma faciasında 301 kişiyi kaybetmeden çok önce yazdığım bir makalenin bir kısmını aynen alıyorum;

“Madencilik dünyanın her yerinde var, göçük, grizu patlaması su basması vbg, için dünyada alınan tedbirlerin aynısı bizde de alınsa sanırım kaza ve ölüm oranları da dünya ile aynı olur. Devlet İstatistik Enstitüsü dünyadaki maden kazaları istatistiklerini isteyip inceleyemez mi? Ne gibi kazalar ile karşılaşılmış, ve sonra bir daha olmaması, yada zayiatı azaltmak için ne gibi tedbirler alınmış? Bu madenleri sattığımız özel şirketlerde maden mühendislerini bilgi ve görgüsünü arttırmak üzere Kanada, Amerika, Rusya, Arjantin ve hatta Çin’e gönderemezler mi? Özel sektöre devrederken kontrolör ve mühendislerimizin parası, özel sektör yerine devletçe ödenerek, kontrolör ve mühendis maden sahibinin baskısından kurtarılamaz mı? Tıp Dr.larının meslek yemini var da, diğer mesleklerin, idarecilerin yemini yok mu? Madende yer altı kolunun ilerleyeceği yöne, önceden yeryüzünden sondajlar yapılıp, gazı tahliye edip, havalandırma boruları konamaz mı? Demişim ki; Bu sondajlar su da olsa bize gösterip bu günlerdeki facia olmazdı. Ben bu maden konusunu bilemeyebilirim ama, “İnsan hayatı söz konusu” olunca aklıma bir sürü tedbir geliyor. Ölçüm aletlerinin muntazam kontrolü, zamana göre modernleştirilmesi ve kalibrasyonları devletçe denetlenemez mi? Jeneratörler faal mi? yada aydınlatma lambalarının pil şarj değerleri madene girilmeden önce ölçülemez mi? Maskeler yeterli kalitede mi? Açılacak tünellerin etrafındaki ve üstündeki kayalar, karayollarında tünel yapımında kullanılan 15-17 metre uzunluğunda somunlu vidalarla önceden birbirine sabitlenemez mi? Bolu dağı altındaki tünel çökmüyor, yeraltındaki tünel çöküyor. Destekler hala eski Amerikan filmlerinde olduğu gibi tahta ise, gerekli yerlere çelik konstriksiyon yapılamaz mı? gerçekten içim ezilerek belirteyim ki, bu yazımdan bir süre sonra Soma faciası yaşandı. Amerika yer altı sularının haritasını çıkartmış. Biz de havadan yer altı topografik çalışmaları mı? yada sonör kullanarak, yada maden kolunun ilerlediği yöne ince sondajlar yaparak, maden kolunun gölün içine mi, denizin altına mı, yoksa bir yer altı gölüne mi yaklaşmakta olduğunu tespit edemez miyiz? Çalışmalar o yöne durdurulabilir yada yön değiştirilebilir. Özellikle Ermenek gibi akarsuların bol olduğu bir yerde bu nasıl yapılmaz? 18.01.2013 tarihinde yazdığım makale gibi 31.10.2014’te yine bunları vurgulayarak kendi sözüm- kendi aforizmam olan “Aydınların sustuğu ülkede, karanlığın bastığının farkına varılmaz” deyişime olan inancımı da belirtmek istedim.

Tüm şehit madencilerimize Allahtan rahmet, geride kalan ailelerine ve Yüce Milletime başsağlığı dilerim.

İhmal, tedbirsizlik-dikkatsizlik, cahillik ya da çok kazanmaya hedeflenmiş para hırsını yenmeliyiz ki; bu kazaların sayısı artık kabul edilebilir dünya madenciliği seviyesine insin. Hepinize saygı ve sevgiler…

> Yeni Meram >Yazarlar > NE DEMELİ, KİME DEMELİ?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.