YAZARLAR

Rahmetli Metin Toker’in çok yerinde bir saptaması vardır;

“ Doğru yapıldığı takdirde, dünyanın en iyi mesleği gazeteciliktir.”

Buna koşuk Sıkça karşılaştığımız sorudur;

Nasıl gazeteci olunur?

Kimi yazılarım ve İletişim Fakültelerindeki derslerimde soruya yanıt vermeye çalışır ve iki nokta üzerinde dururum;

Gazeteci hem olunur, hem de doğulur!

Konuyu açarsak;

“Gazeteci olunur” değerlendirmemizi iyi ve tereli bir eğitim eksenine oturturuz.

“ Gazeteci doğulur “öngörüsü ise çok boyutludur. İlhan Selçuk’un dillendirdiği gibi bu işe soyunanlarda önce mangal gibi yürek ister. Merhum Selçuk’a bir genç mektupla sormuş;

“Yazar olmak istiyorum, bana bir yol

gösterir misiniz? ”

Meraklı gencin mektubuna yanıt veren Selçuk, yazar olmak için önce iyi eğitimden geçmek gerektiğini vurgulamış ve eklemiş;

“Ama yeter mi, yetmez. İnsanda yürek olması da gerekir. Bilgisi olan, kalemi olan, daha başka deyişle az buçuk yeteneği olan onca kişi, yürekli olmadığı için ‘yazar’ sıfatına hak kazanamamıştır. İdare-i maslahat üstüne kalem oynatarak gününü gün etmeye çalışan, iki buçuk günlük bir ömürde egemenlerin dalkavukluğunu yaparak yazarlık taklidine girişenlere yazar diyebilir miyiz? Çağımızın değer yargılarına sırt çevirmiş adam; Esen rüzgâra göre bir o yana, bir bu yana dümen tutarak gemisini yürütmeye çabalıyor. Yüreksizliğin yarattığı bunalımı lüpçülük zanaatıyla gidermeye bakıyor. Sermaye egemenlerinin sofrasından payına düşen artıklar kendisine yetiyor. Her yazısında kişiliğini biraz daha damgalıyor.
Yazar diyebilir miyiz böylesine? Demek ki yazar onurlu insan yüreğine sahip olacak. Çünkü işin ucunda savcı var, mahkeme var, cezaevi var, cezaevinin de ötesi var. Ama yeryüzünde bir yazarın yürekli bir yazarın mahkemede ve cezaevinde küçüldüğü görülmemiştir. Adam var yaza yaza küçülür; adam var cezaevinde yata yata büyür.”

***

Gazetecilik, Eğitim ve Tıp’ta olduğu gibi insan ve toplumla doğrudan bağlantılı, renkli ve heyecanlı bir meslektir. Gazetecilik aynı zamanda kamu görevi niteliği taşıdığından toplumsal açıdan önde gelen mesleklerden biridir. Ancak, merhum Toker’in vurguladığı gibi gazetecilik doğru, düzgün ve düzeyli yapıldığı takdirde dünyanın en iyi, en saygın mesleğidir. Kimilerince ayağa düşürüldüğü durumlarda ise aynı iyimserlikte değiliz. Alaylı- mektepli gazeteci kimliğimle bunun tartışmasına girmeyeceğim; diyeceğim ki;

Basın sektöründe çalışanlar, donanımlı eğitimli ve kültürlü olmak zorundadır.

Sıkça sorulan bir soru daha vardır;

“Gazeteci olunur mu, doğulur mu?”

Bireysel görüşüme göre; hem doğulur, hem de olunur. Gazetecilik dünyanın en iyi mesleğidir, zor ve çetin uğraştır tatili yoktur, zamanla yarıştır, günlük çalışma süresi 24 değil, 25 saattir. Haber değeri olan olay/olgu ve bülten haberciliğinin ve rutin sorunların r dışında ne zaman gelişeceği önceden belli olmamaktadır. Gazeteci kendini sorgularken “ Ne oldum değil, ne olacağım?” demelidir.

Rutinlerin dışında mesleksel deontolojiye uymak, başarının ilk koşuludur.

Gazetecilik, bir sevda ve tutkudur. Yüzeysel değil, kökten gelirse, başarı kapılarının tek tek açılacağı kuşkusuzdur.

Gazeteciliğin önemli niteliklerinden biri de, kamunun gözü önünde olmasıdır. Kendi kendinizle baş başa kalmanız olanaksızdır. Sürekli toplum katmanlarıyla yüz yüze konumdasınızdır. “Gazeteci oldum” demekle gazeteci olunmuyor. İlk basamak bilgi ve donanımdır. Her önüne gelenin gazetecilik moduna girmeleri dahası köşe yazarı olarak arzı endam etmeleri mesleğin yozlaşmasına neden oluşturmaktadır. Günümüzde yaşanan gerçeklerin ana figürü de budur!

Bir damla:

■ Çok yazmak, çabuk yazmak önemli değildir. Dünya, nasıl yazdığınıza değil, ne yazdığınıza bakar.

> Yeni Meram >Yazarlar > NASIL GAZETECİ OLUNUR?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.