YAZARLAR

Ne zamandır mutluluk haberleri yazamadığımı fark ettim. Mutlu bir şeyler yazmak şu tarafta dursun, hayata dair gülümseten iki lokmalık bir şey bile yaşanmaz oldu. Gülen yüzler, sımsıcak söylenen sevgi sözcükleri, damakta tat bırakan hoş sohbetler, iç açıcı durumlar, hiç biri kalmadı…
“Bir ihtimal, bir gülümseme nasiplenirim dilinden ya da sözünden” diyerek aradığım eş dosttan da aradığımı bulamaz oldum son zamanda. Bunu bulamayıp bir de üstüne, kendi pozitif enerjimden katar oldum daha fazla, her birine hem de… Sırf insanlar gülümsesin, bir parça mutlu olsunlar diye.
Her dokunduğun insandan bin ah işitmek kolay değil. Mutluluk, masallarda kalmış gibi! Tarih öncesine aitmiş gibi! Bizlere has olamazmış gibi… Mutluluk, iğne deliğinden ipi geçirebilecek marifeti istiyor artık bizlerden. Kılı kırk yarıyor… Geleceği varsa da nazlana nazlana, süzüle süzüle geliyor!
Zaten geldiğinde de tıpkı hal hatır sorup hemen kaçıverenler gibi bir çırpıda gidiyor! Onun verdiği gülümsemeyi yüreğinize henüz indirmeden üstelik! Tebessümü sadece dudak ucunda bırakıyor, sindirtmiyor size kendisini, doya döküle…
Her şeyi yarım ağız yaşatıyor! “Şöyle gümbür gümbür, gani gani coşturayım hele bi insanları” demiyor.. Sıktıkça sıkıyor bizleri, Kastıkça kasıyor… Kapı aralığından “ce e” deyip ansızın uzaklaşıyor, tıpkı yaramaz çocuklar misali! Bizimle oyun oynar gibi… Hâsılı; ben yazmak istesem de ona dair bir şeyler, bu pek mümkün olmuyor. Haksız da sayılmaz insanlar onu bulamamakta.
Zira herkesin derdi başından aşkın! Kime sorsan, ya geçim sıkıntısı içinde, ya borç harç derdinde ya da iş güç telaşında… Hiç biri yoksa bile geriye kalanlar da çoluk çocuk gailesinde. Anlayacağınız, kimsede tat yok! Hele bir de pandeminin burnumuzun ucuna kadar gelmiş halleri yok mu? İşte en can sıkıcısı da o! En yakınlarımızdan geliyor artık “Covid -19 pozitif” haberleri. Kimden korunacaksın? Nerede, nasıl korunacaksın bu virüs bolluğunun içinde? Kimlerden, nelerden, nereye, ne kadar kaçabileceğiz? Yaşamlarımızı dağ başında sürdürme şansı yok ki hiç birimizin; haftalarca, aylarca, yıllarca… Dün bir arkadaşım dedi: “çember daraldı!” diye. Haklıydı…
Çember iyice daraldı. Biz kendimizi ne kadar iyi, neyden ve kimlerden korumaya çalışırsak çalışalım eninde sonunda bu virüsü kapmak kaçınılmaz gibi duruyor. Bu arada “çember daraldı” diyen arkadaşımın da şu anda test sonucunu merakla beklediğini söylemeliyim. Bu haftalık benden bu kadar olsun… Siz yine de hayat çemberinizi mutluluktan oluşturmaya gayret edin.
Nazım Hikmet Ran’ ın dediği gibi; “Güzel günler göreceğiz çocuklar, güneşli günler göreceğiz.” Ustanın bu sözüne olan inanca sımsıkı sarılarak, esen kalın.

> Yeni Meram >Yazarlar > MUTLULUK…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.