YAZARLAR

Muharrem ayı, İslâmî yılın birinci ayı ve Kur’ân-ı Kerîm’de kıymet verilen 4 aydan biridir. Diğer üç ay Zilka’de, Zilhicce ve Receb aylarıdır.
Muharrem ayının birinci gecesi, Müslümânların hicrî yılbaşı gecesidir. Müslümânların yeni yılı hicrî yılın birinci günüdür. Muharrem ayının onuncu gecesi [9 Muharrem’i 10 Muharrem’e yanî 4 Aralık Pazar’ı 5 Aralık Pazartesi’ye bağlayan gece], Aşûre gecesidir. 5 Aralık Pazartesi de Aşûre günüdür. Bu ayın en kıymetli gecesi Aşûre gecesidir. Allahü Teâlâ, birçok duâları Aşûre Günü kabûl buyurmuştur.

Hz. Peygamber, 622 yılında Mekke’den Medîne’ye hicret edip 20 Eylül Pazartesi günü, Medine’nin “Kubâ” köyüne geldi. Bu târih, Müslümânların yılbaşları oldu. O yılın Muharrem ayının birinci günü [milâdî 16 Temmuz 622 Cuma] de, “Hicrî-Kamerî” yılbaşı oldu. Muharrem ayının ilk on gecesi ve günü, çok mübârek günlerimizdendir;

1 Muharrem gecesi ve 10 Muharrem gecesidir.

Ramazan-ı Şerif ayındaki oruçlardan sonra, en faziletli oruç, Muharrem ayının orucudur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz gece namazıdır.
Aşure günü oruç tutun, çoluk çocuğunuza iyilik yapın!

Bir kimse, Aşure Günü çoluk çocuğuna iyilik yapıp, sevindirse, Allahü Teâlâ, ona yılın diğer günlerini iyi eder.
Aşure günü gusleden, Allahü Teâlâ katında annesinden yeni doğmuş gibi günahlarından temizlenir.
Aşure günü bir yetimin başını okşayan kimseyi, Allahü Teâlâ, yetimin saçının her kılı için cennette bir derece yükseltir.

Aşure gününde bir hastayı ziyâret eden, bütün insanları ziyâret etmiş gibi olur.

■ Allahü Teâlâ, Aşure Günü’nü diğer günlerden üstün kılmıştır. Melekleri, gökleri, yerleri, dağları, denizleri, yıldızları, arş’ı ve Adem aleyhisselamı bugün yarattı. İbrahim aleyhisselamın dünyaya gelişi ve Nemrud’un ateşinden kurtuluşu Aşure günü oldu. Oğlu Hz. İsmail’in yerine kesmek için koç ihsan edildi. Firavunun boğuluşu, Hz. İsa’nın göğe kaldırılışı, Hz. Eyyub’un beladan kurtuluşu, hep Aşure gününde olmuştur.

Bir başka tarihsel olay da şudur;

Hz. Peygamberimizin torunu Hazret-i Hüseyin’in Kerbela’da şehit edildiği gündür. Bu elim olay, Müslümanların yüreklerini sızlatır. Ancak, matem tutmak, dövünmek bid’attir, günahtır. Matem, islamiyet öncesinin geleneğidir. Örneğin, cahiliye döneminde kocası ölen kadın, bir yıl mağaramsı bir kulübeye kapatılır, kimseyle temas etmez, yıkanmaz, saçlarını taramaz, tırnaklarını kesmezdi.

Kuşkusuz, kişioğlu, her ölümden dolayı hüzün duyar. Hz. Muhammed, oğlu İbrahim’in ölümü üzerine gözyaşı dökmüş, ağlamanın yasak olduğu anımsatılınca da, ağlama sayılmayacağına dikkati çekmiş, gözyaşı dökmekle Allah’ın azap etmeyeceğine, ancak bağırıp çağırmaya azap edeceğine vurgu yaparak demiştir ki;

■Muhakkak ki ölü, ehlinin, üzerine bağırıp çağırmayla azap duyar.

Dinimizde başsağlığı dilemenin süresi üç gündür, fazlası doğru sayılmıyor.
■ Matem tutan ölmeden tövbe etmezse, Kıyamet Günü azab görecektir.
İki şey vardır ki, insanı küfre sürükler. Birisi, bir kimsenin soyuna sövmek, ikincisi, ölü için matem tutmaktır.

BİR DAMLA:

Bir kişi Hz. Peygamber’e sordu;

“Ramazan’dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?”

Hz. Peygamber’in yanıtı;
“Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah’ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tövbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir.”

> Yeni Meram >Yazarlar > MUHARREM AYI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.