YAZARLAR

Gündemimizde üçü yeni, dördüncüsü kurulma aşamasında olan yeni partiler var. Prof. Dr. Abdürrahim Karslı’nın ‘Merkez Partisi’, Kütahya Bağımsız Milletvekili İdris Bal’ın ‘Demokratik Gelişim Partisi’, Ankara Bağımsız Milletvekili Emine Ülker Tarhan’ın ‘Anadolu Partisi’ ve Ordu Bağımsız Milletvekili İdris Naim Şahin’in kurma çalışmaları içinde olduğu, adı basına yansıyan, ‘Anayurt Partisi’.

Her üç parti içinde, geçmişte iktidar olmuş, iktidar ortağı olmuş partilerde yer alan, maziden aldığı güçle, geleceğe bakmaya çalışan eski Bakanlar, eski vekiller ve eski bürokratlar var.

Biliyorsunuz, Anavatan Partisi ile Doğruyol Partisini birleştirerek, bir sinerji oluşturma çabalarına sahne olan Demokrat Parti, saman alevi gibi bir kaç parlama dışında hiç bir varlık gösteremedi. Demokrat Parti diriltilemediği gibi, parti şemsiyesi altında güç birliği yaparak, eski günlerine dönme ve merkez sağı diriltme heyecanı ile yola çıkan Anavatan ve Doğruyolcular, ne yeni söylemler geliştirebildiler, ne de kurdukları ortaklığa samimiyetlerini katabildiler. Merkez sağ darmadağınık halini ve görüntüsünü halen devam ettiriyor.

Oysa, İktidar Partisi içinde kimler yokki ; MHP’liler var, Anavatancılar var, Doğruyolcular var, DSP’liler var, CHP’liler var, Saadetçiler var

Oy veren insanlar, durumlarını, vaziyetlerini ve kanaatlerini son on iki yıl içinde değiştirmedikleri gibi oy bazında iktidar partisini desteklemeye devam ettiler.

Devam ederkende, ‘Oy verecek başka parti mi var?’ sözü revaçta ve baştacıydı!

Şu partinin başında falanca olmasa, bu partinin başında filanca olmasa oyumu verirdim diyen samimiyetsizler, oyları ve fikirleri oldukça kaygan bir zeminde gel-gitleri oynayanlar, laf olsun, torba dolsun mukabili her seçim öncesi görüşlerini beyan edip, kendilerince kapıları hafif aralık bırakanlar, tam yol ileri diyerek iktidar partisine yelken açtılar! Anlayacağınız, ne köprüleri attılar, ne de gemileri yaktılar. Muhalefette kalmak istemiyorlardı. Çünkü, her devirde, iktidarların kayığına binmek için bir an bile tereddüt etmeyen, bir anlayış ve yapıdan geliyorlardı!

İktidarda olmayan partilere bildiğiniz gibi muhalefet partileri deniyor.

Ancak muhalefet algısı bir türlü gelişmediği ve geliştirilemediği için, muhalefetin gardı düşmüş vaziyette. Muhalefet Partilerinin taşra teşkilatlarında da, muhalefet yapma isteksizliğinin var olduğu gözlerden kaçacak gibi değil!

Günümüz muhalefetinin en büyük sıkıntısı, kendini dinletme gibi, kabul ettirme gibi çıkışları neden yapamadığı, neden etkili olamadığı konularında düğümleniyor.

Oysa, Meclisimiz ve siyaset meydanlarımız 1950’den bu yana her biri etkileyici birer hatip olan muhalet liderleri ve hatipler gördü. Meclisi sallayan, kürsüleri parçalayan, meydanları titreten, insanları coşturan,  gündem değiştiren, milleti peşine takan, kendilerine hayran bıraktıran siyasetçilerdi onlar.

İsmet Paşa oldukça etkileyici bir muhalefet lideriydi. Meclisin sigortasıydı. Akıl danışılacak, yol sorulacak adamdı.

Osman Bölükbaşı, Türk siyasetinin tartışmasız en renkli muhalefet lideriydi. Pratik zekası, hazır cevaplığı ve insan ruhuna hitap eden etkili konuşmalarıyla ilgi odağıydı.

Ne yazık ki, seçmen ona tek başına iktidar şansı hiç bir zaman vermedi.

Alpaslan Türkeş, sözünü sakınmayan ve bir kere söyleyen bir muhalefet lideriydi. Ciddiyeti, güven veren duruşu ve samimiyetiyle, partisinin ve fikrinin ağırlığını her zaman hissettirdi.

Temiz ve dürüst adamlıkları halk nezdinde tescil edilen Bülent Ecevit ve Erdal İnönü, muhalefet cephelerinin seviyeli iki ismiydiler.

  1. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in muhalefeti, Üniversitelerde tez olarak okutulabilecek nitelikteydi. Muhalefette olduğu yıllarda, yapmış olduğu Bayrak mitinglerinde, o meşhur fötr şapkasını sallayıp, ” Düşün Peşime!” demesi meşhurdu. Düşün peşime dediğinde oy veren seçmenlerin peşinden gittiğini ve ilk seçimde onu iktidara getirdiğine az şahit olmadı Türkiye.

Altı kere gidip, yedi kere gelmişti. Muhalefetin ne olduğunu tartışmasız en iyi onun bildiği hala söylenir.

*/*/*/*/*

Vatandaş, Bölükbaşının ve Demirel’in yaptığı gibi, seviyeli ve ses getiren bir muhalefet istediğini dillendiriyor. Değilse yine, Muhalefet değil mi? ‘Al birini, vur ötekine!’ deyip geçecek!

 

> Yeni Meram >Yazarlar > Muhalefet!..
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.