YAZARLAR

■ Üç zümreye, üç şey çirkin düşer: Padişahlara sertlik, bilgelere mal sevdası, zenginlere ise cimrilik.

***

Horasanlı Molla Camii İslam düşünürüdür. İnsanlara bir şeyler öğretmek, doğru yola yöneltmek amacına dönük “Baharistan” adındaki yaptını1400 yılında yazmıştır.

Molla Cami’nin dikkat çektiği sorunlar gündeminde sürekli yer almaktadır;

Adalet ve insaf öğren.
Yurdunu korumakta geçerli olan küfür ya da din değil, adalettir. Dünyanın düzeni içinde adaletin dini yoktur. Dini olan kötü hükümdarın zulmünü de adalet engeller..

Hükümdarın yakın dostlarının, ağırbaşlı iyi düşünceli olmaları gerekir. Şaklabanlardan hiç bir hükümdara hayır gelmez.

Bilginlerin dudaklarından dökülen her nükte bir mücevherdir. Göğsünü mücevher hazineleriyle süsleyen insana ne mutlu.
Engin gönüllü kimselerin hikmetleri de cevherle doludur. Aklın varsa bu hazinelerden faydalan, onlardan uzak kalma.

Padişah, çevresindeki leşleri kartal gibi gözlemelidir.

Böyle yapmazsa, leşleri görmezse, biraz çıkar için gagalarını bilemiş akbabalarla çevrelenmiş bir leşe döner.

Cömert huylu bir hükümdar senin bir suçunu anlarsa, gerçeği ondan gizlemeye çalışma, özür dilemekten gocunma. İnkâr yoluna asla sapma, çünkü gerçeği inkâr, ikinci bir günahtır.
Suçu gizlemek, özür dilemeyi bilmemek, o suçu işlemekten daha büyük bir suçtur.

Ey hükümdar, kudretli insan! Kullarına para vermekte kıskanç davranma.

Böyle hareket edersen cimrinin hırsını dindirirsin. Canını güvene almak için malını telef et. Bazıları senin malın için canını telef etmek ister, sen onlara fırsat verme
Ey babayiğit! Yiğitliğin iki şartı vardır. Bana iyi kulak ver, doğrusunu dinle.
Birincisi, her dakika yüzlerce eksiğini gördüğün arkadaşlarının suçlarını bağışlamaktır. İkincisi, sonradan pişman olacağın, özür dilemek zorunda kalacağın bir işi yapmamaktır.

***

Molla Cami’nin, “şaka-latife” adı altında toparladığı anlatılardan biri şöyledir;
Bir bahar günü arkadaşlarla gezme, manzara seyredip hava alma ve eğlenme amacıyla kıra gittik. Çok güzel ve hoş bir yerde oturup soframızı kurduk. Uzaktan bir köpek soframızı görerek hemen yanımıza geldi. Arkadaşlardan biri yerden bir taş alarak onu ekmek verir gibi köpeğin önüne attı.Köpek önüne atılan şeyi kokladı ve geri dönüp gitti. Daha sonra ne kadar çağrıldıysa aldırış bile etmedi ve tekrar gelmedi.
Arkadaşlar hayretten donakaldılar. İçlerinden biri dedi ki:
– Neden geri gelmedi biliyor musunuz… Köpek kendi kendine şöyle düşünmüş ve demiştir ki;

Bu adamlar hasislikten ve açlıktan taş yiyor. Bu gibi adamlardan ne hayır gelir? Onların sofrasından ne umulur ve ne fayda beklenir?

Molla Cami’nin hissesine gelince;

Efendi sofrasını kurdu mu sevinir, keyf eder. O sofrada uzaktan ya da yakından başkalarının da payı vardır. Ne yazık zavallı kedinin nasibi, hissesi yakından sopa; biçare köpeğin kısmeti, payı da uzaktan taştır.

■ Kötü kimse, başkalarının ayıplarını saymak isterken, kendini dile getirir.

BİR DAMLA

Seven o kimselerdir ki, sevgilisinden ne kadar düşmanlık görse yine dostluğunu artırır. Sevgilisinden başına binlerce sitem taşı gelse, onlar ancak aşk binasını sağlamlaştırır.

Bilim, sana zararı oldukça kazanmaya çalış sana gerekli olmayan bilgileri elde etmeye uğraşma, zorunlu bilgiyi kazandıktan sonra onunla amel etmekten başka bir şey isteme.”

Her kime şu 5 saadet verilmiş ise, tatlı yaşayışın dizgini de onun elindedir;

1-Vücud sağlığı, 2- Güven, 3- Rızık genişliği, 4- Feragat duygusu, 5- Vefalı arkadaş.

> Yeni Meram >Yazarlar > MOLLA CAMİDEN ÖĞÜTLER
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.