YAZARLAR

Meram, son üç dönemin, en sisli, en sıkıntılı hal ve ahvaline sahip. Konya’nın nefes aldığı yegane yer diye- diye, unutulan, avutulan, yatırımların diğer merkez ilçelere oluk-oluk aktığı dönemlerde, boynu bükük bırakılan Meram!
Ne var Meramda?
Beş yıldızlı otel yapıldı da haberimiz mi olmadı?
Süper yada hipermarketler açtınız da, gözümüz mü görmedi?
Adliye Sarayı benzeri bir resmi kurum diktiniz de, açılışını mı kaçırdık?
İlçenin merkezi yok, meydanı yok.
Allah’tan yeni stat yapıldı da, eski stat Millet Bahçesi oluyor!
Köyceğiz’de dağlara, tepelere sırtını dayamış Üniversite, tek tesellisi…
Onunda ulaşımla başlayan açmazları, sıkıntıları büyük!
Meramın meramını sormaya, çözmeye talip bir düzineden fazla isim!
Tek dönemlik Başkanlar,
Her seçim öncesi, meramın halini sormalar.
Meramımız Meram demeler,
Merama değer katacağını söyleyenler!
Meramın meramını biz biliyoruz,
Ben biliyorum,
Meramın, meramı ne farkındayız!
Meramın meramını bizden başka kimse anlayamaz!
Meramın dertlerini bizden başkası çözemez!
Demeler, iddialarda bulunmalar…
Meramın meramını dinlemeye talipli her zaman çok!
*****
Evliya Çelebi, Meramı kendine has üslubuyla, öyle tatlı anlatmış ki, zaman yolculuğu mümkün olsa o günlerin Meramına geri dönmeye sıraya girsek, bize sıra gelmez!
Meram bağlarında dinlenmek o devirlerin vazgeçilmezlerinden biri olmuş.
Osmanlı döneminin Konya’sında, Türbe önünde evi, Meramda bağı olmak Konya’nın eşrafından olmanın bir göstergesi sayılmış.
Hz.Mevlana’nın Mesnevisinde, Meram’a apayrı bir yer açılmış…
Bir zamanlar, yeşilliklerden ve yeşilden yapıların görülmediği, insanın dünya cennetlerinden birinde yaşadığı, Bozkır ortasında bir vaha gibi anlatılan bir Meram vardı. Şimdi ise yüksek binalardan yeşili görebilene aşk olsun!
Gedavet rüzgarlarının tatlı tatlı estiği, billur gibi suların insanları serinlettiği rüya gibi bir mekan olan Meram nerede?
Meramım meram diye yola çıkanların, Meramın meramını ne kadar bildiği, anladığı ise merak edilen sorulardan birisi!
Üzerine kısa bir tarihi yolculuk yaptığımız Meram’ın, meramı meram olanlarca ne kadar, bilindiği ve fark edildiği bir başka sorumuz…
*****
Meram, mikrofonu her eline alanın çok sevdiği öve-öve bitiremediği, laf ile ihya ettiği bir merkez İlçemiz.
Sermayesi sıfır olan laflardan oluşan laf güllerinden demet yapıp, vatandaşına sunarlar, laf çuvallarını açıp, -cek ve –cak ekleriyle biten cümleler eşliğinde en ücra sokak ve caddelerine varıncaya kadar avuç-avuç saçarlar!
Yedi iklim, dört köşeye, bucağa, Meram’a şu gelecek, bu yapılacak diye duyururlar.
Meram, ağzı dili olsa konuşacak, anlatacak, anlatmasına da…
Ağzını bantlayıp, ağzını kapatıp konuşturmuyorlar Meram’ı…
Susan Meram, en güzel Meram diyorlar!
Susmak en çok Meram’a yakışıyor diye sözüm ona iltifat ediyorlar!
“Benden sonra, isterse tufan olsun” diyen Fransa Kralı 15. Lui benzeri lafları yarıştırıyorlar!
Bana dokunmayan yılan diye başlayan ve kapanıp giden gözler!
Görmedim, duymadım, bilmiyorum diyerek kapısını-bacasını örten, kulaklarını tıkayan vicdanlar, Meram’ı, meramlıktan çıkarıyorsa, suç kimin, suçlular kim?
Meramın hali böyle olsa da…
“ Yeşil olur şu Konya’nın Meramı” şarkısı da pek bi gidiyor, sevgili okurlar!
“ Hoplayıver çekirge, zıplayıver çekirge” şarkısına derman yetecek gibi değil!
Meramla birlikte ağlar mısınız? Güler misiniz?
Ağlanacak hale gülmek demek, böyle bir şey değilse, başka nedir?
Yetim bir çocuk gibi Meram!
Adeta, büyümesin, gelişmesin, serpilmesin, yetişmesin diye gelen vurmuş, giden vurmuş!..
Yeni cazibe alanlarıyla, kentsel dönüşümlerle yeşili ve yeşillikleri daha da artırdığını düşünenlerin hoyratça tükettiği Meram.
Meramı, andezit bordürlü kaldırımlardan, Prestijli caddelerden, iki kat dökülmüş avrupavai asfalt yollardan, çok katlı siteler ve villalardan ibaret saymak yanlış.
Dillerde gezen Meram var, seçimden seçime gidilen, nasılsınız, iyi misiniz diye hali hatırı sorulan Meram var. Madalyonun bir yüzünde unutulmayacak Meram, diğerinde seçim aşkına mecburen hatırlanan Meram var!
Bütün bu saydıklarımız Meramı ve Meramın ruhunu hiç tanımamak demekle eşdeğer!
Meram’ın gözyaşlarını gören var mı?
Meram’ın meramını soranlar! Meramınız Meram lakin; Meram’ın yüzüne bir baksanız, gözyaşlarını göreceksiniz görmesine de, belli ki zamanınız yok! Dönem, zaman ayırma ve görme zamanı! Görün Meram’ın gözyaşlarını, göründe silin. Üzmeyin, ağlatmayın Meramı.

Etiketler:
> Yeni Meram >Yazarlar > MERAM’IN GÖZYAŞLARINI GÖREN VAR MI?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.