YAZARLAR

Başbakan Sayın Erdoğan bir laf ediyor, gündemi değiştiriyor; tartışmaları uzun süre devam ediyor. Söylemlere “Erdoğan’dan İnciler” desek yeridir. Bu denli yaklaşımlar Sayın Başbakanın etkileme gücünü de ortaya koymaktadır; politik başarısının temelinde de bu kişiliğinin olduğu yadsınamaz. Örneğin, İsviçre’nin Davos Kentinde yapılan Gazze oturumunda İsrail Başkanı Şimon Peres

ile girdiği tartışmada, konuşması engellenmek isteyince, “Van Münit” ve “bir daha Davos’a gelmem” dedi ve formu terk etti. İç politikada da hayli prim yaptı. Sözünde de durdu, Davos’a gitmedi Aradan aylar geçmesine karşın, bu söylem sıkça gündeme gelmektedir.

Sayın Erdoğan’dan birkaç inci söylem;

■ Sermaye ırkçılığı yapıyorlar.

■ Bu ülkede Başbakan ve Cumhurbaşkanı olmadan ölmeyeceğim

■ İçki yasaklansın.

■ Ben ülkemi pazarlamakla mükellefim.

■ Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanıyım…

■ Değiştim!

■Yapılabilecek tüm jestleri yaptık. Kopenhag kriterlerini yerine getirdik. Artık Avrupa’dan delikanlılık bekliyoruz.

■ Türkiye bir göçebe kabilesi değildir.

Çoğu söylemleri olay yaratan Başbakan’ın son incisi Suriye Başkanı Beşer Esad’ı uyarmasında kullandığı deyimdir;

Men Dakka, dukka!

Men Dakka Dükka, Farsça kökenli bir deyiştir. Aşağı yukarı aynı anlama gelen bir de

Arap Atasözü var;

El hayyum gayyum ben gayyom.

Men Dakka duka’ya çeşitli anlamlar

yüklemek de olanaklıdır;

Bu, gerçek bir bakıma doğa yasadır;

Kimsenin yaptığı yanına kalmaz!

Aynı anlam yüklenmiş, sıkça yinelediğimiz bir deyim daha vardır,
“Mukabele bi’l-misil”

Arapça kökenli deyimin sözlük anlamı;
“Bir söz veya davranışa karşı, aynısını söyleyerek karşılık vermek, misilleme.”

Men dakka dukka’ya koşut başka deyimler;

Çalma kapıyı çalarlar kapını.

Kötülük eden kötülük bulur

Etme, bulma dünyası

Kısasa kısas.

Konuya ilişkin araştırmalar yaparken, başka sözcük ve deyimlerle de karşılaştım;

■ Karşılıklı rest çekme surecini anlatan modifiye edilmiş ikilem.

■ Dişe diş, kana kan… eski Hamurabi yasalarının dayandığı temel ilke.

■ Göze göz, dişe diş mantığıyla ne işlem

yapılıyorsa aynı biçimde karşılık verme.

■ “Madem öyle işte böyle” politikasıdır.

■ İslâmiyet’te” sana biri ne yaptıysa senin de ona aynısını yapma” hakkın vardır.

Ünlü yazar William Shakespeare’in 1601 yılında babasının ölümü üzerine yazdığı Hamlet adlı trajedi’nin bir cümlesi aradan onlarca yıl geçmişe karşın tazeliğini halen korumakta ve bir özdeyiş niteliğindedir;

”Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu” .

Danimarka’da geçen oyunda Pres Hamlet ‘in, kral olan babasını öldürdükten sonra tahta geçen annesi ile evlenen amcası Claudius ‘tan nasıl intikam aldığını anlatır. Oyun, renkli bir biçimde, kahır ve hiddetten gazaba geçen gerçek -yapmacık cinnetin izlediği yolu çizer; ihanet- intikam- ahlaksızlık konularını işler.

Bu dünya, etme bulma dünyasıdır. Kötülük eden kötülük bulur, iyilik eden de iyilik! Soylu

Niteliklerimizden biri olan kötülüklere bile, iyiliklerle yanıt vermek dileğiyle…

İyiliğe gücün yetmezse, kötülük de yapma!

BİR DAMLA:

SON SÖZ

Kimseye kötülük yapma, kimseyi arkasından çekiştirme, bu tür hareketlerden kaçın. Yoksa günü gelir, benzer bir şeyi onlar da sana yaparlar ve zor durumda kalırsın.

> Yeni Meram >Yazarlar > MEN DAKKA DÜKKA!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.