YAZARLAR

Geçen hafta yazdığım “Marka şehre yakıştı” başlıklı yazımda “Seydişehir Atatürk Caddesi görsel açıdan yapılan ilaveler ile halkın beğenisine sunuldu. Caddenin son hali ile ilgili görüştüğüm vatandaşların hemen hemen tamamı memnuniyetlerini açıkça ifade ettiler.” diyerek,

Belediye Ramazan Ayı boyunca saat 20:30- ve 02:00 arasında Hükümet Konağı önündeki anıt ile jandarma kavşağına kadar olan bölümün çift yönlü olarak trafiğe kapatılmasına karar verdiğini ve yayaların hizmetine sunduğunu sizlerle paylaşmıştım.

Doğrusu Seydişehir halkının uygulamaya bu kadar yoğun ilgi göstereceğini düşünmemiştim.

Halkımız ilgi göstermesine gösterdi de şu çekirdek kabuklarının yerlere atılmasına aynı hassasiyeti ne yazık ki gösteremedi.

Uyarılar hiç işe yaramıyor, Belediyenin önü ve Atatürk Caddesi başta olmak üzere tüm caddelerimiz çekirdek kabuğu ile dolu. Ne yazık ki bu konuda medeni olamadık.

Emekli bir öğretmen şikayetlerini ve duygularını bana aktardı. Ben de bazı bölümlerini sizlerle paylaşmaya karar verdim.

Bakın neler diyor emekli Öğretmen Coşkun Demirçelik;
“Çağımızda toplu olarak yaşamak zorunlu bir yaşam biçimidir. Bundan kendimizi soyutlayamayız. Çünkü insan ihtiyaç sahibidir. Hep birbirimize muhtacız. Birimizin mevcudiyeti diğerimizin var olduğuna işarettir.

Madem ki toplu olarak yaşamak mecburiyetindeyiz o halde toplum kurallarına uymak zorundayız. Bu kurallara uyulması şart olmakla beraber kaçınılmaz bir mecburiyettir. Kuralsızlık toplumun her kesimini rahatsız eder.

Medeni olmaya, medeni yaşamaya önce aileden başlamak gerekir. Daha sonra yaşadığımız yer, apartmanımız, yakın çevre, cadde ve sokaklarımız, sırasıyla tüm şehrimiz gelir. Yaşadığımız aile içerisinde bir aile reisi olarak medeni bir yaşamın kurallarını önce kendimiz uygulamalı daha sonra aile fertlerimize yaşayarak ve yaşatarak öğretmeliyiz.

Aile fertlerinin birbirlerine karşı hitap şekilleri , oturup kalkışları,temizlik alışkanlıkları , bu alışkanlıkların yalnız evlerinde değil her yerde ve her durumda uygulama prensibini onların genç dimağlarına nakşedecek olursak, o zaman medeni bir insan , medeni bir aile olduğumuzu kanıtlamış olacağız.

İşte bunun içindir ki her aile yuvası temel eğitimin birimidir. Biz biz olalım çocuklarımıza medeni olma yarışında örnek davranışlar sergileyelim.
Sonra kamuya ait olan özellikle yolların, caddelerin ve benzeri her şeyin üzerimizde hakkı olduğunu da unutmayalım.
Medeni olmak; yolları, caddeleri kirletecek, toplumu rahatsız edecek her türlü davranışlardan uzak olmak demektir.”

İşte sözün bittiği yer burası.

DURSUN, MUSTAFA, BAYRAM ÇELMELİ’ YE TEŞEKKÜR

Tınaztepe Dağ-Tur dinlenme tesisleri işletmecileri Dursun ve oğulları Mustafa ve Bayram Çelmeli geleneksel hale getirdikleri iftar yemeği programını bu yıl da tesislerinde gerçekleştirdi.

Bu yemek toplumun her kesimini kucakladı ve bir araya getirdi. Çok özel ve güzel bir program oldu. Doğrusu böyle bir birlikteliğe ihtiyaç vardı. Yıllardır böyle geniş katılımlı bir program yapılamadı.

Toplumun her kesimini bir araya getirmeyi başaran Dursun, Mustafa ve Bayram Çelmeli’ ye teşekkür ediyorum.

Umarım bu yemek İdarecilerimize ve sivil toplum kuruluşlarımıza örnek olur.

> Yeni Meram >Yazarlar > Medeni Olmak
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.