kapat

Madenler üzerinde FETÖ kumpası mı

  • Giriş Tarihi: 28.02.2017 8:18
  • Güncelleme Tarihi: 8:42
Madenler üzerinde FETÖ kumpası mı

Türkiye’yi uçurumun eşiğinden döndüren 15 Temmuz darbe girişiminin mimarı FETÖ’nün, 17/25 Aralık sürecinden sonra yaşanan maden kazalarıyla hükümeti zor durumda bırakarak, madencilik sektörünü de işlemez hale getirmek için çaba sarf ettiği gündeme getirildi

Türkiye’yi uçurumun eşiğinden döndüren 15 Temmuz darbe girişiminin mimarı FETÖ’nün, 17/25 Aralık sürecinden sonra yaşanan maden kazalarıyla hükümeti zor durumda bırakarak, madencilik sektörünü de işlemez hale getirmek için çaba sarf ettiği gündeme getirildi

Karaman’ın’ın Ermenek İlçesi’nde 2014 yılı Ekim ayında yaşanan maden kazasında 18 işçi yaşamını yitirmişti. Yaşanan kazayla ilgili 2’si tutuklu 16 sanığın Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılandığı davada karar duruşması 20 Temmuz 2016 tarihinde yapılmıştı. Duruşmada madeni işleten kiracı Has Şekerler Madencilik Şirketi sahibi ve şirket müdürü 13 yıl 9 ay ceza aldı.

Türkiye’de ilk kez Ermenek maden kazasında maden ruhsat sahibi şirket yöneticisi 18 ay tutuklanmış, tahliye edilmiş dava sonunda ise 11 yıl 3 ay hapis cezası aldı. Davanın Yargıtay aşaması ise devam ediyor. Alınan bu ilk karardan sonra madencilik ve maden sektörünün ciddi yara aldığı ve çalışamaz hale geldiği ileri sürülürken, Türkiye’de tüm maden ruhsat sahipleri bu davanın nihai kararını merakla bekliyor.

MADENCİLİK ÜZERİNDE FETÖ PARMAĞI MI VAR?

Maden kazasıyla ilgili karar duruşmasından 5 gün önce ise Türkiye adete uçurumun eşiğinden dönmüştü. Türkiye, yıllardır devletin her kademesine sızan Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) darbe girişimine maruz kalmıştı. Darbe girişiminin bertaraf edilmesinin ardından yaşanan süreçte ise 17/25 Aralık’ta yargı darbesiyle amacına ulaşamayan bu örgütün neler yaptığı gün yüzüne çıkmaya başladı.

BAKAN ALBAYRAK AÇIKLAMIŞTI

Son dönemde ise hemen hemen her alanda hakimiyet kurmaya çalışan örgütün madencilik sektöründe de parmağının olduğu dillendirilmeye başlandı. Hatta geçtiğimiz günlerde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak madencilik alanında çok önemli tespitler yaptıklarını belirterek, “Bu alan FETÖ’nün önemli yatırım yaptığı alanlardan biri. Kamuoyunca bilinen bazı firmaları vardı. Bunlardan biri çalıştığı firmalar özelinde başkalarına devrettiği ruhsatları, son dönemde yurt dışında kurulan şirketlere, ‘yabancılar maden ruhsatı alıyor’ kamuflajı ile arkasında yurt dışında paralellerin olduğu şirketlere satışını yakaladık, bunların hepsini durdurduk. Yabancı bir firma Türkiye’ye yatırım yapacak, şu madeni alıyor, Türk bir firma yabancıya satıyor zannediyorsunuz. Araştırmalar, incelemeler yapılınca bir de baktık ki, arkasında paralel var. Örneğin yöneticisi yabancı gibi görünüyor ama yukarıya çıktığınızda paralellerin kurduğu şirketler. Bu tip olaylara karşı çok hassas bir inceleme yürütüyoruz” demişti.

RUHSAT SAHİBİNE İLK KEZ CEZA VERİLDİ

Ermenek’teki maden kazasında ise bir ilk yaşanarak Türkiye’de ilk defa maden ruhsatını kiraya veren firmanın yetkilisine ceza verildi. Ermenek Cenne Kömür İşletme Firması tarafından Has Şeker Madenciliğe kira (rödovans) sözleşmesiyle verilen maden sahasında yaşanan kazadan sonraki yargılama sürecinde, Cumhuriyet tarihinde ilk defa kanun maddelerinde cezai ve hukuki sorumluluklar kiracı (rödovansçı) firmaya aittir denilmesine rağmen, maden ruhsatını kiraya veren Şirket Müdürü kusuru olmamasına rağmen tutuklandı daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Abdullah Özbey, 11 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.

BENZER OLAYLAR FARKLI KARARLAR

Burada benzer olaylarda farklı kararların verilmesi gündeme getirildi. Ortaya atılan iddialarda 2011 yılında Elbistan’da yaşanan maden kazasında tutuklamaların olmamasına rağmen 2014 yılında Soma ve Ermenek’te meydana gelen kazalarda tutuklamaların olmasında FETÖ’ye işaret edildi. 17/25 Aralık yargı darbesinde başarısız olan FETÖ’nün maden kazaları üzerinden hükümete yüklendiği ileri sürüldü. Madeni işleten kiracı firma yetkilisi ile birlikte herhangi bir sorumluluğu olmamasına rağmen ruhsat sahibine de ceza verilmesinin, madenlerin yüzde 90’ının sahibi olan devletin köşeye sıkıştırılmaya çalışıldığı iddia edildi. Ortaya konan iddialar ise şu şekilde: “Ermenek’teki maden kazasında daha önce Türkiye’de örneği olmayan bir şekildi ruhsat sahibi de cezalandırıldı. Ermenek Cenne Kömür İşletme Firması tarafından Has Şeker Madenciliğe kira (rödovans) sözleşmesiyle verilen maden sahasında yaşanan kazada, Cumhuriyet tarihinde ilk defa kanun maddelerinde cezai ve hukuki sorumluluklar kiracı (rödovansçı) firmaya aittir denilmesine rağmen, maden ruhsatını kiraya veren Ermenek Cenne Kömür İşletme Firması’nın yetkilisi, sorumluluğu olmamasına rağmen tutuklandı. Bunu bir emsal karar olarak çıkartılmak istendi. Türkiye’deki madenlerin yüzde 90’ı devlete ait olduğu için, devlete ait madenlerde rödovansçı (kiracı) olarak çalışan firmaların işletmelerinde olası kazalarda ruhsat sahibi olan devleti suçlamak, devlet genel müdürünü tutuklatmak hem cezai hem maddi tazminatlar ödetmek, ayrıca genel müdürü atayan bakan, çalışma bakanı, hükümeti hedef alarak gen soruyla hükümete kadar gitmekti. Burada tüm maden sahalarını şer güçlerin ele geçirerek, ülkeyi çalıştırmamak gibi bir düşünce hakimdi. Bilirkişi raporlarında ocağın daimi nezaretçisi, ocağın imalat haritasını çizen, ocakla ilgili her türlü işlemi yapan kişiyi kusursuz bulunmuştur. Bu ocağı kiraya veren kişi kusurludur, kiralayan kusurludur ama bu kişi kusursuzdur. Bilirkişi raporunun bu şekilde yazılmış olması dahi bir yerlerden emir ve talimatla yapıldığının en iyi örneğidir. Bu rapora göre Maden İşleri Genel Müdürlüğü (MİGEM) de kusurlu. Hiç sorumlu olmayan kişiler ceza alacaktır, bir nevi Enerji Bakanlığını ve MİGEM’i kilitlemek için, bu sahada yatırım yapan maden üretimi yapan firmaların önünü kesmek için yapılmış bir adımdır.”

ELBİSTAN MADEN KAZASI

Afşin-Elbistan B Termik Santrali’ne ait Çöllolar Kömür Sahası’nda 2011’de meydana gelen göçükte 11 kişi hayatını kaybetti. Bu alayla ilgili davada sahayı işleten Park Teknik A.Ş.’de görevli 9 kişi, EÜAŞ’ta görev yapan 14 kişi yargılandı. Davada Park Teknik Anonim Şirketi Genel Müdürü Ş. G. ile diğer personeller Y. A., R. G. E. ve Y. K. önce ayrı ayrı 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırdı. Ardından bu cezayı kişi başı 91 bin 200 lira para cezasına çevirdi. Maden ruhsat sahibi hakkında ise hiçbir işlem yapılmadı.

ERMENEK MADEN KAZASI

Ermenek maden kazası, 28 Ekim 2014 tarihinde, Karaman’ın Ermenek ilçesine bağlı Pamuklu köyü yakınlarında oluştu. Has Şekerler Madenciliğe ait kömür madeninde su baskını sonucu 18 işçinin mahsur kalarak hayatını kaybetti. Kaza sonrası 2016 yılında karar açıklandı. Has Şekerler Madencilik Şirketi sahibi, Ermenek Cenne Linyit Kömürü İşletmesi teknik nezaretçisi, maden mühendisi, iş güvenlik uzmanı gibi görevliler tutuklandı. Benzer olaylarda yaşanılanın aksine maden sahasını kiraya veren şirketin yöneticisi durumunda olan yani işletme sahibi olmayan Abdullah Özbey de tutuklular içinde yer aldı.

SİİRT MADEN KAZASI

Siirt’in Şirvan ilçesindeki Madenköy yakınlarında 2016 yılında bakır madeninde meydana gelen kazada 16 işçi öldü. Soruşturma kapsamında aralarında işletme müdürü, iş güvenliği uzmanı, baş mühendis, şantiye şefi olmak üzere 7 kişi tutuklandı. Fakat maden ruhsatı ve aynı zamanda işletme sahibi tutuklanmadı.

UZMAN GÖRÜŞÜ NE DİYOR

Mahkemeye yansıyan Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret ve Maden Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Topaloğlu’nun uzman görüşünün sonuç kısmında ise maden kazasıyla ilgili, “Meydana gelen ölümlü maden-iş kazasında maden ruhsat sahibi Ermenek Cenne Kömür İşletmesi, rödovans sözleşmesiyle yüklenici olarak ifade edilen Has Şeker Madencilik Enerji şirketine işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili bütün yetki ve sorumluluğu vermiştir. Ruhsat sahibi şirket işletmenin sevk ve idaresine ait herhangi bir yetkiyi rödovans sözleşmesiyle kendisine saklı tutmadığı için işveren olarak değerlendirilemez. Maden Kanununun Ek-7. maddesine göre rödovansla işletilen maden sahalarında işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili bütün sorumluluk rödovansçıya/yükleniciye yüklenmiştir. İşveren sıfatına sahip olmayan Ermenek Cenne Kömür İşletmesi ve bu işletmenin müdürü Abdullah Özbey’e bu nedenle bir kusur izafe edilemez. Maden Kanununun Ek-7. Maddesinde yer alan ‘Ancak bu durum ruhsat sahibinin Maden Kanunundan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmaz’ şeklindeki hüküm, maden ruhsat sahibinin işçi sağlığı ve iş güvenliği dışındaki kanunda öngörülen devlet hakkı gibi diğer yükümlülüklerin devam ettiğini göstermek için konulmuştur. Bu hükümle madenin işletmesinden dolayı Maden İşleri Genel Müdürlüğünce rödovansçının muhatap kabul edilemeyeceği vurgulanmaktadır. Maden Kanunu Uygulama Yönetmeliği 36. Maddesine göre işletme ruhsat sahibinin geçmiş yıldaki imalatları ve gelecek yılda yapılacak imalatları gösteren bir imalat haritası verme zorunluluğu vardır. Ancak işletme projesinde bir değişikliğe gidilecekse ocak, kuyu, yarma ve galerilerin son durumunu gösterir bir harita yapılacaktır. Bu durumda işletme ruhsat sahibinin önceki yıllarda açılmış galerileri gösteren bir ruhsat verme yükümlülüğü bulunmamaktadır” denildi.

FETÖ’YE HİZMET ETMEMİŞLER

Ortaya konan iddialar ve edinilen bazı bilgilerde ise ceza kesilen Ermenek Cenne Kömür İşletmesi’nin sahiplerinin bir dönem cemaat olarak adlandırılan ancak 17/25 Aralık ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından terör örgütü olduğu tescillenen FETÖ’ye geçmişte uzak durduğu, firma sahiplerinden himmet adı altında para istendiği, bu paraların ise firma sahipleri tarafından verilmediği ileri sürüldü. Firma sahiplerinin geçmiş dönemde himmet vermemeleri yüzünden FETÖ’nün sözde Karaman ve Konya imamları tarafından tehdit edildiği, bu sözde imamların talimatları doğrultusunda da firmanın cirosunun 22 katı ceza kesildiği ifade edildi.

DAVALAR YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLSİN TALEBİ

17/25 Aralık yargı darbe girişimi ve 15 Temmuz darbe girişiminin ardından tüm yüzü ortaya çıkan Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) hangi kumpasları kurduğu ortaya çıktı ve çıkmaya da devam ediyor. FETÖ/PDY kapsamında örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen binlerce hakim ve savcı görevden uzaklaştırılırken, tutuklanırken ve kimisi de firari iken bu hakim ve savcıların baktığı Türkiye’nin önemli davalarının ve ilerisi için örnek teşkil edecek davaların yeniden değerlendirilmesi gerektiği ve varsa kasıtlı yapılan hataların düzeltilmesi gerektiği dile getirildi.



> Yeni Meram >Güncel > Madenler üzerinde FETÖ kumpası mı
HABER YORUMLARI