YAZARLAR

Şeytan insanın damarlarında kanın dolaştığı gibi dolaşın, dikkat edin onu açlıkla ve susuzlukla sıkıştırın.

■ Gerçek şu ki, iman edenler ve Rablerine tevekkül edenler üzerinde onun hiçbir zorlayıcı-gücü yoktur.
***

■ Himmet, yardım kuşağını sıkı sıkıya beline sarmayan insan, dünyaya meyil ve muhabbetten kurtulamaz. Allah yolunda gözyaşları dökerek ağlamadıkça, Allahü teâlâya ait ince sırlara kavuşamaz ve bu yolda ilerlemesi olanaklı değildir.

Alâeddin Efendinin derslerindeki söylemlerinden ve uyarılarından çıkarılacak birçok ders vardır. Onlardan kimileri;

yüce dinimizin emir ve yasaklarına uyulması gerektiğine vurgu yaparak diyor ki;
■ İslamiyet’in emir ve yasaklarına uymakta isteksiz davranan kimse, insanı Allahü teâlâya kavuşturan yolda ilerleyemez. Gönlü ve kalbi ile dünya düşünce ve işlerinden sıyrılıp, yalnız Allahü teâlâya yönelmedikçe, gerçek meydanında bulunmak olanaklı değildir. Bunlar hakkı idrak edip, anlayıp bilmekten uzaktırlar.

■ Aranızdaki düşük ve bayağı kimselere ikram ediniz, onlara armağanlar veriniz. Çünkü onlar, sizi dünyada ve âhirette utanacak duruma düşmekten ve ateşten alıkoymaktadırlar. İnsan, utanılacak ve ateşe düşmeye sebep olan şeyleri onlarda görerek, bunlardan kendisini korur.
■ Bir sıkıntımı ve başıma gelen bir musibeti, gözleri görmeyen âmâ birisine şikâyet ettim. Bu durumdan ona sitemde bulundum. Bunun üzerine beni üç kez susturdu;
– Başına gelen musibeti hiçbir kula şikâyet etme. Çünkü şikâyet ettiğin kişi, bunu söylemekle kendisini üzeceğin bir dost ya da kendisini sevindireceğin bir düşmanın olabilir.
■ Dinimizin davranış ve kurallarını tam bilmeyen, uygulamayan bir kimse, evliyalık yolunda bulunmaya kalkarsa, bunun imanını şeytan çalar. Emir ve yasaklara uymakta isteksiz olanlar sonra da evliyalık yolunda bulunduğunu, ilerlediğini hatta kendisinde kimi durumların meydana çıktığını zanneden kimseler bu noktada yanılırlar. Durumların rahmani olduğunu kanısına kapılırlar. Oysa, bunlar, abdestte, namazda, ve alışverişte birtakım noksanlarının bulunduğunu ve yiyip içtiklerinin haram olduğunu bilmezler. Kendisinde var kanısında olduğu durumlar şeytanın oyunudur. Şeytan maalesef onu yönetimi altına almış istediği gibi hareket ettirmekte, o ise veli olduğunu zannetmektedir. Bunlar ne kadar zavallı ve bedbahttırlar.

Alâeddin Efendi ölüm döşeğinde dua etti;
“Allah’ım! Eğer beni bağışlarsan; sen buna zaten lâyıksın. Eğer azap edersen; ben de buna zaten lâyık’ım.”

***

Başa giyilen sarığın altında yani kafada bir şey yoksa o giyilen şey şeytanın başlığıdır.

Alâeddin Efendi, Osmanlı Devletinin şeyhülislâmlarındandır. Fıkıh, hadis, tefsir bilgesi ve velilerdendir. Doğum tarihi bilinmemektedir. 1495 yılında yaşama veda etmiştir.

BİR DAMLA:

Müslüman Müslüman’ın kardeşi

■ Müslüman Müslüman’ın kardeşidir. Müslüman kardeşine zulmetmez ve onu düşman eline vermez. Her kim Müslüman kardeşinin yardımında bulunur ve onun ihtiyacını temin ederse Allah ’ta ona yardım eder. Her kim, bir Müslüman’ın sıkıntılarında birini giderirse Cenabı Hak buna mukabil kıyamet sıkıntılarından birini def eder. Her kim bir Müslüman’ın ayıbını örterse, Allahu Teala ahirette onun ayıbını örter.

> Yeni Meram >Yazarlar > LAYIK OLMAK
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.