YAZARLAR

Cinsellik biyolojik bir olay olmasına rağmen toplum, kendi kültürüne bağlı olarak cinselliği yönetmektedir. İnsan türünün devamı için verilen cinsel dürtü; tıpkı hayatın devamı yani hayatta kalabilme için verilen acıkma, susama gibi yaratılıştan gelen ve ergenlikle başlayan doğal bir gerçekliktir. Cinselliğin olduğu yerde de bununla ilgili bir çok sorun da ortaya çıkacaktır. Bunlardan biri kürtaj tartışması olup tarihi 1800-1900’lere kadar uzanır. Bugün Amerika’da bir tarafta, bir kadının kürtajı seçme hakkı olduğunu savunarak kendilerini “seçim yanlısı” olarak tanımlayan kadınlar vardır. Diğer tarafta, kürtaja ahlaken yanlış olduğu için karşı çıkan kendilerini “hayat yanlısı” olarak çağıran kadınlar vardır.

1973’de Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi, kürtajı yasaklayan tüm eyalet yasalarını devirerek çığır açan bir kararla kadınların yurt çapında kürtaja yasal ulaşımını sağladı. Çünkü yasaklı 1900-1960’lı yıllarda; kürtaj yasak olmasına rağmen “yer altında” mümkün olduğunca gizli gerçekleştiriliyordu. Kürtaj isteyen bir çok kadın, özellikle de fakir olanlar, çoğu zaman sağlıksız koşullar, tıbbi olarak tehlikeli tekniklerin kullanılması ve tam yeterli bilgiye sahip olmayan ebe ya da sağlıkçı elinde trajik sonuçlara uğruyorlardı. Bunlara o yıllarda ABD’nin de “arka sokak kürtajcıları” deniyordu. Yüksek Mahkeme 1973’de bunu kaldırıp kürtajı yasal hale getirdi ise de hala her yerde bu konu tartışılmaktadır. İnsanlar bu konuya çok farklı bakmakta, anlayan anlamayan bir çok fikir öne sürmekte, hatta bazen bilimsel gerçeklere dahi gözlerini kapatabilmektedirler.

ABD’li yetişkinlerin çoğu eğer hamilelik kadının sağlığını ciddi olarak tehdit ediyorsa, hamilelik tecavüz sonucu oluşmuşsa, ceninin muhtemel ciddi bir özürü varsa, yasal kürtajı onaylamaktadır. Sonuçta yapılan bir çalışmada da; halkın %39-40’ı her durumda kürtaja ulaşımı destekliyor, %85’i kürtaja ulaşımı bazı şartlar altında destekliyor.

Yine Kadın sağlığı, cinsellik ve doğurganlıkla ilgili, bilenin bilmeyenin üzerinde konuştuğu, Sezeryan olayı da ülkemizde tartışma konusu olmuştur. Üstelik bilimsel kurumlarda değil, konuyla hiç ilgisiz sokak siyasetinde bile konuşulup düşünmeden, bilmeden fikirlerin ileri sürüldüğü bir konu da budur. Erişkinde cinsel yolla bulaşan 50’nin üzerinde hastalık vardır. Gonore , frengi gibi tedavisi mümkün olanlar olduğu gibi AIDS gibi tedavisi mümkün olmayanlar da vardır. Genital Herpes, erişkin için öldürücü olmayan ama kesin de tedavi edilemeyen bir hastalık olup yeni doğan içinse öldürücüdür. Genital herpesli kadından doğum sırasında çocuğa geçmemesi için sezeryan gerektiği gibi, doğum kanalında çocuğun sıkışması gibi, ya da kuvvetli kasılmalarla rahmin yırtılmaya gidebileceğinin anlaşılması gibi bir çok durumda yapılması gereken sezeryanda ayrı ve uzun bir konudur.

40 yılı aşkın bir hekim olarak bu gibi konularda Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlarımıza güvenmemizi tavsiye ederken, rastladığım bir olay nedeniyle de, doğumun çok önemli bir olay olduğunu ve mutlaka uzman hekim tarafından yaptırılması gerektiğini de, ebelerimiz olsa bile doğum doktorunun olayı özellikle doğum anında bile yakinen takip etmesi gerektiğini belirtmek isterim. Zira bir epizyotomi kararının zamanında verilememesi bile, perine yırtığı-sfinkterlerin yırtılması gibi tamiri güç ve zor olaylara sebebiyet verilmemelidir. Tüm halkımıza ve doktor meslektaşlarıma saygı ve sevgilerimle.

> Yeni Meram >Yazarlar > KÜRTAJ VE TOPLUM
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.