YAZARLAR

■ Bu, ne yıldız bilgisidir, ne remil, ne de rüya. Allah, doğrusunu daha iyi bilir ya, Allah vahyidir. Sufiler bunu halktan gizlemek için gönül vahyi demişlerdir.

***

Hz. Mevlana, İslâm hümanizminin sembol adıdır. Her ünlü için olduğu gibi, Mevlana da çeşitli iftiralara uğramıştır.

Bir atasözümüz vardır;

Meyveli ağaç taşlanır!

Hz. Mevlana’ya yapılan iftiralar bu atasözünün içeriyle tamca örtüşmektedir.

Mevlana’nın uğradığı iftiralar genelde iki eksen üzerinde toplanmaktadır. Moğol Casusu ve Şems-i Tebrizi ile olan gönül dostluğu. Bilim adamları, belgelerle, iki konuya ilişkin iftiralara yanıtı vermişlerdir. Hz. Mevlana, hikmet, kıssa dolu, anlam dolu meyve veren ulu ağaçtır. İnsanları din, dil ve ırk ayrıcalığı gözetmeden doğruya, adalete, birliğe, bütünlüğe çağıran dört mevsim ürün veren ulu bir hümanizm ağacı!

■ Mevlâna’nın ikisi manzum, üçü mensur olmak üzere beş adet eseri günümüze kadar ulaşmıştır. Bu eserlerin en çok ilgi göreni

VI ciltten oluşan, hikâye ve öğütler yoluyla didaktik hüviyet kazanan Mesnevi’dir.

Çoşku ve cezbe halinde söylediği şiirlerini içeren Dîvân-ı Kebîr, 40 bini aşan dizeleriyle Mevlâna’nın iç dünyasını dışarıya yansıtır.

Arapça bir sözcük olan Mesnevînin anlamı ikişer ikişer demektir.

Edebiyat bağlamında ise her dizesi kendi arasında kafiyeli manzum söz söylemektir.

Mesnevî’nin beyit sayısı kimi kaynaklara göre, 25585 kimilerine göre de 26660’dır.

Mesnevî’de her konuda bilgi verilmiş Âyet, Hadis ve öyküler yoluyla aktarılmıştır.

Mevlâna Mesneviyle ilgili dile getiririyor;

Gerçeğe ulaşma, sırları açma konusunda din temellerinin temelidir.

Hz. Mevlana, Mesnevi’nin önsözünde bu eserinin gönüllere şifa olduğunu, hüzünleri giderdiğini, Kur’ân’ı açıkladığını, huyları güzelleştirdiğini, bu nedenle de temizlerden başkasının vurgulamaktadır.

Mevlana’nın Mesnevi’si düşünerek değil, yüreğinden doğan düşüncelerin pınar gibi dilinden akan incilerden oluşmuştur.

Prof. Dr. Süleyman Ateş yazıyor;

■ Mesnevi, hiç şüphesiz vahiydir ama Peygamber’e gelen melek Cebrail vahyi gibi değil, ilham anlamında vahiydir. Çünkü vahiy ilham anlamında da kullanılır. Mesela Taha Suresi’nde yüce Allah’ın Musa’nın annesine, çocuğunu bir sandığa koyup suya atmasını vahyettiği anlatılmaktadır. Elbette Peygamber olmayan Musa’nın annesine, peygamber vahyi değil, ilham gelmiştir.. Mevlana’nın sözü, ilham anlamında vahidir.

Molla Cami diyor ki;
Men çi guyem an vasf-i âli-cenab
Nist peygamber veli dared kitab.

Mevlana’dan inciler

■ Nice insanlar gördüm, üzerinde elbisesi yok; nice elbiseler gördüm içinde insan yok.
■ Her gün bir yerden bir yere göçmek ne iyi. Her gün bir yere konmak ne güzel. Bulanmadan, donmadan akmak ne hoştur. Dünle beraber gitti cancağızım, ne kadar söz varsa düne ait. Şimdi yeni şeyler söylemek zamanıdır.

Hak kapısında, yüce huzurda, ben, ben diye böbürlenenler, dost kapısından kovulur.

■ Hakikatten haberdar olanın kulağına hay huy girer mi?

Hak’dan ayrı olan yetimdir. Hakk’a yakınlık temiz kalple olur.

BİR DAMLA:

Bilgili bir adama birisi sordu: Hak nedir, batıl ne? Bilgili adam soranın kulağından tutup: Bu batıldır, göz ise hak, çünkü o her şeyi yakinen tanır. Duymak görmeğe nispetle batıldır, dedi.

Hak’dan başkasından haberdarız, Hak’dan ve emirlerinden habersiziz. Oysa yer, gök ve dağlar emaneti kabul etmekten korktu biz kabul ettik.

> Yeni Meram >Yazarlar > KURAN VE MESNEVİ
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.