YAZARLAR

Önce bir kıssa;

Hz. Abdullah-i Mürteiş bir gün genç evlilere nasîhat ederken dedi ki;

“Nice Velî zâtlar varmış ki, hanımından

su bile istemez, kendi kalkar içermiş,”

Sordular;

“ Hikmeti nedir efendim?”

Ayrıntılı yanıt verdi;

Belki kul hakkı geçer diye korkarlarmış.

Bu nedenle olabilir; zira dinimizde kul hakkı önemlidir, bunun için de sıkça helâlaşmalıdır.”

Yine sordular;

“Hanımla da mı efendim?”

Yanıt bir kıssadan hissedir;

“Evet, hanımla her gün helâllaşmalı,

helâllaşmadan evden çıkmamalıdır.

Çünkü en fazla kul hakkı, karı koca

arasında olur çok dikkatli olmalıdır.”

***

Kul hakkında önem sırası vardır. Kul hakkının en önemlisi ana-baba hakkıdır. Tatlı dille güler yüzle, yardımlarına koşmakla, onların gönüllerini kazanmaya çalışmalıdır. Sonra komşu hakkı, hoca hakkı, karı-koca hakkı, arkadaş hakkı, sonra devlet hakkı gelir.
Bunun için kimseye yalan söylememeli, hile yapmamalı, ölçü âletlerini doğru kullanmalı, işçinin ücretini, alın teri kurumadan ödemelidir. Ödeme imkânı olduğu halde borç ödememek, kullandığı şeylerin ücretlerini vermemek yanlış olur. Borcunu ödememek bir felaket ki, günahı uykuda bile yazılmaya, aralıksız devam eder. Üzerinde kul hakkı bulunanların ibâdetlerinin kabûl olmayacak ve cennete giremeyecek. Gerçek Müslüman Allah’ın emirlerine, devletin kanunlarına itaat eder. İslam büyükleri kul hakkından çok korkmuşlardır. O borcu ödemedikçe, insan cennete giremez. Kul hakkı bulunan mevtânın ruhu, göklerin üstüne yükselemez,

“Üç şey kendisinde bulunan kimse, cennete dilediği kapıdan girecektir.

Hak ve hukuk, tarihsel ve dinsel açıdan da sıkça ele alınmaktadır. Hukuk Tarihi ve bu arada Türk Hukuk Tarihi ayrı bir bilim dalını oluşturmaktadır. Nitekim bütün Hukuk Fakülteleri’nde “Türk Hukuk Tarihi” ayrı bir ana bilim dalı olarak okutulmaktadır.

Hakların en önemlisi kul hakkıdır Diğer haklar şöyle sıralanmaktadır;

Komşu hakkı, hoca hakkı, karı-koca hakkı, arkadaş hakkı ve devlet hakkı.

Devlet hakkını açarsak;
Kimseye yalan söylemek, hile yapmamak, ölçü âletlerini doğru kullanmak, işçinin ücretini, alın teri kurumadan ödemek, ödeme olanağı bulunmasına karşın borç ödememek, kullandığı şeylerin ücretlerini vermemek.

■ Üzerinde kul hakkı bulunanın ibadeti kabul edilmeyecek ve cennete giremeyecek. Kâfirin hakkından kurtulmak, Müslüman’ın hakkından kurtulmaktan daha zordur. Herkese iyilik yapmalı, kötülük edenlere, kötülükle karşılık verilmemelidir. Gerçek dindar, Allahü Teâlâ’nın emirleri ve devletin yasalarına uyar. Günaha girmediği gibi suç da işlemez. İslam büyükleri kul hakkından çok korkmuşlardır. Çünkü borcu olanın cenaze namazını Habibullah kılmamıştır. O borcu ödemedikçe, insan cennete giremez;

■ Bir kişi borçlu olsa ve vermek azminde olsa, Allahü Teâlâ’nın yardımı onunla beraberdir.
Hayvan ve kâfirin hakkı için de, kıyamette azap yapılacaktır. Dünyada aklanmalıdır, zira âhirette kâfirin hakkından kurtulmak daha zor olur. Hayvan hakkından kurtulmak ise, bundan da zor olur.

■ Üç şey kendisinde bulunan kimse, cennete dilediği kapıdan girecektir: Kul hakkını ödeyen, her namazdan sonra on bir defa ihlâs sûresini okuyan, kâtilini affederek ölen

BİR DAMLA:

■ Hükümdar yumurta alırsa, adamları köylünün bütün tavuklarını alır.

> Yeni Meram >Yazarlar > KUL HAKKI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.