YAZARLAR

■ Kriz, dışarıdan bir yerde değil, kendi bilincimizin içinde.

Krizler biri birini izliyor.

Tam bir kriz sarmalı yaşanıyor.

Biri çözülüyor, biri başlıyor.

Şükür ki duvara toslanmıyor.

Artık tek yol’un demokrasi olduğunu ve her krizin kendi doğası içinde demokratik geleneklere uygun çözülebileceği gerçeği somut biçimde anlaşıldı. Kurtların dumanlı havayı sevme hevesi de kursaklarda kaldı.

Sonunda sağduyu sayesinde krizleri aşma becerisini ve koşullarını da öğrendik.

Son Komutanlar krizi de çözülmüş görünüyor. Başkomutan Sayın Gül, kriz için son noktayı şu cümlesiyle koymuş oldu:

“Olağanüstüydü, mecrasına girdi.”

Şöyle zihinlerimiz bir yoklarsak, ne denli ve hangi alanda krizler yaşadığımızı bir kez daha terazide tartmış oluruz.

Sınav krizi yaşadık mı, yaşadık!

Yargı krizi yaşadık mı, yaşadık!

Yarı ekonomik kriz yaşadık mı, yaşadık.

Çoğu esnaf siftah etmedi, kapanan kepek sayısı artıkça arttı.

Olası bir kriz için iki Bakan “dikkatli harcayın “dedi, ancak Başbakan “gerek yok” diyorsa, gerek yoktu. Öncesi için Başbakan teğet geçecek demişti, sonrası için de “teğet bile geçmeyecek “ öngörüsünde bulundu. de

İşsizlik krizi yaşadık mı, yaşadık. Son verilerde sayısal bazda düşme gözleniyor.

Yemin krizi yaşadık mı, yaşadık. Kriz, BDP-bağımsız Milletvekilleri ile CHP’li İsa Gök cephesinde henüz aşılamadı.

Bu mübarek günlerde, kriz sıralamasını bırakıp ileriye bakalım. Bu ulus nice ağır krizlerin altından kalkmıştır; yine kalkar.

Sosyal olayları gizlemek olanaklı değildir;

Bir öksürük, bir de yoksulluk gizli tutulamaz.

Özdeyişe eklenme yapmak istiyorum;

Kriz varsa gizlenemez; yoksa kriz tellallığı yapmak genel ve mesleksel etikle çelişir.

Kriz, beklenmeyen ve öngörülemeyen durumun ortaya çıkmasıdır. Kriz kavramı Devlet ve milletin, bölünmez bütünlüğü, ulusal amaç ve yararlara karşı tutum ve davranışların, demokratik düzeni, hak ve özgürlükleri ortadan kaldırmaya dönük şiddet hareketlerinin; doğal afetlerin, ve salgın hastalıkların; önemli yangınların; radyasyon ve hava kirliliği gibi önemli nitelikteki kimyasal ve teknolojik olayların; ağır ekonomik bunalımların; iltica ve büyük nüfus hareketlerinin ayrı ayrı ya da birlikte oluştuğu halleri içermektedir.

Krizler dış etkenlerden kaynaklanabileceği gibi ; iç etkenlerden kaynaklanabilir.

Kriz kurum, toplum ya da kişide ortaya çıkan buhrandır. Kriz durumunda dengeler hemen bozulur. Krizi zayıf düşmüş bir bedene yerleşen virüse benzer. Krizlerde ayakta kalabilmek için hedeflerin gözden geçirilmesi, stratejilerin ve politikaların irdelenerek krizden zararsız ya da en az zararla çıkacağı yolun doğru ve zamanında tayin edilebilmesine bağlıdır. Kriz süresince her anın ve kararın önemi vardır. Yönetsel kararsızlıklar ve yaşanan panik, yeni hatalara yol açabilir. Öz olarak krizde yeterli önlemin alınmaması Kaos ya da kaoslara davetiye çıkarabilir. Doğamız gereği krizleri aşmayı başarıyor, karmaşalardan uzak kalıyoruz ki, normalleşme sürecine girme aşamasındayız.

Gerilimlere noktayı koymalı, daha çağdaş ve ileri demokrasi için yapı taşlarını, toplum katmanlarıyla birlikte oluşturmalıyız!

Kamuoyunun beklentisi sen-ben kavgası değil, projeler üretmek ve uygulamaktır.

BİR DAMLA:

Yasa, düzen ve güvenlik devletlerin niteliklerini ölçecek üç temel unsurdur.

■ “Kriz” sözcüğü Çince’de iki küçük karakterle ifade ediliyor. Birinin anlamı “tehlike” diğerinin ki “fırsat”

Hiçbir şey zor değildir, yeter ki onu ufak parçalara ayırmasını bilelim.

> Yeni Meram >Yazarlar > KRİZLER VE NORMALLEŞME!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.