Torku Jelifest

Konya’nın su değirmenleri

  • Giriş Tarihi: 29.02.2016 2:59
  • Güncelleme Tarihi: 2:59
Konya’nın su değirmenleri

Konya Büyükşehir Belediyesi ile Kültür Sanat Adamları Derneğinin ortaklaşa düzenlediği İkindi Sohbetlerinin bu haftaki konuğu şair-yazar İsmail Detseli, “Konya Su Değirmenleri ve Değirmen Kültürü”nü anlattı

Mutlu Akü

KONYA Büyükşehir Belediyesi ile Kültür Sanat Adamları Derneğinin ortaklaşa düzenlediği İkindi Sohbetlerinin bu haftaki konuğu olan şair-yazar İsmail Detseli, Konya Su Değirmenleri ve Değirmen Kültürünü ele aldı.

40-50 yıl öncesine kadar rağbette olan ve beslenmemizde önemli bir değere sahip su değirmenlerinin işlevlerinden, içersindeki malzemelerden, yapılan hizmet için alınan haklardan, değirmen güdüğü (ekmek) yapımından, kendi yaşamımdaki değirmen hatıralarından, değirmen hikâyeleri ve efsanelerinden bahseden Detseli; kendi köyü olan Kilistra (Gökyurt)’da değirmenlerin çok olduğunu ve çevre köylere de hizmet verdiklerini söyledi.

Değirmenle ilgili kavram, söylem, türkü, deyim ve atasözlerinden örnekler veren İsmail Detseli, kendi çektiği fotoğraflardan da bir sunum yaptı.

Detseli, “Hayatımızın en değerli besin maddesi, olmazsa olmazımız olan buğdayın una dönüşmesi için mutlaka değirmeni görmesi gerek. Değirmenlerin giriş kapısı daima doğuya açılır. Değirmenin üç boyrası olur. Değirmende yapılan ekmek tuzsuz olur. Değirmen taşının savurup etrafına toplanan atık unlara yorak denir. Atalarımız bu yaşam maddemiz buğday kırk kere elden geçer bir kere boğazdan geçer derlerdi ben saymaya çalıştım kırkı geçiyor elden geçmesi. Su değirmenlerinin çark evinden fışkırıp çıkan suyun sesi ile değirmenin içersindeki taşın dönüşünün çıkardığı akustik mûsikî sesini, çark evi önündeki pencereden dinleyince o hazzı yaşamak ayrı bir güzelliktir” dedi.

40 DEFA ELDEN GEÇER, BİR DEFA BOĞAZDAN GEÇER

“40-50 yıl öncesine kadar hasatlar derilip harmanlar kaldırıldı mı, genellikle köy halkının hanımlarını bir telaş alırdı” diyen Detseli, “Buğdaylar ambarlara kondu mu, kışlık un telaşı başlardı. Tarımın ilkel koşullarda kara sabanla ekilip orakla derilip harmanda düğen ile sürülerek elde edilen buğday ve arpa gibi hububatların temizlenmesi gerekirdi. İşte bundan dolayıdır ki atalarımız ‘bu mübarek rızık 40 defa elden geçer bir defa boğazdan geçer’ derlerdi. Bunu da hanımlar dert edinirdi; çünkü buğdaylar bir çeşme başında leğenlerle yıkanıp her türlü pisliğinden arındırılacak, damlarda sergilerle kurutulacak, değirmende öğütülmeye hazır hale getirilecek. Değirmencilerimiz de değirmenlerini hazır hale getirirler, değirmeni döndürecek suyun geleceği ark ayıklanır, değirmen taşları dişlenir, su yolları tamir edilir. Buğday konacak sepet ayarlanır, şıkırdaklar (çakıldak da denir) düzenlenir. Efsane bu ya; ilk değirmeni yapan Yunus Peygamber’miş. Her şeyi yapmış bitirmiş, sepetten buğdayı akıtamamış. Düşünürken şeytan gelip taşın üzerine oturmuş, sepetliği eli işe tutmuş, taş döndükçe buğdaylar akmaya başlamış. Hz. Yunus bunun şeytan işi olduğunu anlayınca şeytana ‘git lain, bu mekana girme!’ deyince değirmenin çarkına su taşıyan boyranın dibinden çıkıp gitmiş. Onun için oranın duvarı sadece örme yapılır, sağlam olmazdı. Oraya Yunusluk denir derdi büyükler” diye konuştu.

MERAM ÇAYINDA 33 DEĞİRMEN

Tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı, Konya Tarihi adlı kitabında otuz üç değirmenin varlığından bahsettiğini anlatan Detseli, “Bu değirmenlerin tamamı su gücüne dayalı çalışırlardı. Kaynağı da elbette ki Meram Çayı’dır. Bunlardan Mahmut Efendi, Kasım Halife, Turut, Sinan, Değirmenköy,Yaka, Palamut, Sahra, Üzemiş, Keçi Muhsine ve Çayırbağı’ndaki üç değirmen haricinde tamamı Dere sınırları içindeydi. Buğdaylarını öğüttürmeye buraya daha çok Ova köylerinden, Yarma’dan, Ovakavağı’ndan, Sakyatan’dan, Eğribayat’tan ve hatta Karapınar’dan insanlar gelirlerdi. Dere halkının önemli bir kısmı geçimini bu değirmenlerden sağlarlardı. Bunlardan bir kaçı hariç şimdi hepsinin yerinde yeller esiyor. Hatta geçmişten kalan bir ize de rastlamak mümkün değil artık. Konya’nın değirmenleri hakkında elde yeterli, ayrıntılı bilgiler yok” şeklinde konuştu.

Sohbete AK Parti eski Konya milletvekili Hüseyin Üzülmez, Aydınlar Ocağı Konya Şube başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Prof. Dr. Ali Osman Koçkuzu, Koyunoğlu Müze ve Kütüphane Müdürü Hasan Yaşar, Kültür Sanat Adamları Derneği başkanı Seyit Küçük Bezirci ile çok sayıda yazar ve dinleyici katıldı.



> Yeni Meram >Konya > Konya’nın su değirmenleri
HABER YORUMLARI