YAZARLAR

Tarihte Millet Bahçeleri
Kamusal alan, Avrupa’da 1960’lı yıllarda irdelenmeye başlayan farklı bakış açılarına göre farklı anlamlar kazanan bir kavramdır. 1962 yılında ilk tanımı yapıldığında, “toplumun ortak yararını belirlemeye ve gerçekleştirmeye yönelik düşünce, söylem ve eylemlerin üretildiği ve geliştirildiği ortak toplumsal etkinlik alanı” olarak, her türlü çıkardan, devlet otoritesinin baskı ve buyruklarından, sermaye egemenliğinden bağımsız olarak tanımlanmıştır. Açık, yeşil bir alan, toplumun kamusal alanlardaki sosyal ve kültürel yansımalarının görüldüğü alanlardır.
Bir kamusal alan olarak Millet Bahçeleri, Geç Osmanlı Dönemi’nde, Batılılaşmanın etkisiyle oluşmuş mekanlardır. Toplumların zaman içerisinde yaşadıkları kültürel değişiklikler, mekanlara da yansımıştır. Bu yansımaları en çok yapılı çevrede görmek mümkündür. Konu park, bahçe olduğu zaman bu değişimin izlenmesi zorlaşmaktadır. Bugün kentlerimizde tarihi Türk Bahçelerinin çoğu günümüze kadar gelememiştir. Bahçeler ya tamamen yok olmuş, ya da çok fazla değişikliğe uğradığı için özgünlüklerini kaybetmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu’nda Tanzimat Fermanı ile Cumhuriyet arasındaki, (1839-1923) modernleşme süreci dönemindeki batılılaşma hareketi her alanda kendini göstermiştir. İstanbul’da etkilerinin daha yoğun olarak göründüğü bu hareketin yansımaları, Anadolu kentlerinde farklı şekillerde olmuştur. Mimariden, kamusal alan planlamasına, kent yapısından yeşil alanların oluşumuna kadar her şey bu değişim rüzgarından etkilenmiştir. Devamında da batı tarzı yeni yeşil alanlar düzenlenmiştir. Fransa’daki “Halk Bahçeleri”nden esinlenerek yeniden tasarlanan yeşil alanlar, Osmanlı’da “Millet Bahçesi” adını almıştır.

Aslında Batı Kültürü’nden önce Türk Bahçesi, yalın, sade ve daha çok işlevselliği ile ön plana çıkan bir bahçedir. Batılılaşma ile birlikte bu bahçeler yalınlık, sadelik ve doğallıktan çıkmış, daha çok estetiğin ön planda tutulduğu ve biçimselliğin ağır bastığı bir hale dönüşmüştür.
Osmanlı’da Sultan Abdülaziz ilk Millet Bahçeleri uygulamasını başlatmıştır. Halka açık umumi bahçeler yapmış ve adına “Millet Bahçesi” demiştir. İlki İstanbul’da “Taksim Millet Bahçesi” olarak açılan bahçenin devamı, Anadolu kentlerinde de “Millet Bahçesi” adı altında yapılmaya devam etmiştir.

Millet Bahçelerinin yeri ve içerdiği fonksiyonlar

Osmanlı’nın modernleşme sürecinde kentleşme olgusunun değiştiğini, pek çok kentte geleneksel kent dokusunun yanı sıra yeni kentsel kullanımlar ve yeni kent merkezlerinin üretildiğini görüyoruz. Bu anlamda batıdaki parklara öykünen ve adeta onların küçük birer modeli olarak yapılan “Millet Bahçeleri”, kentte görünürlüğün en fazla olduğu bölgelerde ve genellikle de hükümet konaklarına yakın olarak yapılmışlardır.

Millet bahçelerinin içinde fonksiyon olarak, yerine ve büyüklüğüne göre, müzik köşkleri, lokantalar, kültür-sanat mekanları, konser, sinema, tiyatro salonu gibi yapılar yer almaktadır. Halkın yanı sıra milletvekillerinin, bürokratların, kent misafirlerinin ağırlandığı bir mekan da olan bu bahçelerde, film gösterimleri, yazlık-kışlık etkinlikler yapılırdı. Kentin modernleşmesinde ve sosyalleşmesinde etkisi büyük olan bu bahçelerin, özellikle kentin kültürel etkinliklerinde de önemli bir yere sahip olduğunu görüyoruz. Hem kent formunda hem de kentli üzerinde ciddi etkileri olmuştur Millet Bahçeleri’nin.

Konya’nın ilk Millet Bahçesi neresiydi ve ne oldu?

Konya, Osmanlı döneminde, mesire yerleri, bağları, bahçeleri, bağ evleri, han, hamam, çarşı ve Pazar yerleriyle dönemin en gelişmiş şehirlerinden biriydi. Yine Osmanlı dönemi resmi kayıt, gravür ve resimlerinde Konya, çevresi bağ ve bahçelerle çevrili yeşil bir kent olarak resmedilmiştir.

Konya’nın ilk Millet Bahçesi 1912 yılında faaliyete geçmiştir. Fakat ilk zamanlarda yalnızca bayramlarda kullanılmıştır. Millet Bahçesi’nin bugünkü yeri Konya Lisesi (Gazi Lisesi) ve Anıt Meydanı’nın karşısı, Konya Devlet Tiyatrosu ve Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü’nün bulunduğu alandır. Sade ve natüralist bir bahçe olduğunu biliyoruz fakat içindeki fonksiyonlar batı etkisinde verilmiş fonksiyonlardır. Bahçe içerisinde tenis kortu, dans pisti, açık hava konser sahnesi, köşk ve kameriyeler bulunmaktadır. 1919-1923 yılında Belediye Başkanı olan Mehmet Muhlis Koner, İtalyan bir mimar-mühendise Konya İmar Planını yaptırmıştır. Millet Bahçesi, İstasyon Caddesi ve Karaman Caddesi bu plana göre hazırlanmıştır. Zamanla yapılan müdahalelerle Konya Devlet Tiyatrosunun yapımının ardından park küçülmüş sonra da yok olmuştur. Parkın kapısı, önce Yüksek İslam Enstitüsü sonra da İmam Hatip Lisesi olan okulun giriş kapısıdır. 2013 tarihinde Konya Kültür Varlıkları koruma bölge Müdürlüğü tarafından 2. Grup yapı olarak tescil edilmiştir. Günümüze ulaşamayan Konya Millet Bahçesi, kent hafızası ve kent kimliği açısından kaybedilmiş, önemli bir miras ve kültürel değerdir.
Millet Bahçesi önerisi, çok sayıda uzmanlık ve sanat dalının bilgisine başvurmayı gerektiren, ilgili kurum ve kuruluşların katkı, görüş ve çalışmalarına yer verilmesi gereken, bunu zorunlu kılan bir uygulamadır.

> Yeni Meram >Yazarlar > KONYA’NIN İLK MİLLET BAHÇESİ NERESİYDİ VE NE OLDU?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.