YAZARLAR

Gevale Kalesi, Haçlı Seferleri sırasında bin yediyüz metreye ulaşan rakımı ile bir gözetleme kulesi olarak görev yapan önemli bir nokta. Konya için bir nirengi noktası. Konya gibi tarihi bir şehrin, bir Başkent’in kaderinde zaman zaman etkili olmuş bir kale.

Gevale yani halk arasındaki yaygın ismiyle Takkelidağ, Selçuklu’nun son dönemlerinde kanlı bir kale olmaktan kurtulamadı.

Selçuklu tarihinin en karanlık ve en kanlı kalelerinden biri olan Gevale Kalesi, Osmanlı-Karamanoğlu mücadelesinde nasıl bir iz bıraktıysa, hangi bilinmedik olaylara sebep olarak gösterildiyse, Fatih Sultan Mehmet’in kale eteklerine kurdurduğu toplarla taş üstünde taş bırakmayarak, yerle bir ettiği bir kale olmuştu.

Bir daha da hiç dokunulmadı.

Kaderine terk edildi.

Hakkında tevatürlerin ve rivayetlerin anlatıldığı, insanların bir zaman nefretle, bir zaman ürpererek andığı bir kale oldu Gevale.

Yaklaşık 550-560 yıl sonra, önce dağcıların tırmandığı, kale kalıntılarına rastladığı ancak herhangi bir şey yapılmayan kale son on yıl içerisinde yeniden gündeme gelmeye başladı.

Selçuklu Emiri ve Zazadın Hanının mimarı, nakkaş Sadettin Köpek’in Selçuklunun büyük devlet adamlarından Kemalettin Kamyar’ı öldürttüğü zindan Gevale kalesi.

Kimbilir kaç günahsız, kaç masum insan devrin siyasetinin, taht ve baht kavgalarının uğruna Gevale kalesinde boğulup öldürüldü.

Gerek yüksekliği, gerek ulaşılmasının kolay olmaması, gerekse de savunulması kolay olan kale uzunca bir süre hem gözetleme kulesi hemde zindan olarak kullanılmış.

O devirde Selçuklu Konyasının, daha sonra Karamanoğlu Konyasının ve en sonra Osmanlı’nın siluetini bozan bir kaleydi bu kale.

Bugünlerde, Gevale kalesinin silueti şehrin üzerine vursun isteniyor.

Kazı izni alınan bu kale, bir seyir tepesi halini alacak.

Zaten, Selçuklu Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Selçukluya seyirlik bir şeyler yapmaya bayılıyor!…

Uç kelebek, kon kelebek, vadilerde gez kelebek diye şarkılara nakarat olacak Kelebekler Vadisinin bir benzeri Selçuklu’da.

Karayiplerin en güzel adası St.Maarten’de bir kelebekler vadisi var. Türkiye’de Fethiye’de de bir kelebekler vadisi var.

Ölü kelebekler vadisi pardon, ölü kelebekler müzesinin var olacağı bir vadiden sonra, bir de Gevale kalesi gibi bir seyir tepesine sahip oluyoruz.

Vadiden seyir tepesine, seyir tepesinden vadiye bir manzara.

İlgililer Konya’yı tarihi ile buluşturacağız demişler.

Demek ki, Konya şimdiye kadar tarihi ile buluşamamış, siz buluşturacaksınız!…

Bir çok tarihi eserin yıkılışı, yıkılsın da yerine bina dikelim diye seyredilirken, Selçuklu dönemine ait, türbeler kiler diye, sarhoş barınağı diye kullanılırken neredeydi o tarih sevgisi?

Konya tarihi ile zaten iç içe, nereyi kazsanız tarih çıkıyor. Her kazma vuruşta, gene lahit çıktı, sütun çıktı diye kahreden kahredene!..

Konyanın tarihi ile hergün burun buruna yaşadığımızı, tarihten kaçışın kurtuluşun olmadığını nasıl anlatsak acaba?

Konya’yı tarihi ile buluşturma ifadesi bile traji-komik bir cümle olmaktan öteye gidemiyor. Bu nasıl bir buluşturma ise henüz anlayabilmiş değiliz.

Gevale Kalesine bir zamanlar teleferikler bile konuyordu. Seçimler yaklaşırken yapacaklarınız arasına bir madde olarak koyarsınız artık!…

Seçimler olmasa ne tarih milletin aklına gelecek, ne tarih ile yüzleşme, ne de tarihi ile Konya’yı buluşturma!…

Kelebekler vadisinden uç uç kelebek diyeceksiniz, uçan kelebeklerin peşi sıra Gevale kalesine kadarda çıkalım, Konya’yı seyran edelim diye de ekleyeceksiniz!…

Şimdi abartıyorsun filan diyeceksiniz.

Bir anda tarihe dört elle sarılanlar, Matrakçı Nasuh’un minyatürlerini arayıp bulanlar, o minyatürdeki Gevale kalesine benzer bir kale yapmayı düşleyenler, bir anda tarih ve turizm sevdalıları oluverenler abartmıyorda, bizler mi abartıyoruz!…

Selçuklu tarihinin yeni farkına varıyoruz demiyorlar!…Daha büyük gaf yapıp, Konya’yı tarihi ile buluşturmaya kalkıyorlar!..

Konya’nın tarihi ile buluşmaya sizler ne kadar hazırsınız?

Fatih Sultan Mehmet Gevale kalesini yıkmış, amma olsun varsın altı asır sonra biz yapacağız diyorlar!…

Selçuklu Belediye Başkanlarından Adem Esen, Gevale kalesinin bulunduğu tepeyi ağaçlandırmaya başladığında çok büyük heyecan içindeydi. Yanlış hatırlamıyorsam binlerce ağaç onun zamanında dikilmişti.

Başkan Esen döneminde gerek Sille’yi, gerekse Zazadın Hanı’nı ihya etmiş bir insandı.

Aynı partiden olmalarına rağmen, lafın gelişi olarak taş üstüne taş koyandan Allah razı olsun denilerek adı anılmayan bir Başkan oldu Başkan Esen!…

Şu anda Uğur İbrahim Altay, Gevale kalesini restore edecek çalışmaların içerisinde.

Adem Esen’in izinden istese de istemesede yola devam ediyor. Şehir kendine hizmet edenleri bir kalemde silip atacak bir şehir değil. Çünkü bir vefa şehrinde yaşadığımızı bir çok yönetici unutuyor. Zannediyorlar ki, kendilerinden önce hiç kimse hiç bir yapmamış.

Konya bu yanlışta olanlara da, yanlışlarını hatırlatan bir şehir!…

Yetkililer Konya’yı dantel gibi işleyeceğiz filan diyorlar.

Konutlarla işlemeli bir dantel.

Konya işi biliyor.

Başkanların Tahir bey haricinde hepsi İnşaat Mühendisi, konut dantelalı bir şehir olduk, dantel kenarlarınıda park ve bahçelerden yaptık.

Tarihe anca sıra geldi.

Sanırız arkadaşlar şöyle düşünüyorlar;

Önümüz kış ve de en önemlisi seçim var, seçim. Bu kışta, bu soğukta, hele kar falanda yağdı mı, kolaysa çık Takkelidağa…

O zaman ne mi yapacağız? Vereceksiniz oyunuzu, seçeceksiniz tekrardan bizi, bizde yapalım yıkılan Gevale kalesini, Konya’yı da bu şekilde tarihi ile buluşturalım. Başka türlü bu şehir tarihi ile buluşamayacak!…

Vah ki vah!…

Gördüğünüz gibi bütün mesele Konya’yı tarihi ile buluşturmakmış, gerisi teferruatmış!…

Sizde bu açıklamalara ve görüşlere katılıyor musunuz sevgili okurlar?

> Yeni Meram >Yazarlar > Konya tarihi ile buluşamayan bir şehir mi?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.