YAZARLAR

KİMSEDEN SANA KÖTÜLÜK GELMESİNİ İSTEMİYORSAN…-Erol Sunat-Yeni Meram Gazetesi

Birçok insan başına olumsuz bir hal geldiğinde, aleyhinde bazı olaylar geliştiğinde, dedikodulara kurban gittiğinde, savunmaya geçer.
Ben kime ne yaptım ki…
Kimsenin işine-gücüne, etlisini-sütlüsüne karışmam…
Ben bunlar hak etmedim!
Beni çekemiyorlar!
Kıskanıyorlar!
Meyvalı ağaç taşlanır derler ya, hepsi söz birliği etmiş beni taşlıyor!
Çiğ yemedim ki, karnım ağrısın!
Utanmadan fenalıklarını ve kötülüklerini üzerime saçıyorlar!
Ben gördüm de böyle fena düşünenleri, böyle fenalık peşinde olanları görmedim!
Böyle konuşanların birçoğunun aynalarla dargın olduğuna emin olun.
Anadolu’da “Okta da var, yayda da var” diye bir deyim vardır. Kötü sözlerin, fena sözlerin muhatabı iseniz, mutlaka bu işin bir evveliyatı vardır.
Durup, dururken bir anda tatsız, anlamsız, manasız sözlere muhatap olmanız kolay bir hadise değildir.

*****
Fenalık üstüne çok şeyler söylenebilir…
Nedir fena?
Fena; nitelikçe iyi olmayan, kötü anlamında bir kelime. Fena olmak, fena davranmak tasvip edilmemiş, tasvip görmemiş kelimelerdendir.
Fena kelimesine karşı en olumsuz yaklaşımlarda bulunsak ta, espri olarak dahi, az da biz fenalık yapsak, az biraz fena düşünsek diye başlayan cümlelerde az kurulmamıştır.
Fenalara, fenalıklara, fena düşüncelere karşı, gizli bir hayranlığımız olduğu da ortada değil mi?
Öyle olmasa fena ile ilgili bir dünya lafımız olmazdı!
İşin en fenası da…
Şu yok mu şu, inan pek fena!
Fenalık onun ruhunda…
Fenalık yapmadan duramıyor!
Bana öyle fena bir söz söyledi ki, söylemeye terbiyem müsaade etmiyor!
Fena düşünmekten, iyi düşünmeye fırsatı yok galiba…
Ona öyle bir fenalık yapacağım ki, değil bu dünyada, öteki tarafta da unutmayacak!
Kötü söz, kem söz sahibine ait demiş atalarımız.
Fenalık saçan sözleri söyleyenler,
Söyle diye birilerini aracı olarak kullananlar,
Gün boyu, bugün ne fenalık yapayım diye düşünmekten kendini alamayanlar,
Fenalığa yol açan her türlü fiil ve davranışın içinden bulunmaktan haz duyanlar,
Yaşasın kötülük diye, tuttukları yola esprili ve eğlenceli söylemler kazandırdıklarını düşünenler,
Bütün bunlar neden hep beni buluyor, neden böyle şeyler hep benim başıma geliyor, alt tarafı ne yaptım ki, diyebilirler mi?

*****
Kötülüğün, fenalığın karşıtı olan “iyilik” kavramının neden hiç ilgi çekmediğini düşündünüz mü?
Neden iyiliklere ve iyilere karşı anlamadan, dinlemeden olumsuz tepkiler veririz?
Neden iyilik yapanlara enayi gözüyle bakma eğilimi oluşur?
İyilik yapmada,
İyi davranmada,
İyi söz söylemede,
İyiyi, güzeli tavsiye etmede neden bu denli geç kaldığımızı, geciktiğimizi kim söyleyecek?
İnsanların yüzünü güldürmek, onlara moral vermek, düşeni yerden kaldırmak, fenalık ve kötülüklerin önüne geçmek kadar güzel bir şey var mı?
Eğer, kimse size kötü bir şey söylemiyorsa,
Hakkınızda iyi şeyler söyleniyorsa,
Size kim, ne için, ne diye kötülük yapsın ki…
Eli açıktır, kapısını kim çalsa açar dinler, kimin ne derdi ve şikayeti varsa derman olmaya çalışır gibi ifadeler hoş ifadeler değil mi?
Bu ifadelerin bile elinde çok daha fazla imkanı olduğu halde, insanların huzur ve refahına katkıda bulunmak istemeyenleri rahatsız ettiği sır değil.
Onun yaptığı iyiliğin, on mislini, yüz mislini istesem şimdi yaparım diyenlerin,
Neden iyilik yapamadıklarını,
Neden insanlara rahat bir nefes aldıramadıklarını, neden insanların yüzlerini güldüremediklerini söyleyebilir misiniz?
Hem her türlü fenalık ve kötülüğün odağında olacaksınız,
Etrafınıza gülücükler yağdırırken,
Yok öyle şey!
Benden bugüne kadar kim zarar gördü?
Kime ne yapmışım?
Çıksın söylesin diyeceksiniz!
Hiç kimse çıkmayınca da, bakın gördünüz mü, melek gibi insan olarak yanı başınızdayım babında bir çuval laf sarf edeceksiniz!
İşin, kim inanır faslına hiç girmiyorum. Çünkü, inanmak, kanmak, aldanmak isteyenlerin kuyruğa girdiği bir dünyada yaşıyoruz.
Hz. Mevlana bakın bu konuda ne diyor, “ Kimseden sana kötülük gelmesini istemiyorsan; fena söyleyici, fena öğretici, fena düşünceli olma.”

> Yeni Meram >Yazarlar > KİMSEDEN SANA KÖTÜLÜK GELMESİNİ İSTEMİYORSAN…
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.