YAZARLAR

■ İnsanları iyi tanıyın, her insanı fena bilip kötülemeyin, her insanı da iyi bilip övmeyin.

■ Kişi, kendini bilmek gibi irfan olamaz.

***
Sokrates’in sözü 2400 yıl önce Delfi tapınağının ön kapısı üstünde yazılmış;

Kendi kendini tanı!

İnsanın öncelikle kendini tanıması, toplumsal gerekliliktir.

Kişioğlu, kendisini tanıma güdüsünden yoksunsa, başkalarını da tanımaz ya da

tanıma özürlüsü olur, yanılgılara düşer.

Bu öngörü, liderler, siyasal aktörler,

yöneticiler ve sanatçılar başta olmak üzere toplumun tüm katmanları için de geçerlidir.

Sokrates, öznesi tanıma olan açılımını bir başka öz sözle takviye etmektedir.

■ Tek bildiğim şey, hiçbir şey bilmediğimdir,

Eski bir Latin Sözü vardır;

■ İnsan, insan için bir kurttur

***

“İnsanı tanımak zor zanaattır. İçiçe geçmiş halkaları düşünün. En dış halkaya bakarak sadece belki cinsiyeti, yaşı, eğitimi gibi şeyler hakkında bilgi edinebilirsin, sonra biraz derinlerde kişinin alışkanlıkları, bakış açısı, ilkeleri gibi şeyleri yakalarsın, daha derinlerde ise çatışmaları, geçmişi, bulursun. derine inme meselesi hızlı olursa huzursuz eder insanı, güveni zedeler çünkü. Ama basamak basamak olursa ve o kapılar yavaş yavaş açılırsa bu iki taraf için de ödüldür. Anlatan rahatlar, dinleyen kendisine güven duyulduğu için mutlu olur. Bu gerçek ilişkiler için böyledir tabi. Burada insanların altın mı, teneke mi olduğunu anlamak zor, beden dilinin farkında değilsin ve gözlerden mahrumsun çünkü. “Kişi noksanını bilmek kadar irfan olamaz- Söz insan olur ama, özü insan olamaz.” İşte bütün sorun bu;

Kendini tanımamak. Bu nedenle de

lider diğer liderleri, siyasal aktör diğer siyasetçileri, gazeteci meslektaşlarını tanımıyor. Kişioğlu öncelikle kendisini tanıyacak ki, diğerlerini tanıyabilsin;

■ Kişi, kendini çok iyi duyar ama; iyi tanımaz.
■ Kendimi bile yeterince tanıyamadım. Başkalarını davranışlarına göre nasıl yargılarım?

■ İnsanların birbirlerini tanımaları için en iyi zaman, ayrılmalarına yakın zamandır.

“Eğer sen insanı insan olarak ve onun dünya ile ilişkisini de insancıl bir ilişki olarak görürsen, sevgiyi ancak sevgi ile güveni ancak güven ile değiştirebilirsin.
Eğer öbür insanlar üzerinde etkili olmak istersen, öbür insanlar üzerinde gerçekten canlandırıcı ve uyarıcı bir etkisi bulunan bir insan olman gerekir…
İnsan ve doğa ile ilişkilerinin her biri, senin gerçek bireysel yaşamın iradenin nesnesine uygun bir belirtisi olmalıdır.
Eğer sen karşılıklı sevgi uyandırmadan seversen, yani seven insan olarak senin hayat belirtin ile sen kendini sevilen insan durumuna dönüştürmüyorsan, senin aşkın da bir mutsuzluktur, talihsizliktir.”

Ve sonra;

İnsan kendisini tanıyabilirse öz eleştiri yapma yetisi de kendiliğinden gelişir.

Bu tanıma, demokrasiler içinde bir can kurtaran simidi niteliğindedir.

İdeal bir yurttaş olmak için kişioğlu önce kendisini tanımalıdır.

■ İnsanların birbirlerini tanımaları için en iyi zaman, ayrılmalarına yakın zamandır.

BİR DAMLA:

REKLÂMDIR!

Yan yana iki rakip berber dükkânının birinde bir bez afiş asılı;
“Burada 5 liraya saç kesilir.”
Hemen yanındaki dükkânda asılı bez afişte ise şunlar yazılı;
“Yandaki dükkânda 5 liraya kestirdiğiniz saçlar, burada düzeltilmeye çalışılır.”

> Yeni Meram >Yazarlar > KENDİNİ TANIMAK
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.