YAZARLAR

Uyuşamayız, yollarımız ayrı;
Sen ciğercinin kedisi, ben sokak kedisi;
Senin yiyeceğin, kalaylı kapta;
Benimki aslan ağzında;
Sen aşk rüyası görürsün, ben kemik.
Ama seninki de kolay değil, kardeşim;
Kolay değil hani,
Böyle kuyruk sallamak tanrının günü.


***

Ünlü Sanatçı Leonardo da Vinci diyor ki;

Kedi tabiatın şaheseridir.

Söz konusu özdeyiş günümüzde de geçerliliğini sürdürmekte, kedi sözcüğü ve algısı sıkça yinelenmektedir.

Her şeyin bir günü var; aslında günlerin de günü var. Dünyada böyledir, ancak biz de daha değişiktir. Bir tür “gün” zenginiyizdir. Genelin dışında kişiye özel günlerin sayısı da artıyor; yaş günü, doğum günü, evlilik günü, sünnet günü, işe girme günü, ölüm günü gibi.

Günü olmayan, kediler kalmıştı, günü geldi onlar da unutulmadı:

18 Şubat Kedi günü olarak ilan edildi!

Kedinin bizim kültür, sanat, edebiyat, folklor, düşün ve sosyal yaşamımızda da önemli bir yeri vardır; öyle ki “kedi” siyasal yaşamımıza dek miyavlayarak girmiştir.

Kedi üzerine deyimlerden kimileri;

Kediyi köşeye sıkıştırmayacaksın!

Kedi gibi örtme!

Kedi köpek kavgası!

Kedi gibi nankör!

Kedi fare oyunu!

Kedi bağlamında deyim olarak ne kadar zenginsek, tür bakımında da ayniyle vakidir;

Van, Ankara, İran, Mısır, Siyam, Tekir,

Himaliye, Zıpkın, Can, Seymen, Mışka,

Bıdık,Yumuk, Duman ve Kömür vb.

Kaplanlardan sarmanlara dek pek çok cinsi olan kedi ailesinin tüm üyeleri, farklı postların altında olsa da aynı derecede kusursuz doğa harikalarıdır.
Kedi olgusu günlük yaşamımızın içine hep

sıkça girmiştir. Örneğin yakın geçmişte

Anayasayı fırlatma olayında siyasal kirlilik yaşanmış, üst düzey bir, seçilmiş yüce makam sahibine “nankör kedi” demiş, bu benzetme uzun süre tartışma konusu oluşturmuştu.

Geleneğimizde kedisiz ev olmazdı; nitekim Türbeönü’ndeki baba evinde bizim de bir kedimiz vardı, hastalanınca acele veterinere götürdük, ancak kurtaramadık. Pamuk kedimiz akıllıydı, kapıları zıplayarak açar, özellikle de benim yatağımın üzerinde sabahlar ve uyurdu.

Kentimizin duayen gazetecilerinden merhum Edip Yılmaz’ın sayısı kırktan eksilmeyen adeta bir kedi ordusu vardı. Konya’nın renkli simalarından, Süleyman Demirel’e de yakın duran merhum Turgay İzol’un da kedi timi 20’den aşağı düşmemişti. Hala çok sayı da kedi besleyenler aileler vardır.

Van Valiliği Van kedisi neslini korumaya dönük projeler üretiyor. Bir gözü mavi, diğeri sarı olan ve nesli tükenme tehlikesiyle karşı karşıya bulunan Van kedisini yaşatmak için düşünülen projelere bir yenisi eklendi. Daha önce evlerinde kedi besleyenlere 50 YTL’ lik yardım yapan Van Valiliği bu uygulamayı tamamlayıp özel sektöre devrediyor. Van Valiliği önümüzdeki günlerde kedi sahipleri eğer üretim yapmak isterlerse kedileri ihaleyle uygun bir fiyatla satın alınacak. Ardından vatandaşlardan alınan kediler girişimciler tarafından kurulacak Van Kedisi Üretme Çiftliği’ne verilecek.

Kedinin çoğu kez toplumsal algılarda ve reklâmlarda kullanıldığı gözleniyor. Beyaz tüylü kedi, TV’de miyavlayarak sunduğu reklâm metniyle dikkatleri çekiyor.

Kedi kültürü giderek gelişiyor. Bu bağlamda Web sayfaları düzenlenmekte, Kedi adlı aylık kültür dergisi yayınlanırken kedi marketler kedi üzerine yazılmış şiirler günlük yaşantının bir parçası haline gelmiş bulunuyor..

BİR DAMLA:

KADIN VE DİŞİ KEDİ

Kediyle oynuyor kadın

Ne de güzel yaraşmış bak

Karanlığında akşamın

Beyaz el ve beyaz ayak.

> Yeni Meram >Yazarlar > KEDİ GÜNÜ!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.