YAZARLAR

■ Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş

Eşini gaib eyleyen bir kuş gibi kar

Geçen eyyâm-ı nevbaharı arar

Kapladı bir derin sükûta yeri karlar Ki hamûşâne dem-be-dem ağlar.

***

Kar gibi kar, adam gibi kar, ilk kez dün yağdı. Kar özlemini vuslata dönüştüren beyaz örtülü fotoğraf karesi bir kartpostal görünümde Konya coğrafyasına apaydınlık üslup içinde yansıdı durdu.

Kar için “Anadolu’nun yorganı” derler. Bu söylemin tarım merkezi olan Konya ve çevresi için ayrı bir niteliği vardır. Gökten ak kar taneleri değil, beyaz altın yağıyor anlamına koşuttur bu yağış. Şimdiye değin, yağmur yağdı ancak, adam gibi, kar gibi kar yağmamıştı. Kar demek, çiftçilerin gülümsemesi düğün dernek, umut güllük gülistanlık, canlılık, bet ve bereket demek

Kar olgusu, edebiyatımızın renklerinden ve zenginliklerindendir. Şiiri, şarkısı, öyküsü, romanı ve efsanesi dolu bir kar olgusu. Ne zaman kar yağsa Ahmet Muhip Dranas’ın şiiri beynimde mıh gibi çakılır;

■ Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.

Sonra, vatani görevini Van’da Yedeksubay olarak yapan biri olarak kadim dostum, hemşerimiz Bekir Sıdkı Erdoğan’ın “fal” şiiri kapımı çalıyor;

■ Sen karşıma, her özlediğim anda çıkarsın!
İzmir’de; çıkar Kars’ta çıkar, Van’da çıkarsın…
Hiç böyle vefa görmedi âlemde hakikat;
Yollar kapanır, sen yine fincanda çıkarsın! Kar yağar da ustamız, üstadımız Feyzi Halıcı öyle dingin durur mu? Daha taşa, yere göğe, karaya denize sevgisini gergef gergef işleyen Halıcı’nın duyguları şaha kalkar; ■ Sevdadır çevre yanımda
Bir nice nöbet tutmuştur
Kar yağmıştır o dağlara
Nilgün beni unutmuştur…

Gönlümde dert dilim dilim
Aşkım tanımıyor iklim
Dostlar kendimde değilim
Gitti hayatım, sevgilim
Gayri ne söylesem boştur
Kar yağmıştır o dağlara

Nilgün beni unutmuştur.

Sezai Karakoç, kar deyince ne diyor;

■ Karın yağdığını görünce

Kar tutan toprağı anlayacaksın

Toprakta bir karış karı görünce
Kar içinde yanan karı anlayacaksın
.

Yahya Kemal Varşova Büyükelçisi iken

yağan karda İstanbul’u özlüyor;

■ Birdenbire mes’ûdum işitmek hevesiyle,
Gönlüm dolu İstanbul’un en özlü sesiyle.
Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,
Uykumda bütün bir gece Körfez’deyim artık!
Cahit Sıtkı’nın kara yaklaşımı değişik;
Esiyor tane tane yine beyaz bir rüzgâr.
Söyleyin hangi kuşun kanatları yolundu?
Yine hangi ağaçtan döküldü bu yapraklar?
Nazım Hikmet Ran beyaz karı ise, siyah karanlıklara yağdırıyor;

■ Lambayı yakma, bırak,
sarı bir insan başı
düşmesin pencereden kara.

Kar yağıyor karanlıklara.
Kar yağıyor ve ben hatırlıyorum.
Kar…

BİR DAMLA

■ Memesiz kalmış çocuklar gibi ağlar Karların altında toprak ana Ağaçlar bir mahzun, kuşlar neşesiz, Uzun ve efkârlı gecelerin beyaz karanlığında,

Büyük yalnızlık içindeyiz.

A.Rıdvan Bülbül

> Yeni Meram >Yazarlar > KAR YAĞDI, BAHAR YAKINDIR!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.