YAZARLAR

Kapı varılmak için, kapı çalınmak için, kapı dertlere deva olmak için vardır. Çalınsa da açılmayan kapı, açıldığında yüzünüze bakılmayan kapı ne işe yarar?

Bu zamanda zar-zor açılan, ne kadar az açılırsa o kadar kıymetlenen kapılar makbul!

Zamanımızın kapıları, zamane kapısı, moda tabirle akıllı mı akıllı kapılar! Adamına göre açılan, tanımadığı, bilmediğine kapalılar.

Açılmak zorunda kalırsa da, ahiret soruları sorulduktan sonra bin nazla açılıyorlar. Açılan kapıdan girdiğine girmişine pişman oluyor girenler.

Kapıların kapıya bakanları, sizce de, kapının ardında oturanlardan çok daha forslu ve havalı görünmüyorlar mı! Adeta, sorgucu diye dikmişler her birini!

Kapılara varmak ayrı dert, kapılardan geçmek ayrı dert, makam kapısının önünde eğleşmek daha bir başka dert, kabul merasimlerinden sonra, içeriye alınmak ise dertlerin hası…

Bu kapıları neden yaptınız, neden yaptırdınız?

İnsanlar gelsin, içini döksün, derdini döksün, derdine derman olunsun diye değil mi?

Bizimkisi de, laf yani! Kapı dediğiniz öyle her önüne gelene açılır mı?

Kapının önünü tatlandıracaksınız, şu kadar saat bekledik anca açıldı diyecekler. Makam kapısına kabul edilmek için aylarca bekledik denilecek ki, kolay girilemediği, makamlara varılamadığı ballandırılsın!

Sonra, kapı önünde ki görevlilerden başka, birde kapı ardında ki görevliler meselesi var. Derdinizi önce bu arkadaşlara anlatacaksınız, uygun görülürse, içeriye girilmesi müsaitse içeriye alınacaksınız!

Çok bilmişler, akıldaneler, hüküm yürütücüler, kendi başına karar vericiler, makam sahibine ulaşması gerekenleri kendilerince bir süzgeçten geçiriciler, süzgecin üstünde kalanları, götürüp anlatacaklar!

Onlarında vazifesi bu! Onlara göre, süzgecin altında kalan ne kadar önemli olursa olsun, elenip gidecek, kapalı kapılar ardında oturanların güya ruhu bile duymayacak!

Sizler, bizler öyle zannederken, aksetmeyen, aksettirilmeyen konular yüzünden, makam önündekiler aferinler alacaklar!

Buralardan nerelere mi geleceğiz? Formatlara, kıstaslara, kurallara ve kaidelere!…

Bunlar bir dizi önemli konu. Ne kadar karşı çıkarsanız çıkın, ne kadar haklı olursanız olun, muhatabınız yok!

Nasıl mı? Birçok konuda belli metinler hazırlanmış. Metin hazırlayıcıları, kendilerine verilen doneler doğrultusunda bir çerçeve çizmişler. Bu çerçeve eleştirilere açık değil. Eksikleri söyleyenleri, eksik yazanlar olarak kabulleniyorlar!

Biz hata yaptık, aslında böyle olmalıydı deyip geri dönemiyorlar! Dönmek isteseler bile, dön diyen yok. Karar verici, böyle olacak, ben böyle münasip gördüm, uygun gördüm derken, çevresindekiler, isabet ettiniz, en doğrusu buydu, siz nasıl düşündüyseniz, biz aynısını uygularız diyerek, yanlış yapanı yanlışlara yüreklendiriyorlar!

Bakmayın siz şikayet ediyormuş gibi görünenlere…

Ben yaptım oldu, zihniyetinden hem az çekmedik diyenler, hem de alkışlayanlar yine onlar!

Doğruları, karar vericilere nasıl anlatacağız?

Kapılardan geçemiyorsunuz?

Ne derseniz deyin, isterseniz yüzde yüz haklı olun, sizin için dinlemeye değmez, o her zaman böyle, dikkate alırsanız sizi zaafa uğratır demeye başlıyor makam sahibinin etrafını çevirmiş olan çok bilmişler, yağdanlıklar ve yalakalar!

Kendilerini haklı çıkarmak içinde, geçmiş geçmişte kaldı, tarihe bakan mı var? Üç gün konuşurlar dördüncü gün unuturlar. Bazı şeyleri zamana yayalım. Hemen cevap vermeyin. Biz doğru yoldayız. O kim oluyor, kendini ne sanıyor? Benzeri laflar ediveriyorlar!

Yanlışlara sürüklenen bir kapıyı nasıl uyaracaksınız? Dilekçe vererek mi, yoksa Davul çalarak mı?

“Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul-zurna az” sözü çoktan tarih oldu. Bu lafı yol ortasına serdiler, üzerinden silindirle defalarca geçtiler, bizim tarihle, marihle, mazi ile işimiz olmaz deyip kapattılar konuyu!

Kapattılar amma!…Kapıların önüne, ardına koyduklarını dinlemekle yetinenleri bu dünyadan göçtükten sonra anan da, olmadı, onlar için yanan da!..

Çok bilmişler, akıldaneler, bunları da söylüyorlar mı?

> Yeni Meram >Yazarlar > Kapılardan geçenlere aşk olsun!..
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.