YAZARLAR

“KAPI AÇILIR, SEN YETER Kİ, VURMAYI, YETER Kİ DURMAYI BİL!”-Erol Sunat-Yeni Meram Gazetesi

Kapı açmak, kapıyı açmak, kapıyı kalbiyle birlikte ardına kadar açmak, yeni bir dünyanın, yeni bir vatan toprağının kapılarını açmak, mutluluğun kapılarını açmak, kapı kavramı ile özdeşleştirilmiştir.
Kapı, nimettir.
Kapı güvendir.
Kapı itimattır.
Kapı dosttur.
Kapı sağlam karakterin, güvenilir olmanın ifadesidir.
Kapı korunaktır,
Kapı koruyandır,
Kapı muhafaza edendir.
Kapı, kapıyı küçük görenin, aklını başından alacak, kalbine bilinmez korkular salacak kadar heybetlidir aynı zamanda.
Kapı, başlangıçtır.
Kapı; Tepeden bakanların değil,
Mazlumun, kimsesizin, çaresizin,
Yetimin, öksüzün,
Yoksulun, garip-gurabanın,
Fakir fukaranın sığındığı limandır.
Kapı önü dahi, en emin yerlerin tereddütsüz ilkidir.
Kapı; kurtuluşa ermedir. Birçoğumuzun can havliyle, son bir ümitle vardığı bir sığınaktır.

*****

Yalan dünyanın kapıları hep baş ağrıtan kapılar oldular.
Her kapıyı kendine göre geçilmez yapanlar,
Zorlaştıranlar,
Kapılara görevliler dikenler,
Kapı denen o güzel kavramı sevimsiz hale getirmek için yarışanlar,
Kapı önünde bekleyenlerin çokluğuna bakarak gurura kapıldılar.
Benim kapımda şu kadar insan var diye övünmekten geri durmadılar.
Yalan dünyanın kapıları, keşke kapı kavramının o güzel anlamına uygun hareket edebilseydiler.
Dünya kapıları bir çoğumuzu ne yazık ki gurura kapılanlardan eyledi.
Makam ve mevki kapıları,
İş dünyasının başını döndüren yükselmelerine yol açan kapıları,
En az açılan,
Devamlı kapalı tutulan,
Kapalı kapılar ardında diye yeni kavramlar oluşturan kapılar olarak korkulan, çekinilen, nefret edilen Kapılardan oldular.

*****

Yalancı dünya kapılarının dışında ve onların çok ötesinde, onlarla ilgisi ve alakası olmayan kapılara gönül sultanları ve gönül erleri mana kapıları demişler.
Mana kapıları bambaşka kapılardır. Anlatanlar, nasıl olduğunu bilemeden o kapının önünde kendilerini buluverdiklerini anlatmışlar.
Ve demişler ki;
Önemli olan, o kapı önüne varmayı ne kadar istediğimizdir. Kapı murattır çünkü. İçinizden geçirdiğiniz dilektir, temennidir, duadır.
Kapı önüne varmak,
Varmayı düşünmek,
Varabilmek,
Varma isteğinde bulunmak,
Kapıya ulaşmak için karara varmak,
Vardıktan sonra beklemek bile bir başka güzel diye anlatılmıştır.
O kapı hele ki, mana kapısı ise.
Rabbimiz bir kapıyı kapatır, bin kapıyı açar demişiz.
Hiçbir zaman umusuzluğa düşmemiş, hiçbir zaman umudumuzu kaybetmemişiz.
Çünkü bizim inancımızda ümitsizliğe yer yoktur.
Kapıyı bize umut eyleyen,
Gönlümüze kapı diye bir kavramı yerleştiren,
Kapıyı daha görmeden, bilmeden sevdiren.
Bize o kapıyı buldururda
Kapı önünde durdurur da,
Cesaret verip, kapıya ben geldim diye vurdurur da…
Sen öyle bir aşkla var ki o kapıya..
Bir bakmışsın, kendiliğinden açılmış o kapı
Başka alemlere açılan yolların müjdecisi olmuş.
Kapı açmak, yol açmaktır. İnsanın elinde tutmaktır.
Hz. Mevlana bu konuda diyor ki, “Kapı açılır, sen yeter ki vurmayı bil! Ne zaman? Bilemem! Yeter ki o kapıda durmayı bil!”

> Yeni Meram >Yazarlar > “KAPI AÇILIR, SEN YETER Kİ, VURMAYI, YETER Kİ DURMAYI BİL!”
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.