YAZARLAR

***

GÜNÜMÜZE UYGUN: “Zalimlerin iktidarı cahillerin omuzlarında yükselir.” ; “Önce insanlara güvenmeyi öğrendim, sonra bunu bir daha yapmamam gerektiğini.” ; “Cehennem’de hiç ateş yoktur. Herkes ateşini buradan götürür.”

***

PERŞEMBE GELDİ!

PKK’lılar çok kullanıyor:

“Süreç… Süreç… Süreç…”

Birlikte kullanmaya başladık:

“Çözüm süreci. Çözüm süreci.” Oysa “perşembenin gelişi çarşambadan belliydi.” Çünkü fitili Cilvegözü’nde, Akçakale’de ateşlemişlerdi.

Reyhanlı ve Hatay kaynıyordu.

Vatandaşlarımız, “çetecer Bayrağımızı indirdiler ve yaktılar” sözünü duyunca Türk Bayraklarıyla sokaklara döküldüler.

ÖSO’cular Şanlıurfa’da, Gaziantep’te ve Hatay’da Suriye sınırlarında ellerini kollarını sallayarak dolaşıyorlar, sınırları kevgire döndürdüler, alışverişlerini yaptıktan sonra yeniden karşı tarafa geçiyorlar. Hatta, alışveriş yapan ABD paralısı bir terörist, bakkal parasını isteyince “Erdoğan versin” demişti. Lokantada yemek yiyip ücret ödemeyen çetenin bir militanı ise “Tayyip’in misafiriyim ondan al” diye diklenmişti.

Halk, korkuyordu. Halk, evinden çıkamıyordu. Halk, panik içindeydi. Halk, bu olayların geleceğini biliyordu. Buralarda günlük ortalama 30 liraya çalışan bir Türk’ün yerine Türkiye’de kalmak isteyen Suriyeliler 10-15 liraya çalışıyor, bizimkiler işsiz kalıyordu.

Hatay bomba üzerindeydi.

Ve o bomba aniden patladı!

Kan gölü Reyhanlı’da onlarca vatandaşımız can verdi. Başka ülkede olsaydı o ülkenin Başbakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı istifa ederlerdi. Hatta hükümet istifa ederdi. Bizimkilerse konuşuyorlar. Başbakan dedi ya bakanları sıraya girdiler: “Çözüm sürecine darbe vurmak isteyen provakatörler…”

Amerikan, İngiliz, Katar, Afganistan, Almanya, Suudi Arabistan, İtalya, Rusya, Ürdün, İran, İsrail, Suriye, Yunan ajanları bu yörelerimizde fink atıyorlar. Dünyada en çok casusun bulunduğu ülke Türkiye… Eciğimizi-cücüğümüzü biliyorlar.

Özellikle Amerika’nın para ve silahla beslediği militanlardan oluşan Özgür Suriye Ordusu Suriye’de rejimi değiştirmeyi hedefliyor. Hani 3-5 günde Şam’da kahve içecektik?. Hani Esad kaçacaktı?. İşte koltuğunda oturuyor; üstelik İran, Rusya ve Çin’in destekleriyle kafa tutuyor.

Suriye’nin kuzeyi PKK’lılarla da doluyor. Son olarak ABD’nin Suriye’ye operasyon planı, Rusya’yı alarma geçiriyor ve nükleer füzeli 6 denizaltısını Akdeniz’e gönderiyor. Sular ısınmıştı, kaynamaya başlıyor!

Artık savaşın dışında değiliz.

Irak, Suriye bölündü, sıra Türkiye’de. Sonunda İran’a gelecek. Bölgeyi 4’e bölecekler. Leş kargaları gibi; petrolün, doğalgazın, bor madenlerimizin üzerine çullanacaklar.

Nerdesiniz Amerikancılar!. Vatan gidiyor, bayrak gidiyor, toprak gidiyor, demokrasi tükeniyor, özgürlükler bitiyor… Gerçek olan şu: Milletimiz hala uyuyor.

Sunday Telegraph gazetesi, “Suriye’deki iç savaş Türkiye’ye sıçradı!” diyor.

***

KAYIP: Konya Sanayi Odası Başkanı sayın Tahir Büyükhelvacıgil’in aday olmadığı Oda seçimlerinde iş dünyasının temsilcilerinden MÜSİAD, AKTİSAD, ASKON ve TÜMSİAD Konya Şube başkanları birlikte hareket ediyor. Oysa Büyükhelvacılgil görevini fazlasıyla yapmıştı. Devam etmesi gerekirdi. Ancak kendi görüşüdür, saygı duyarız, iş hayatında da başarılarının sürmesini yürekten dilerken, Konya sanayisi açısından önemli bir kayıp olacağının bilinmesini isteriz.

> Yeni Meram >Yazarlar > Kanlı sınır!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.