YAZARLAR

Dün 8 Mart’tı. Dünya Kadınlar Günüydü. Uzunca bir süreden beri kadın hakları konusunda devamlı kan kaybeden, yaptığı hatalardan ders almayan, ders çıkaramayan ülkemiz, Kadınlar gününü hiç bir zaman tutamadığı sözlerle, sözde gönül alıcı laf sağanaklarıyla ve kuru vaatlerle geçiştirdi.

Kadınlara hak tanıyan, kadın hakları konusunda demokrasilerini uzun yıllar önce rayına oturtmuş ülkelere nazire bile yapamadık. Onların kenarından bile geçemedik.

Gitgide, kadına hayat hakkı tanımayan, kadını bir meta gibi, bir obje gibi gören, yokmuş gibi farz eden, kadınının korunmadığı, korunamadığı, korumak için çokta fazla bir şeyin yapılmadığı toplumlara benzediğimizi nedense göremiyoruz!

Kadınlarla ilgili artık klişe haline gelen, günü geçiştirme adına, konuşmuş olmak için konuşan, kadın haklarından dem vurmayan, kanayan yaralara derman olmayan, yapmacık, samimiyetsiz, içtenlikten uzak soğuk ve donuk açıklamalar, demeçler ve kürsü konuşmaları, kadınların feryatlarına, çığlıklarına, çaresizliklerine, yalnızlıklarına  dikkat çekmekten o kadar uzak ki!..

Özgecanlar gecenin-gündüzün hangi saatinde olursa olsun aklına korkuyu ve ürpermeyi getirmeden gideceği yere gidebilsin, Ayşeler, Fatmalar, Haticeler sokak ortalarında ölmesin, öldürülmesin, taciz ve tecavüzlere uğramasın diye gerekli olan yasayı çıkartamıyoruz?

Koruma isteyen kadınları koruyamadığımız gibi, ölümlerini seyretmekten başka yaptığımız bir şey yok! Vah!.. vah!…tüh!…tüh!.. diye diye geldiğimiz yer insanlıktan oldukça uzak bir yer

Hz. Peygamber, Hadis-i şeriflerinde, kadınlar konusunda, erkeklere hitaben bakın neler diyor;

Eşinizi üzmeyin. O, Allahü teâlânın size emanetidir.

En üstün mümin, hanımına, en iyi, en lütufkâr davranan güzel ahlaklı kimsedir.

Hanımının haklarını ifa etmeyenin; namazları, oruçları kabul olmaz.

Hanımını döven, Allah’a ve Resûlüne asi olur. Kıyamette onun hasmı ben olurum.

Kadınlar konusunda Allah’tan korkun. Çünkü sizler onları Allah’ın emanetiyle aldınız.

Günümüzde kadın hakları savunucuları, “Kadınlar olmasaydı dünyadaki hiçbir şeyin önemi kalmazdı.” diyorlar! Laf  duman olmuş, uçmuş gitmiş, ne arayanı var , ne soranı!..

Sokak ortasında öldürülen, hakarete, tacize, tecavüze maruz kalan kadınlar sonrasında kadının zaten bir önemi kalmıyor ki!

Kadını önemli hale getirmemek için dövüyorsunuz, sövüyorsunuz, bıçaklıyorsunuz, sonra da gözünüzü kırpmadan öldürüyorsunuz!

Dünya kadınları ile birlikte Türk kadını da resmen zulmün pençesinde.

Kadına uygulanan şiddetin önüne geçebilecek, yasa hazırlığı lafları seçime kurban gitti deyin de bilelim! Kadın ölümlerinin arttığı, toplumun cinnet geçirdiği, geçimsizliklere çare bulunmadığı, kadın üzerinde hak iddia etmelerin genelleştiği, kadını alelade bir meta gibi görmelerin normal karşılandığı bir ortamda kadınların çaresiz ve kimsesiz kaldığını göremiyor musunuz?

Öyle bir toplum olduk ki, kadın kadına acımıyor! Kadın kadını savunmuyor!

Dünya Kadınlar gününe karşı çıkan kadınlar, ülkemizde kendine has bir kadınlar günü olsa, sanki kadınların haklarını koruyacaklarmış gibi laf ola beri gele mukabili laflar edebiliyorlar!

Kadınlar eziliyor, horlanıyor, hayatları kararıyor kimsenin o taraflardan kapak kaldırdığı yok!

Kadını savunması gereken, makamlar ve kurumlar sus-pus oturmuş arpacı kumrusu gibi düşünüyorlar!

Kocasının yada boşandığı adamın, nişanlısının, sözlüsünün kafasına silah dayadığı kadının ölmemesi için dua ediyoruz hep beraber!.

O silahı o kadının başına dayayanlara, ne kanunlarla, ne olayların şahitleri olarak, ne yapıyorsun, buna senin hakkın yok diyemiyoruz!

Vuran, taciz eden, tecavüz eden bir süre sonra salıveriliyor. Adeta, gitsin yarım bıraktığı işi tamamlasın der gibi!

Ocaklarına ateşler düşenler, evladını kaybedenler, olayların önüne geçemeyenler gözü yaşlı soruyorlar;

Seven sevdiğine kıyar mı?  Seven sevdiğine acı bir söz söyler mi? Seven sevdiğine hayatı zehir eder mi? Seven sevdiğinin hayatına kasteder mi?

Kadınlar bizim kadınlarımız, canlarımız, sevdiklerimiz. Analarımız, eşlerimiz, kız kardeşlerimiz ve kızlarımız. 8 Mart aslında Kadınlar günü değil, hüzün günü oldu. Hüzünlü, ıstıraplı ve acı dolu bir gün!..

 

Etiketler:
> Yeni Meram >Yazarlar > Kadına şiddete dur diyebilmek!..
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Yeni Meram'a aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.

ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan YENİ MERAM veya yenimeram.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.